Bizimle iletişim kur
Behzat C Banner

Sanat

Altın Koza Ödülleri Sahiplerini Buldu

Yayınlandı

Tarih

Ayrıksı Kitap

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın başkanlığında 29’uncu kez düzenlenen Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde ‘En İyi Film Ödülü’nü Ziya Demirel’in yönettiği ‘Ela ile Hilmi ve Ali’ filmi aldı. ‘’En İyi Kadın Oyuncu’’ Ödülü’nü ‘Ela ile Hilmi ve Ali’ filmindeki performansıyla Ece Yüksel ile ‘Bana Karanlığını Anlat’ filmiyle Aslıhan Gürbüz paylaştı. ‘’En İyi Erkek Oyuncu’’ Ödülü’nü ‘Çilingir Sofrası’ndaki performanslarıyla Ahmet Rıfat Şungar ve Barış Gönenen aldı.

‘’En İyi Film’’ Ödülü’nü ‘Ela ile Hilmi ve Ali’ film ekibine; Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar verdi. ‘’En İyi Yönetmen’’ Ödülü’nü ‘Ela ile Hilmi ve Ali’nin yönetmeni Ziya Demirel’e Jüri Başkanı Özcan Alper, ‘’En İyi Erkek Oyuncu’’ Ödülü’nü ‘Çilingir Sofrası’ filminin oyuncuları Ahmet Rıfat Şungar ve Barış Gönenen’e jüri üyesi Levent Özdilek, ‘’En İyi Kadın Oyuncu’’ Ödülü’nü ‘Bana Karanlığını Anlat’ filmindeki rolüyle Aslıhan Gürbüz ve ‘Ela ile Hilmi ve Ali’ filmindeki performansıyla Ece Yüksel’e Nazan Kesal takdim etti.

Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin ödül töreni, Çukurova Üniversitesi Kongre Merkezi’nde gerçekleşti. Ödül töreni, sinema ve iş dünyasından seçkin davetlilerin katıldığı kırmızı halı geçişiyle başladı.

Sunuculuğunu Meltem Cumbul ile Yetkin Dikinciler’in yaptığı tören, Cahit Berkay Orkestrası’nın konseriyle başladı.

Törende açılış konuşmasını yapan Festival Onursal Başkanı ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, konukları ve sanatçıları selamlayarak başladığı konuşmasında, “Adana’nın sinemaya katkısını, sinema denince akla Adana’nın geldiğini, bu bereketli topraklardan çok değerli sanatçılar yetiştiğini Türkiye’ye anlatmaya devam edeceğiz. Adana sanatsever bir kent, çok sanatçı yetiştiren bir kent, gerçekten sinema endüstrisine olağanüstü katkı koyan ve bu katkıyı artırarak devam ettiren bir kent. Jürimize çok teşekkür ediyoruz. Titiz ve yoğun çalıştılar, büyük emek harcadılar. Yürütme kuruluna ve emek harcayan bütün arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Amacımız her yıl bir öncekinden daha güzel bir festival yapmak. Altın Koza’nın marka olmasında, Adana’nın tanınmasında sanatçılarımızın çok katkısı var ve onlara büyük saygı duyuyoruz. ” dedi.

Reklam

Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda verilen ödüller şöyle:

Kadir Beycioğlu anısına verilen Jüri Özel Ödülü: Kabahat (Ümran Safter)

Erden Kıral adına En İyi Yönetmen Ödülü: Ziya Demirel (Ela ile Hilmi ve Ali)

En İyi Senaryo: Ziya Demirel ve Nazlı Elif Durlu (Ela ile Hilmi ve Ali)

En İyi Kadın Oyuncu: Ece Yüksel ve Aslıhan Gürbüz (Ela ile Hilmi ve Ali ve Bana Karanlığını Anlat)

Reklam

En İyi Erkek Oyuncu: Ahmet Rıfat Şungar ve Barış Gönenen (Çilingir Sofrası)

En İyi Müzik: Taner Yücel (Bana Karanlığını Anlat)

En İyi Görüntü Yönetmeni: Engin Özkaya (Çilingir Sofrası)

En İyi Sanat Yönetmeni: Gülay Doğan adına Ziya Demirel aldı. (Ela ile Hilmi ve Ali)

Ayhan Ergürsel adına verilen En İyi Kurgu Ödülü: Selda Taşkın, Henrique Cartaxo (Ela ile Hilmi ve Ali)

