Bizimle iletişim kur

Televizyon

BABA KOKUSU: ÂŞIKLAR BAYRAMI (2022)

Yayınlandı

on

Radio Mood App

Hz. Yusuf’un kuyuya atılması misali Âşıklar Bayramı’ndaki Yusuf da, yirmi beş yıllık bir boşluğa bırakılır. Hz. Yusuf, kardeşleri tarafından kuyuya atılmışken; ceza avukatı Yusuf ise, öz babası tarafından sebebini asla öğrenemeyeceği bir yalnızlığa itilmiştir. Heves Ali ismindeki babası ünlü bir halk aşığıdır ve köy köy gezdiği için ihmal ettiği ailesini bir gün terk edip gidecektir. Artık Kırşehir’de ceza avukatlığı yapan Yusuf, 39 yaşında koskoca bir adamdır; ancak, babasının onda bıraktığı boşluk onca yılın ardından hiçbir şeyle dolamamıştır.

Heves Ali tam yirmi beş yıl sonra oğlunun karşısına çat kapı çıkıverir. Yusuf, babasını karşısında görünce öfkeyle karışık heyecanlanır. Ne yapacağını, ne edeceğini bilemez. Kelimeler birbirine girer, elini kolunu bir yerlere koyamaz. Heves Ali hastadır. Kemiklerine kadar ilişmiş bir hastalığın esiri olmuştur. Hatta sonradan da öğreniriz ki o gerçek anlamda kefeniyle yolculuğa çıkmıştır. Tedaviden umudunu kesince kaldığı son hastaneden de ayrılıp önce oğlunun yanına (bu vesileyle eski karısının da mezarını ziyaret etmiş olacaktır), oradan da Kars’ta yapılacak olan Âşıklar Bayramı’na katılmaya niyet etmiştir.

Babasının çok ciddi bir hastalığı olduğunu babasının ceplerini karıştırırken fark eden Yusuf, bu son yolculuğa babasıyla birlikte çıkmaya karar verir. Babasına yıllardır büyük bir öfke beslemesine rağmen babasının onun evinde kaldığı ilk gün özlemle babasının ceketini koklayacaktır. Yakup peygamber nasıl oğlunun kokusuna hasretse, Yusuf da babasının ceketini aynı hasretle koklar. Ancak, içine çektiği koku dertlerine derman, sorularına da cevap olmayacaktır. Yolculuk boyunca babasına öfkeyle yönelttiği “neden annemle beni bırakıp gittin, bir gün bile bizi görmeye gelmedin” sorusu Heves Ali tarafından bir türlü cevaplanmaz. Kul Yakup’un da söylediği gibi “baba dediğin tamamlanmamış bir kelimedir”. Belki de onu tamamlamaya çalışmak beyhude bir çabadır.

Heves Ali’nin yarım bıraktığı sadece oğlu ve eski karısı değil, neredeyse gittiği her yerde vurulduğu bir yavuklusu da onun ardından yarım yamalak kalanlar arasındadır. Heves Ali bu yavuklularının ya mezarlarını ziyaret eder ya da hala hayattalarsa gidip onlara son bir türkü söyler. Hatta mezarlarının başında dahi sazını çalmayı ihmal etmez. Karşılaştığı kadınlar arasında en güzel hikâye ise Zere Kadınla yaşadıklarıdır. Zere Kadın, Heves Ali’yi ilk duyduğu ve gördüğü andan beri onu unutamamış, yıllarca onun köye geri dönmesini beklemiştir. Ancak Heves Ali, köye döndüğü gün yaktığı türküsünde siyah saçları belikli bir kadından bahsedince Zere Kadın anlar ki, bu türkü başka bir kadına yakılmış. Çünkü Zere Kadın’ın saçları kınalıdır. Bunun üzerine Zere Kadın kendini eve kapatıp bir daha Heves Ali’nin yüzünü görmek istemez. Yıllar sonra Heves Ali’yi yine gördüğünde ise o da sazını eline alıp Heves Ali’yle acıklı bir türkü söyleyecektir.

