Bizimle iletişim kur

Sanat

Mesut Çiftci’nin Kaleminden “Bıçak Islığı” İnkilap Kitabevi Etiketiyle Raflarda

Çıktıkları yolculukta sadece vicdanlarının sesini duymaya çalışanların romanı “Bıçak Islığı”, Mesut Çiftci’nin kaleminden İnkılâp Kitabevi imzasıyla edebiyat okurlarıyla buluşmak üzere raflardaki yerini aldı.

Yayınlandı

Tarih

Behzat C Banner

Yaşanılan hayatta, insanın başına ne gelirse gelsin önce vicdan rahatlığının önemsenmesi gerektiğini anlatan “Bıçak Islığı”, ikinci kitabıyla edebiyat dünyasında ismini belirginleştiren Mesut Çiftci’den okurlarının beğenisine sunuluyor. Modern edebiyatın özgün ve kaliteli eserlerini vermeye çalışan İnkılâp Kitabevi tarafından yayımlanan “Bıçak Islığı”, günahlarla yaşanan değil pişmanlıklarla yaşanan bir ömrün boşa gittiğini anlatmak için çağrışımın gücü yüksek sözcüklere verilirken, bireylerin iç dünyası satırlara işleniyor.

Aşiyan Mezarlığı’nda bulunan bir bebek cesediyle başlayan roman, unutmak için karanlığın iyi bir yöntem olduğunu söylerken, anlatılmak istenenler mekan, zaman ve karakter bütünlüğü içinde veriliyor. İnsanın pusulası daima vicdanını göstermeli diyen “Bıçak Islığı”; Kostik, Leyla, Cinli ve Zehir gibi karakterler üzerinden yaratılan kurgu ve sorguladığı değerlerle ve kullandığı bilinç akışı, iç çözümleme gibi tekniklerle okurlarını yazınsal bir yolculuğa çıkarıyor.

Mesut Çiftci’nin, insan psikolojisini zaman kavramı üzerinden sorguladığı romanı, karanlık bir gece yarısıyla ruhun karanlıklarına, hissedilen korkulara ve kaçılan duygulara ses veriyor. Gurur duyacağımız şeyler yaptığımızda aydınlanan ruhumuza inat, iç huzursuzluğumuzun yarattığı karanlık ve kişinin kendi içinde kurduğu mahkeme, kullandığı modern anlatım teknikleriyle Çiftci’nin satırlarında nitelikli edebiyat okurlarını bulmayı bekliyor.

Arka Kapak Yazısı

“Karanlık her zaman kötü değildir. Aradığın şey bir unutma bahçesi ise karanlıktan iyisi yoktur. Kaybolur gidersin siyah perdenin arasından. Gördüğün yok, görenin yok… Bir de zihnine çekebilirsen karanlığın perdesini mesele tamamdır. Unutmak için beyninin dehlizlerini karanlığın uykusuna yatırman gerek en başta. Sonra beynin uyur, sonra sen uyursun; nihayet uyursun. Demek ki artık başarabilmişsindir unutmayı, demek ki artık karanlığın dinginliğini ruhuna yedirmişsindir. Korkular yok yalnızca karanlıkta, korkularından kaçıp sığınacağın bir ağaç kovuğu olur bazen karanlık.”

İstanbul Boğazı’nda gece yarısı…

Bir tabut, bir kayık gibi gecenin karanlık dehlizlerinde ağır ağır süzülüyor… Tabutta bulunan kadın ve adam, türlü maceralardan sonra nefeslendikleri bir anda, gökyüzündeki sonsuzluğu, yıldızları seyrediyorlar. “Mezara günahlarınla git ama pişmanlıklarınla gitme” diyerek çıktıkları bu yolda, emin oldukları tek bir şey vardı, o da vicdan rahatlığı.

Reklam

Aşiyan Mezarlığı’ndaki bir çello kutusunda bulunan bebek cesediyle başlayan olaylar zinciri, ana karakterler Kostik, Leyla, Cinli ve Zehir etrafında gelişen sürükleyici kurgu ile devam ediyor. Mesut Çiftci’nin ikinci kitabı Bıçak Islığı, eşsiz hikâyesiyle okuyucusunu satır aralarında kaybolmaya davet ediyor!