Reklam

Yardımcı Rolde En İyi Kadın Oyuncu: Ece Demirtürk (Kabahat)

Yardımcı Rolde En İyi Erkek Oyuncu: Alihan Kaya (Mendirek)

Türkan Şoray Umut Veren Kadın Oyuncu: Mina Demirtaş (Kabahat)

Umut Veren Genç Erkek: Denizhan Akbaba (Ela ile Hilmi ve Ali)

SİYAD Cüneyt Cebenoyan En İyi Film Ödülü: Çilingir Sofrası Yönetmen: ALİ KEMAL GÜVEN

Reklam

Film-Yön En İyi Yönetmen Ödülü: Yönetmen Cem Demirer- Mendirek

Adana İzleyici Ödülü: Yönetmen Çiğdem Sezgin – Suna

ULUSAL ÖĞRENCİ FİLMLERİ YARIŞMASI

En İyi Belgesel: Kızgın Topraklar (Yönetmen İsmail Bağcı)

En İyi Canlandırma Film: Supplant (Zeynep Yıldız)

Reklam

En İyi Deneysel Film: Bi’Zahmet (Engin Ökmen)

En İyi Kurmaca Film: Meryem (Yönetmen Celal Yücel Tombul)

Şafak Stüdyoları Mansiyon Ödülü: Uçurtma (Yönetmen Ahmet Devrim Güren)

Özer Kızıltan Jüri Özel Ödülü: Salto Mortale (Yönetmen Nihat Vuran)

En İyi Film Ödülü: Kennedy’nin Doğuşu (Yönetmen Gülben Arıcı)

Reklam

ULUSAL BELGESEL FİLM YARIŞMASI

En İyi Belgesel Film Ödülü: Köşe Başı Beklerim (Neslihan Kültür)

Jüri Özel Ödülü: Herkes Toprağa Gömülür, Ben Suya (Fettullah Çelik)

Mansiyon Ödülü: Bu Ben Değilim (Yönetmen: Jeyan Kader Gülşen, Zekiye Kaçak)

ADANA KISA FİLM YARIŞMASI

Reklam

En İyi Film Ödülü: Kennedy’nin Doğuşu (Gülben Arıcı)

ULUSLARARASI KISA FİLM YARIŞMASI

Jüri Özel Ödülü: The Seine’s Tears Directors: Yanıs Belaid, Eliott Benard, Alıce Letailleur, Nicolas Mayeur, Étienne Moulın, Hadrien Pinot, Philippine Singer, Lisa Vicente

Devamını Okuyun
Reklam

Sanat

Pera Müzesinde Küratör Serdar Darendeliler ile “Zamane İstanbulları” Sergi Turu

Yayınlandı

Tarih

Ayrıksı Kitap

Pera Müzesi’nde devam eden “Zamane İstanbulları” sergisi kapsamında, küratör Serdar Darendeliler rehberliğinde düzenlenen sergi turları 31 Ocak’ta başlıyor. Şubat, Mart ve Nisan aylarında da birer kez tekrarlanacak sergi turlarında izleyiciler İstanbul’un farklı yüzlerine daha yakından ve değişik açılardan bakma olanağına sahip olacak.

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, Zamane İstanbulları sergisi çerçevesinde sanatseverleri serginin küratörlerinden biri olan fotoğrafçı Serdar Darendeliler ile buluşturuyor. 

31 Ocak, 23 Şubat, 28 Mart ve 27 Nisan tarihlerinde saat 19.00’da gerçekleştirilecek turlarda Darendeliler, göçlerle farklılaşan demografik yapısından kent coğrafyasını değiştiren mega projelere, son 10 yılda İstanbul’un geçirmekte olduğu hızlı dönüşümden kesitler sunan sergideki işleri ayrı ayrı ve bir bütün olarak yorumlayacak, izleyicilere farklı bakış açıları sunacak.

Yaratıcı bir görsel okuma denemesi
Sergi, İstanbul’da yaşayan ve çalışan fotoğraf sanatçıları Silva Bingaz, Osman Bozkurt, Ci Demi, Kıvılcım S. Güngörün, Ekin Özbiçer, Emin Özmen, Ahmet Sel, Ali Taptık, Kerem Uzel, Erdem Varol ve Cansu Yıldıran’ın işlerini bir araya getiriyor. 