Reklam

Heves Ali belli ki isminden de anlaşılacağı üzere her gördüğü güzele heveslenen bir âşıktır. Karşısına çıkan her güzel onu hem heveslendirir hem de onda büyük bir yara bırakır. Çünkü bir süre sonra hevesi geçmiş olacak ki Heves Ali sazını alıp sevdiceğini geride bırakarak tekrardan yollara düşer. Aslında onun sevdası sazına ve âşıklığadır. Kalbi, görüp heveslendiği kadınlarda değil sazının içindedir. Oğlunun da tek isteği bu sevgiden payına düşeni alabilmektir. Yusuf’a göre bu sevgi ondan yıllarca esirgenmiştir. Babasına göre ise o sevgi hep olduğu yerde hiç azalmadan öylece bekleyip durmuştur. Uzaktan da olsa Heves Ali, oğlunu hep sevmiş, küçükken son kez çektirdikleri fotoğrafı daima kasketinde saklamış, oğlunun sağ omzunun altındaki doğum lekesini tekrar gördüğü ilk anda ona son bir kez daha özlemle dokunmak istemiştir. Onun sevgi anlayışı, babalarımızın (özellikle de eski neslin) çoğunda olduğu gibi uzaktan sevme şeklindedir. Heves Ali de çoğu baba gibi oğlunu ölesiye sevmesine rağmen bir türlü bunu dile getiremez. Yavuklularına yaktığı gibi oğluna türkü yakmadığı için de oğlu Yusuf’a, bu sevgiden koca bir boşluk ve yalnızlık düşmüştür.

Özcan Alper daha ilk filmiyle (Sonbahar) Türk sinemasına eşine az rastlanır bir film armağan etmişti. O film de Âşıklar Bayramı filminde olduğu gibi arkasına muazzam görüntüleri (elbette ki Sonbahar filmindeki görüntü yönetimi daha iyiydi) alıp bizlere oldukça trajik bir hikâyeyi fazlasıyla sakın bir dille anlatmıştı. Bu filmde ise öylesi derin bir hikâye yok. Filmin bence en büyük kusuru da bu. Elinde insanı derinden sarsabilecek bir anlatı mevcut değil. Sonbahar filmindeki başkarakter ile aynı fikirde olmasak bile onun attığı sessiz çığlıkları rahatlıkla duyabiliyorduk. Bu filmde, karakterlerle empati kurmak mümkün değil. Empati kuramadığımız için de filmdeki duygular bize bir türlü işlemiyor.

Ayrıca film, merak uyandırma konusunda da o kadar başarısız ki bizler bile Heves Ali’nin oğluna verebileceği cevapları merak etmiyoruz. Belki filmin uyarlandığı romanda da sorulan sorulara bir cevap yoktur. Aslında mesele bir cevabın olması değil. Bence Yusuf, yirmi beş yılın vermiş olduğu umudunu yitirmişlik hissiyle hiçbir sorusuna cevap aramayıp sadece babasını keşfetmek üzerine hem eğlenceli hem de dramatik olmayı başarabilen bir yolculuğa çıkabilir, bizler de böylece muhteşem bir film izleyebilirdik. Zaten Türk sinemasının en büyük sorunlarından biri de bu. Büyük trajedileri güldürü ile anlatmayı bir türlü beceremiyoruz. Neden hala büyük bir heyecanla Vizontele izliyoruz hiç düşündünüz mü? Çünkü gülmek ve ağlamak hayatın hiçbir anında ayrı kalmamışlardır.