Özgeçmiş

Yazar Mesut Çiftci

1979 Erzincan doğumlu. İlkokul birinci sınıfı bitirene dek orada yaşadı. Daha sonra ailesiyle birlikte İstanbul’a yerleşti. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde gazetecilik eğitimi aldı. Aynı üniversitede sinema yüksek lisansı yaptı. Tez konusu olarak, 1990 sonrası Türkiye’de politik sinema üzerine çalıştı. Hiç Eğilmemiş Bir Adam: Tevfik Fikret ve Bozkır İçin Bir Düş: Köy Enstitüleri belgesellerine senarist ve yönetmen olarak imza attı. Ölü Bayramı, Kılıçbalığı Öyküsü ve Sonsuz Matem belgesellerine senaryo katkısı yaptı. Yaşanmamış Hayata Veda adını taşıyan bir romanı daha bulunmaktadır.

www.mesutciftci.net

Künye

Reklam

Tür: Roman

Yayın Direktörü: Gülşen İşeri

Editör: Saliha Ulusoy

Çizim ve Kapak Tasarım: Gilas Coşkun

SayfaTasarım: Aslı Varol

Reklam

Sayfa Sayısı: 156

Kitap Ebadı: 13,5 x 19,5

İç Sayfa: III. Hm Enzo, 52 gr

Kapak Kağıt Cinsi: Amerikan Bristol 230 gr

Reklam
Devamını Okuyun
Reklam

Sanat

‘ALICE MÜZİKALİ’ 10 Şubat’ta Disney+ ile Tüm Türkiye’yi Saracak!

Yayınlandı

Tarih

Yazar

Behzat C Banner

BKM, Zorlu PSM ve id ortak yapımcılığıyla, başladığı günden bu yana kapalı gişe devam eden ‘Alice Müzikali’ Disney+ aracılığıyla 10 Şubat’ta sanatseverlerle buluşacak. Oyuncu kadrosunda Serenay Sarıkaya, Ezgi Mola, Enis Arıkan, Şükrü Özyıldız, İbrahim Selim ve Merve Dizdar’ın yer aldığı, Lewis Carroll’un efsanevi eserinden uyarlanan müzikal, Zorlu PSM Sahnesi’nde Disney+’a özel yapılan çekimle Türkiye’de hayranlarının evine konuk olacak. Disney+’ta 10 Şubat’ta yayına girecek müzikalden yepyeni bir tanıtım paylaşıldı!

İSTANBUL, Türkiye (02 Şubat 2023) – The Walt Disney Company’nin tüm dünyada milyonlarca üyeye sahip dijital yayın platformu Disney+, farklı içeriklerine bir yenisini daha ekliyorBu sefer bir ilke imza atacak Disney+Lewis Carroll’un efsanevi metninin Serdar Biliş yönetmenliği ve Beyhan Murphy koreografisiyle bir araya geldiği ‘Alice Müzikali’ni Türkiye’nin her yerindeki izleyicisiyle buluşturacak. 

Övgü dolu yorumlar alan ‘Alice Müzikali’nin zengin oyuncu kadrosunda; Serenay Sarıkaya “Alice”, Ezgi Mola “Kraliçe”, Enis Arıkan “Tavşan”, Şükrü Özyıldız “Şapkacı”, İbrahim Selim “Kral”, Merve Dizdar ise “Kedi” karakterine hayat veriyor. 2019 yılından bu zamana aralıksız kapalı gişe devam eden müzikalin oyuncuları ilk kez kendini izleyebilecek olmanın heyecanını yaşıyor.

Devamını Okuyun

Sanat

Pera Müzesinde Küratör Serdar Darendeliler ile “Zamane İstanbulları” Sergi Turu

Yayınlandı

Tarih

Behzat C Banner

Pera Müzesi’nde devam eden “Zamane İstanbulları” sergisi kapsamında, küratör Serdar Darendeliler rehberliğinde düzenlenen sergi turları 31 Ocak’ta başlıyor. Şubat, Mart ve Nisan aylarında da birer kez tekrarlanacak sergi turlarında izleyiciler İstanbul’un farklı yüzlerine daha yakından ve değişik açılardan bakma olanağına sahip olacak.

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, Zamane İstanbulları sergisi çerçevesinde sanatseverleri serginin küratörlerinden biri olan fotoğrafçı Serdar Darendeliler ile buluşturuyor. 

31 Ocak, 23 Şubat, 28 Mart ve 27 Nisan tarihlerinde saat 19.00’da gerçekleştirilecek turlarda Darendeliler, göçlerle farklılaşan demografik yapısından kent coğrafyasını değiştiren mega projelere, son 10 yılda İstanbul’un geçirmekte olduğu hızlı dönüşümden kesitler sunan sergideki işleri ayrı ayrı ve bir bütün olarak yorumlayacak, izleyicilere farklı bakış açıları sunacak.

Yaratıcı bir görsel okuma denemesi
Sergi, İstanbul’da yaşayan ve çalışan fotoğraf sanatçıları Silva Bingaz, Osman Bozkurt, Ci Demi, Kıvılcım S. Güngörün, Ekin Özbiçer, Emin Özmen, Ahmet Sel, Ali Taptık, Kerem Uzel, Erdem Varol ve Cansu Yıldıran’ın işlerini bir araya getiriyor. 