30 Nisan’a dek sürecek olan Zamane İstanbulları’nın küratörlüğünü Refik Akyüz ve Serdar Darendeliler üstlendi. Seçilen fotoğraflardan ilhamla, sergide değinilen konular hakkında çalışan, araştıran, düşünen ve yazan akademisyen, araştırmacı ve edebiyatçıların sergi kataloğu için kaleme aldığı metinler ise sergiye ayrı bir boyut daha kazandırdı.

Rehberli Tur Tarihleri
31 Ocak Salı, 19.00-20.00 23 Şubat Perşembe, 19.00-20.00 28 Mart Salı, 19.00-20.00
27 Nisan Perşembe, 19.00-20.00

Reklam

Rehberli turlar için kontenjan sınırlıdır. Tura katılmak için Biletix’ten bilet alabilir ya da resepsiyon@peramuzesi.org.tr adresinden rezervasyon yaptırabilirsiniz.

Devamını Okuyun

Sanat

LA BAYADÈRE’nin Nikiya Rolü İçin Petra Conti İstanbula Geliyor!

Yayınlandı

Tarih

Yazar

Ayrıksı Kitap

İstanbul DOB’un büyük beğeni toplayan LA BAYADÈRE prodüksiyonunda Nikiya rolü ile İstanbullu sanatseverlerle buluşmaya geliyor!

İstanbul Devlet Opera ve Balesi, romantik ve klasik dönemlerin arasında önemli bağlantılar kuran ve kendisinden sonra gelen beyaz balelerin habercisi; en büyük bale eserlerinden biri olan ve prömiyerini 14 Ocak akşamı Atatürk Kültür Merkezi – Türk Telekom Opera Salonu’nun muhteşem atmosferinde gerçekleştirdiği La Bayadère balesinde Nikiya rolünü dans etmek üzere uluslararası üne sahip bir baş dansçı Petra Conti’yi ağırlıyor.

Hindistan’da geçen konusu, aşk ve entrika yüklü sihirli atmosferi, Marius Petipa’nın eşsiz koreografisi, Ludwig Minkus’un müziğinin melodik çekiciliğinin yanı sıra, gösterişli töresellik ve etnik ögeler içeren sahneleri ve mükemmel danslarıyla bale severlere çok şey vadeden eserin 28 ve 31 Ocak’ta gerçekleşecek temsillerinde sahneye çıkacak olan Petra Conti, 2014 yılından bu yana dünyada İtalyan dansının temsilcisidir. Günümüzde Los Angeles Balesi’nin baş dansçısı olan Petra Conti, 2013’ten 2017’ye kadar Boston Balesi’nde baş dansçı olarak sahne aldı. Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşamaya başlamadan önce Milano (İtalya), La Scala’nın baş dansçısıydı.

Conti, Bolşoy, Kremlin, Dolby Theater, Kennedy Center, Koch Theater ve Arena di Verona gibi dünyanın en prestijli sahnelerinde; Havana, Kiev, Toronto, Montreal, Ekaterinburg, Roma, Tiran, Maskat, Rio de Janeiro, Sao Paulo’da ve daha birçok tiyatroda; Roberto Bolle, Ivan Vassiliev, Massimo Murru, Daniel Camargo, Eris Nezha, Fernando Montano gibi tanınmış dansçılarla birlikte dans etti.

17 yaşında, Arena di Verona Balesi tarafından, ilk uzun bale eseri Cinderella’da sahne almak için konuk baş dansçı olarak davet edildi. 2007’de, Elvira Tarasova ile önemli bale rollerine hazırlanmak amacıyla eğitim almak üzere St. Petersburg Mariinsky Tiyatrosu’na, daha sonra 2008’de Bayerisches Staatsballett’ye katıldı. 2011 yılında La Scala’da baş dansçı oldu.

La Bayadère balesi, Petra Conti’nin Nikiya rolünü dans edeceği 28 ve 31 Ocak temsillerinden sonra 5,16 ve 18 Şubat tarihlerinde izleyicisi ile buluşmaya devam edecek.