Reklam

Televizyon

“The Lord Of The Rings: The Rings Of Power” İkinci Sezon Ne Zaman Yayında Olacak? Türkçe Dublajlı Fragman İzleyin

Amazon’un 20 haziran sabahı New York City’de gerçekleştirdiği ön tanıtımına katılanlar, Prime Video’nun popüler dizisi Yüzüklerin Efendisi: Güç Yüzükleri’nin (The Lord of the Rings: The Rings of Power) yaklaşan ikinci sezonuna ait ilk görsellerinin ve tanıtım fragmanının duyurulmasıyla Orta Dünya’ya geri döndüler.

Yayınlandı

on

Yazan

Radio Mood App

Amazon’un 20 haziran sabahı New York City’de gerçekleştirdiği ön tanıtımına katılanlar, Prime Video’nun popüler dizisi Yüzüklerin Efendisi: Güç Yüzükleri’nin (The Lord of the Rings: The Rings of Power) yaklaşan ikinci sezonuna ait ilk görsellerinin ve tanıtım fragmanının duyurulmasıyla Orta Dünya’ya geri döndüler…

Serinin ilk sezonu benzeri görülmemiş bir küresel başarı elde ederek Prime Video’nun en iyi Original serilerden biri oldu; dünya çapında 100 milyondan fazla kişi tarafından izlenen Yüzüklerin Efendisi: Güç Yüzükleri,lansman döneminde dünya çapında bugüne kadar ki diğer tüm içeriklere kıyasla daha fazla Prime üyeliği sağladı.

Prime Video ayrıca ikinci sezonun dünya çapında 29 Ağustos 2024 Perşembe günü 240’tan fazla ülke ve bölgede birden fazla dilde yayınlanacağını duyurdu.

Reklam

Orta Dünya sakinlerini kandırmasına yardımcı olacak yeni bir formda karşımıza çıkan, dünyanın en büyük edebi kötü kahramanlarından biri olan Sauron rolünde Charlie Vickers’ın geri dönüşünü de gördüğümüz ikinci sezonun çarpıcı yeni görselleri de bugün paylaşıldı.

İlk tanıtım fragmanı izleyicileri J.R.R. Tolkien’in ikinci çağına doğru aksiyon dolu bir yolculuğa çıkarıyor ve tüm gücü eline almak için intikam peşindeki arayışına devam eden Sauron’un artan şeytani varlığını gösteriyor. Serinin bilinen sinematik ihtişamını sergileyen ve Galadriel, Elrond, Prens Durin IV, Arondir ve Celebrimbor gibi hayranların en sevdiği karakterlerin geri dönüşünü müjdeleyen görsel de aynı zamanda merakla beklenen daha fazla yüzüğün oluşumunu da ortaya koyuyor.

Güç Yüzükleri’nin (The Rings of Power) ikinci sezonunda Sauron geri dönüyor. Galadriel tarafından dışlanan, ordusu ya da müttefiki olmayan Karanlık Lord’un, gücünü yeniden inşa etmesine ve Orta Dünya sakinlerini kötü niyetli amaçlarına alet etmesine olanak sağlayacak olan Güç Yüzükleri’nin yaratılışını gözlemlemek için artık kendi kurnazlığına güvenmesi gerekiyor. Birinci sezonun destansı hikayesi ve tutkusunu temel alan yeni sezon, en sevilen ve savunmasız karakterleri bile yükselişe geçen bir karanlık dalgasına sürüklüyor ve her birini giderek felaketin eşiğine gelen bir dünyada kendi yerlerini bulmaya zorluyor. Elfler ve cüceler, orklar ve insanlar, büyücüler ve Harfoot’lar… Dostluklar sınanmaya ve krallıklar zedelenmeye başladıkça, iyiliğin güçleri kendileri için en önemli olan şeye, yani birbirlerine tutunmak için her zamankinden daha cesurca mücadele etmeye hazırlar.