30 Nisan’a dek sürecek olan Zamane İstanbulları’nın küratörlüğünü Refik Akyüz ve Serdar Darendeliler üstlendi. Seçilen fotoğraflardan ilhamla, sergide değinilen konular hakkında çalışan, araştıran, düşünen ve yazan akademisyen, araştırmacı ve edebiyatçıların sergi kataloğu için kaleme aldığı metinler ise sergiye ayrı bir boyut daha kazandırdı.

Rehberli Tur Tarihleri
31 Ocak Salı, 19.00-20.00 23 Şubat Perşembe, 19.00-20.00 28 Mart Salı, 19.00-20.00
27 Nisan Perşembe, 19.00-20.00

Reklam

Rehberli turlar için kontenjan sınırlıdır. Tura katılmak için Biletix’ten bilet alabilir ya da resepsiyon@peramuzesi.org.tr adresinden rezervasyon yaptırabilirsiniz.

Devamını Okuyun

Sanat

LA BAYADÈRE’nin Nikiya Rolü İçin Petra Conti İstanbula Geliyor!

Yayınlandı

Tarih

Yazar

Behzat C Banner

İstanbul DOB’un büyük beğeni toplayan LA BAYADÈRE prodüksiyonunda Nikiya rolü ile İstanbullu sanatseverlerle buluşmaya geliyor!

İstanbul Devlet Opera ve Balesi, romantik ve klasik dönemlerin arasında önemli bağlantılar kuran ve kendisinden sonra gelen beyaz balelerin habercisi; en büyük bale eserlerinden biri olan ve prömiyerini 14 Ocak akşamı Atatürk Kültür Merkezi – Türk Telekom Opera Salonu’nun muhteşem atmosferinde gerçekleştirdiği La Bayadère balesinde Nikiya rolünü dans etmek üzere uluslararası üne sahip bir baş dansçı Petra Conti’yi ağırlıyor.

Hindistan’da geçen konusu, aşk ve entrika yüklü sihirli atmosferi, Marius Petipa’nın eşsiz koreografisi, Ludwig Minkus’un müziğinin melodik çekiciliğinin yanı sıra, gösterişli töresellik ve etnik ögeler içeren sahneleri ve mükemmel danslarıyla bale severlere çok şey vadeden eserin 28 ve 31 Ocak’ta gerçekleşecek temsillerinde sahneye çıkacak olan Petra Conti, 2014 yılından bu yana dünyada İtalyan dansının temsilcisidir. Günümüzde Los Angeles Balesi’nin baş dansçısı olan Petra Conti, 2013’ten 2017’ye kadar Boston Balesi’nde baş dansçı olarak sahne aldı. Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşamaya başlamadan önce Milano (İtalya), La Scala’nın baş dansçısıydı.

Conti, Bolşoy, Kremlin, Dolby Theater, Kennedy Center, Koch Theater ve Arena di Verona gibi dünyanın en prestijli sahnelerinde; Havana, Kiev, Toronto, Montreal, Ekaterinburg, Roma, Tiran, Maskat, Rio de Janeiro, Sao Paulo’da ve daha birçok tiyatroda; Roberto Bolle, Ivan Vassiliev, Massimo Murru, Daniel Camargo, Eris Nezha, Fernando Montano gibi tanınmış dansçılarla birlikte dans etti.

17 yaşında, Arena di Verona Balesi tarafından, ilk uzun bale eseri Cinderella’da sahne almak için konuk baş dansçı olarak davet edildi. 2007’de, Elvira Tarasova ile önemli bale rollerine hazırlanmak amacıyla eğitim almak üzere St. Petersburg Mariinsky Tiyatrosu’na, daha sonra 2008’de Bayerisches Staatsballett’ye katıldı. 2011 yılında La Scala’da baş dansçı oldu.

La Bayadère balesi, Petra Conti’nin Nikiya rolünü dans edeceği 28 ve 31 Ocak temsillerinden sonra 5,16 ve 18 Şubat tarihlerinde izleyicisi ile buluşmaya devam edecek.

             L.Minkus

Reklam

LA BAYADÈRE

Bale – 3 Perde

Koreograf: M. PETIPA

Sahneye Koyan ve Düzenleyen: Ayşem SUNAL SAVAŞKURT

Orkestra Şefi: Zdravko LAZAROV

Reklam

Dekor Tasarımı: Efter TUNÇ

Kostüm Tasarımı: Gülden SAYIL

Işık Tasarımı: Önder ARIK

Nikiya: Berfu ELMAS, Büşra AY, Berin KOCABAŞOĞLU

Solor: Çağatay ÖZMEN, Batur BÜKLÜ, Yılmaz Berkay GÜNAY

Reklam

Gamzatti: Büşra AY, Melike MANAV, Ami NAITO, Merve TOPALDEMİR

Altın İdol: Can BEZİRGANOĞLU, Yılmaz Berkay GÜNAY, Alican GÜÇOĞLU, Batur BÜKLÜ, Ali TÜRKKAN 