             L.Minkus

Reklam

LA BAYADÈRE

Bale – 3 Perde

Koreograf: M. PETIPA

Sahneye Koyan ve Düzenleyen: Ayşem SUNAL SAVAŞKURT

Orkestra Şefi: Zdravko LAZAROV

Reklam

Dekor Tasarımı: Efter TUNÇ

Kostüm Tasarımı: Gülden SAYIL

Işık Tasarımı: Önder ARIK

Nikiya: Berfu ELMAS, Büşra AY, Berin KOCABAŞOĞLU

Solor: Çağatay ÖZMEN, Batur BÜKLÜ, Yılmaz Berkay GÜNAY

Reklam

Gamzatti: Büşra AY, Melike MANAV, Ami NAITO, Merve TOPALDEMİR

Altın İdol: Can BEZİRGANOĞLU, Yılmaz Berkay GÜNAY, Alican GÜÇOĞLU, Batur BÜKLÜ, Ali TÜRKKAN 

Yüce Brahman: M. K. Onur TUNAY, Bahadır OVACIKLI                   

Rajah: Alkış PEKER, Alper AKALIN

Hint Dansı (Indus)

Reklam

Solist Kız: Zuhal KARACA, Julia HARTMANN, Asena ÖKTE

1. Solist Erkek: M. Nuri ARKAN, Can BEZİRGANOĞLU, Berkay TOPÇUOĞLU

2. Solist Erkek: Deniz POLAT, Arda ERKARA, Cenk Tan KARAYEL, Agit İŞCAN

Gölgelerin Krallığı

3 Solist Gölge

Reklam

1. Gölge: Zeynep GÜÇOĞLU, Ami NAITO, Ayşe ARAS

2. Gölge: Merve TOPALDEMİR, Ayça ANIL, Ayşe ARAS 

3. Gölge: Melike MANAVBerin KOCABAŞOĞLU, Elifsu PAMUKÇU 

Gölgeler 

Ami NAITO, Zeynep İŞÇİMENLER, Hazal ÇORUK TUNAY, Ayşe ARAS, Naz ÖZAKINCI BÜKLÜ, Elenay BACI 

Reklam

Nisa Deniz EKMEKÇİ, Ayça ANIL, Sanem ŞİLLİLER, Melis BÖĞRÜN, Melis GÜLMEN, Eda YEKER DÜRÜM,

Asena ÖKTE, Buket POLAT, Elifsu PAMUKÇU, Ege TİMOÇİN, Ezgi GEMALMAZNaz KURTULUŞ, Ecem OVAT

Dilara ÇAKMAK, Berin KOCABAŞOĞLU

(Zeynep GÜÇOĞLU, Merve TOPALDEMİR) ve İstanbul Devlet Opera ve Balesi sanatçıları dönüşümlü olarak dans edecekler.

La Bayadere’nin Konusu

Yüce Brahman, rahipler ve tapınak dansçıları Hindistan’da Kutsal Ateş Ayini düzenlemektedir. Tapınak dansçılarının en güzeli olan Nikiya, baş tapınak dansçısı olarak onurlandırılmıştır. Yüce Brahman, Nikiya’ya aşkını ilan eder, ancak Nikiya onu reddeder ve gece vakti asil savaşçı Solor ile gizlice buluşur. Birlikte dans ederler ve Kutsal Ateş üzerine birbirlerine sonsuz aşk sözü verirler. Kıskanç Yüce Brahman durumu anlayınca, Solor’u öldürmeye ant içer. 

Rajah, Solor’un cesaretini ödüllendirmek ister ve kızı Gamzatti ile evlenmesine hükmeder. Gamzatti, Solor’un portresini görür görmez ona aşık olur ve tanıştıklarında Solor da onun güzelliğinden oldukça etkilenir. Nikiya’ya sonsuz aşk yemini etmesine rağmen, Rajah’nın isteğine karşı gelemez ve Gamzatti ile evlenmeye karar verir. Yüce Brahman, Rajah’nın Solor’u ortadan kaldıracağını umarak, ona  Nikiya ve Solor’un arasındaki gizli aşktan bahseder. Oysa Rajah, Nikiya’yı öldürmeye karar verir. Bu diyaloğa kulak misafiri olan Gamzatti, Nikiya’yı odasına çağırarak, Solor’dan vazgeçmesi için ona rüşvet vermeyi dener. Gamzatti’yi reddeden Nikiya, çılgına dönerek onu öldürmeye kalkışır. Ardından Nikiya kaçar ve Gamzatti onu yok etmeye yemin eder. 