Reklam
Devamını Okuyun

Televizyon

Colin Farrell’in Penguen’e Dönüştüğü Max Yapımı “The Penguin”den İkinci Fragman Yayınlandı – İzleyin

Matt Reeves’ten Batman dünyasında geçen yeni bir yapım geliyor. Akademi Ödülü adayı Colin Farrell, bu Eylül ayında Max’e gelecek yeni Max Orijinal Dizisinde “The Penguin” rolünde.

Yayınlandı

on

Yazan

Radio Mood App

Matt Reeves’ten Batman dünyasında geçen yeni bir yapım geliyor. Akademi Ödülü adayı Colin Farrell, bu Eylül ayında Max’e gelecek yeni Max Orijinal Dizisinde “The Penguin” rolünde.

Devamını Okuyun

Televizyon

Ay’a Hiç Bir Zaman Gidilmedi Mi? Cevabı “Fly Me To The Moon”da – Fly Me To The Moon Tanıtım İzleyin

Apple Tv’nin iddialı yapımı “Fly Me To The Moon”un final fragmanı yayınlandı.

Yayınlandı

on

Yazan

Radio Mood App

Apple Tv’nin iddialı yapımı “Fly Me To The Moon”un final fragmanı yayınlandı…

Başrollerini Scarlett Johansson ve Channing Tatum’un paylaştığı Fly Me To The Moon, NASA’nın tarihi Apollo 11’in aya inişinin riskli zemininde geçen keskin, şık bir komedi-drama. NASA’nın kamuoyundaki imajını düzeltmek için getirilen pazarlama ustası Kelly Jones (Johansson), fırlatma direktörü Cole Davis’in (Tatum) zaten zor olan görevini alt üst ederken kıvılcımlar her yöne uçuyor. Beyaz Saray görevin başarısız olamayacak kadar önemli olduğuna karar verince Jones’a destek olarak sahte bir aya iniş düzenlemesi talimatı verilir ve geri sayım gerçekten başlar.

Reklam
Devamını Okuyun

Televizyon

Game Of Thrones’un Spinoff Dizisi “A Knight Of The Seven Kingdoms”ın Çekimleri Başladı

HBO’nun “ Game of Thrones ” yan dizisi “ A Knight of the Seven Kingdoms ” ın prodüksiyonuna İrlanda’nın Belfast kentinde başlandı.

Yayınlandı

on

Yazan

Radio Mood App

HBO’nun Game of Thrones yan dizisi “A Knight of the Seven Kingdoms”ın prodüksiyonuna İrlanda’nın Belfast kentinde başlandı...

Kadroya Finn Bennett (“True Detective: Night Country”), Bertie Carvel (“The Crown”), Tanzyn Crawford (“Tiny Beautiful Things”), Daniel Ings (“Sex Education”) ve Sam Spruell dahil olmak üzere beş oyuncu katılıyor. (“Fargo”).

Sarah Adina Smith (“Lessons In Chemistry”, “Hanna”) 1. Sezonun altı bölümünden üçünü yönetecek; yönetici yapımcı Owen Harris diğer üç bölümü yönetecek.

Reklam

George RR Martin’in “Çit Şövalyesi” adlı kısa romanından uyarlanan “Yedi Krallığın Şövalyesi”nin ilk sezonu, şövalye Sör Uzun Duncan (Peter Claffey) ve onun genç yaveri Egg’in (Dexter Sol Ansell) maceralarını konu alacak. “Game of Thrones” olaylarından yaklaşık 100 yıl önce ve “House of the Dragon” olaylarından 100 yıl sonra. Yolculukları onları Targaryen hanedanının birkaç üyesiyle (Prens Aerion Targaryen (Bennett), Prens Baelor Targaryen (Carvel) ve Prens Maekar Targaryen (Spruell)) ve Gülen Fırtına olarak bilinen başka bir şövalyeyle karşılaşacakları bir yarışmaya götürecektir. , Sör Lyonel Baratheon (Ings) ve Tanselle (Crawford) adında bir kuklacı.

Kaynak: Variety.

Devamını Okuyun
Reklam

En Çok Okunanlar