Yüce Brahman: M. K. Onur TUNAY, Bahadır OVACIKLI                   

Rajah: Alkış PEKER, Alper AKALIN

Hint Dansı (Indus)

Reklam

Solist Kız: Zuhal KARACA, Julia HARTMANN, Asena ÖKTE

1. Solist Erkek: M. Nuri ARKAN, Can BEZİRGANOĞLU, Berkay TOPÇUOĞLU

2. Solist Erkek: Deniz POLAT, Arda ERKARA, Cenk Tan KARAYEL, Agit İŞCAN

Gölgelerin Krallığı

3 Solist Gölge

Reklam

1. Gölge: Zeynep GÜÇOĞLU, Ami NAITO, Ayşe ARAS

2. Gölge: Merve TOPALDEMİR, Ayça ANIL, Ayşe ARAS 

3. Gölge: Melike MANAVBerin KOCABAŞOĞLU, Elifsu PAMUKÇU 

Gölgeler 

Ami NAITO, Zeynep İŞÇİMENLER, Hazal ÇORUK TUNAY, Ayşe ARAS, Naz ÖZAKINCI BÜKLÜ, Elenay BACI 

Reklam

Nisa Deniz EKMEKÇİ, Ayça ANIL, Sanem ŞİLLİLER, Melis BÖĞRÜN, Melis GÜLMEN, Eda YEKER DÜRÜM,

Asena ÖKTE, Buket POLAT, Elifsu PAMUKÇU, Ege TİMOÇİN, Ezgi GEMALMAZNaz KURTULUŞ, Ecem OVAT

Dilara ÇAKMAK, Berin KOCABAŞOĞLU

(Zeynep GÜÇOĞLU, Merve TOPALDEMİR) ve İstanbul Devlet Opera ve Balesi sanatçıları dönüşümlü olarak dans edecekler.

La Bayadere’nin Konusu

Yüce Brahman, rahipler ve tapınak dansçıları Hindistan’da Kutsal Ateş Ayini düzenlemektedir. Tapınak dansçılarının en güzeli olan Nikiya, baş tapınak dansçısı olarak onurlandırılmıştır. Yüce Brahman, Nikiya’ya aşkını ilan eder, ancak Nikiya onu reddeder ve gece vakti asil savaşçı Solor ile gizlice buluşur. Birlikte dans ederler ve Kutsal Ateş üzerine birbirlerine sonsuz aşk sözü verirler. Kıskanç Yüce Brahman durumu anlayınca, Solor’u öldürmeye ant içer. 

Rajah, Solor’un cesaretini ödüllendirmek ister ve kızı Gamzatti ile evlenmesine hükmeder. Gamzatti, Solor’un portresini görür görmez ona aşık olur ve tanıştıklarında Solor da onun güzelliğinden oldukça etkilenir. Nikiya’ya sonsuz aşk yemini etmesine rağmen, Rajah’nın isteğine karşı gelemez ve Gamzatti ile evlenmeye karar verir. Yüce Brahman, Rajah’nın Solor’u ortadan kaldıracağını umarak, ona  Nikiya ve Solor’un arasındaki gizli aşktan bahseder. Oysa Rajah, Nikiya’yı öldürmeye karar verir. Bu diyaloğa kulak misafiri olan Gamzatti, Nikiya’yı odasına çağırarak, Solor’dan vazgeçmesi için ona rüşvet vermeyi dener. Gamzatti’yi reddeden Nikiya, çılgına dönerek onu öldürmeye kalkışır. Ardından Nikiya kaçar ve Gamzatti onu yok etmeye yemin eder. 

Reklam

Solor ve Gamzatti’nin nişanında Nikiya’ya dans etmesi emredilir. Gamzatti ona hediye olarak bir sepet çiçek gönderir. Nikiya çiçeklerin Solor’dan geldiğini düşünür. Oysa çiçek sepetinde zehirli bir yılan gizlidir. Yılan, Nikiya’yı sokar; Nikiya ona sunulan panzehri almak istemez ve ölür. 

Solor odasında yapayalnızdır. Nikiya’nın ölümünden duyduğu üzüntüye tamamen teslim olmuştur. Acısını dindirmek için afyon çeker ve gördüğü halüsinasyonlar onu Gölgelerin Krallığı’na sürükler. Burada Nikiya’nın görüntüsü, aşklarından kalan anılar gözlerinin önünden gitmez  ve Solor  kendi yaşamına son verir. Böylelikle Nikiya ve Solor sonsuz aşkta birleşirler.

Devamını Okuyun

Popüler