Reklam

Solor ve Gamzatti’nin nişanında Nikiya’ya dans etmesi emredilir. Gamzatti ona hediye olarak bir sepet çiçek gönderir. Nikiya çiçeklerin Solor’dan geldiğini düşünür. Oysa çiçek sepetinde zehirli bir yılan gizlidir. Yılan, Nikiya’yı sokar; Nikiya ona sunulan panzehri almak istemez ve ölür. 

Solor odasında yapayalnızdır. Nikiya’nın ölümünden duyduğu üzüntüye tamamen teslim olmuştur. Acısını dindirmek için afyon çeker ve gördüğü halüsinasyonlar onu Gölgelerin Krallığı’na sürükler. Burada Nikiya’nın görüntüsü, aşklarından kalan anılar gözlerinin önünden gitmez  ve Solor  kendi yaşamına son verir. Böylelikle Nikiya ve Solor sonsuz aşkta birleşirler.

Devamını Okuyun

Sanat

Fezile Olkanlı’nın Şaşırtıcı Romanı ‘Sonsuz’ raflardaki yerini aldı.

Yayınlandı

Tarih

Yazar

Ayrıksı Kitap

Kurgusu ile okuyucuyu sürükleyici bir yolculuğa çıkaran Sonsuz, başarılı dil kullanımıyla Türk edebiyatına yadsınamaz bir katkı olarakİnkılâp Kitabevi etiketiyle raflardaki yerini aldı.

Fezile Olkanlı’ nın zamana, geçmişe ve gerçekliğe ilişkin arayış peşinde olan kitabı; Sonsuz kahraman bakış açısı ile kaleme alınan her sayfasında heyecanlandıran ve İnsan gerçekten geçmişe gidebilseydi, yaptığı hataları veya kaybettiği insanları geri getirebilseydi, bunun bugüne etkisi ne olurdu? Kişi gerçekten bundan mutluluk duyar mıydı, yoksa getirdiği etkinin hayatına yansımalarıyla başa çıkamama ihtimali her şeyi altüst mü ederdi?

Tüm bu sorulara yanıt ararken, geçmişin zaman içindeki belirsizliğini ele alan Fezile Olkanlıokuyucuya zaman yolculuğu koşullarını ve bunun getirdiği sonuçlarını çarpıcı bir şekilde sunuyor. Dış görünüşüne aldanmamanız gereken bir dünya olan Sonsuz benzersiz ve gizem dolu detaylarla örülü kurgusu ile bir yandan kişinin kendini ve geçmişini sorgulamasına olanak sağlıyor, diğer yandan da okurunu zamanın sayfalarına hapsediyor. 

İnkılâp Kitabeviimzasıyla okuruyla buluşan“Sonsuz”hayatazamanda yolculuğa ve geçmişte değiştirmek istediklerimizin günümüze yansımasını sıra dışı yolculuğuyla anlatıyor.

Kitap Hakkında

Reklam

“Zamana karşı koyabilmek için zamana ihtiyacım vardı! Tıpkı, aşkın acısıyla baş etmek için aşka ihtiyaç duyuyor olmam gibi…”

Hazan, bir sabah kapısına getirilen kutuyla birlikte hayatının tamamen değişeceğinden habersiz, evliliği yeni bitmiş, genç ve başarılı bir kadındır. Ömrünün büyük bir kısmını akıl hastanesinde geçirmiş teyzesinden kalan eşyaların arasından büyüleyici güzellikteki bir madalyon çıkacaktır. Bu habis madalyon, hem onun hem de birçok kişinin hayatlarını, aşklarını ve hatta ölümlerini değiştirmeye hazırlanmaktadır.

Hazan bir anda kendisini zaman, aşk ve ölümle girdiği bir savaşın içerisinde bulur. İlk aşkını kurtarmak ve acı içinde geçirdiği yılları silmek için çıkacağı yolculuklar, onu asla tahmin edemeyeceği hayatlara ve gerçekliklere götürecektir. Bu gerçeklikler onu, cevaplanması çok zor sorulara ve bedeli fazlasıyla ağır kararlara sürükleyecektir.

Hazan, zamanla girdiği savaşı kazanıp geçmişi değiştirebilecek mi?

Geçmişi değiştirmek, onu mutlu edecek mi?

Reklam

Sonsuz; zaman, yaşam, ölüm ve en çok da aşkla verilen savaşların, yapılan yolculukların anlatıldığı hüzünlü ama umutlu bir hikâye.

Devamını Okuyun

Popüler