Bizimle iletişim kur
Behzat C Banner
Yazarlık Başvurusu

Yaşam

Ülkemizi Formula 2’de temsil eden ilk Türk pilot Cem Bölükbaşı’na Dev Sponsor

Yayınlandı

Tarih

Cem_Bolukbasi_Accor_01
Ayrıksı Kitap

Rixos Otelleri ve ALL-Accor Live Limitless ülkemizi Formula 2’de temsil eden ilk Türk pilot 

Cem Bölükbaşı’na sponsor oldu! 

Dünyanın lider konaklama gruplarından Accor, Rixos markası ve ALL–Accor Live Limitless yaşam tarzı sadakat programı ile Türkiye’yi Formula 2’de temsil eden ilk Türk pilot Cem Bölükbaşı’na sponsor olduğunu, Fairmont Quasar İstanbul’da gerçekleştirdiği basın toplantısı ile duyurdu.

110 ülkede, 40’dan fazla marka ve 5300 otel ile dünyanın önde gelen arttırılmış ağırlama grubu Accor, Türk misafirperverliğini çağdaş bir dokunuşla birleştiren Rixos markası ve 70 milyondan fazla üyesi bulunan ALL – Accor Live Limitless yaşam tarzı sadakat programı ile Formula 2’de ülkemizi temsil eden ilk Türk pilot Cem Bölükbaşı’nın resmi sponsorluğunu duyurdu. 

Accor Dünya Ticaret Başkanı Yiğit Sezgin ve Cem Bölükbaşı’nın ev sahipliğinde, 14 Haziran Salı günü Fairmont Quasar İstanbul’da düzenlenen toplantıda, Milli yarış pilotunun gelecek dönemde izleyeceği yol ve hedefleri paylaşıldı.

Sponsorluk hakkında Accor Dünya Ticaret Başkanı Yiğit Sezgin şunları söyledi:“Ülkemizi Formula 2’de temsil eden ilk Türk pilot Cem Bölükbaşı’na Rixos markamız ve ALL-Accor Live Limitless yaşam tarzı sadakat programımız ile sponsor olduğumuzu duyurmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Sporcumuzun Formula 2’ye uzanan sanaldan gerçeğe yolculuğu sırasındaki başarılarının genç kuşak sporculara ve milyonlarca gence ilham ve cesaret verdiğini gözlemliyor, yanında olmaktan gurur duyuyoruz. Türk kökenimiz ve geleneklerimizi uluslararası kulvarda da en iyi şekilde temsil eden markamız Rixos ve yaşamın her alanında misafirlerimize hizmet veren programımız ALL-Accor Live Limitless ve ile bu sponsorluk anlaşması doğrultusunda ikonik bir birlikteliğe imza atmanın heyecanını yaşıyoruz.  

Reklam
Cem Bölükbaşı ve Tolga Yigit
Cem Bölükbaşı ve www.radiomoodtr.com Yayın Yönetmeni Tolga Yiğit

Genç pilot Cem Bölükbaşı Rixos ve ALL- Accor Live Limitless sponsorluğu hakkında şöyle konuştu: 

“Yarış dünyasında daha önce yaşanmamış bir hikayeyi yazıyoruz. Espordan gelip Formula 2 seviyesinde yarışan dünyadaki ilk pilotum. Ayrıca Türkiye’nin ilk Formula 2 pilotu olmaktan gurur duyuyorum. Yazdığımız bu hikayeyle birlikte Formula sporuyla, motor sporlarıyla ilgilenmeye başlayan çok fazla destekçim olduğunu görüyorum. Türkiye’nin her yerinden gördüğüm ilgi gerçekten çok büyük. Ben de her yarışta bir öncekinin üzerine koyarak ilerlemeye, daha iyi sonuçlar elde etmeye odaklıyım. En nihai hedefim motor sporlarında gelebileceğim en yüksek seviyeye yükselmek. Bu yolculukta disiplin, çalışma ve yeteneğin yanında maddi manevi destek olmadan ilerlememiz imkansız. Türk sporuna ve Türk gençlerine inanan markalarımızın varlığı bu anlamda çok önemli. Formula 2 Şampiyonası’nda bana inanan, Türkiye’nin ilk Formula 1 pilotu olma hayalimi destekleyen ana sponsorlarımdan Rixos Otellerine ve ALL- Accor Live Limitless’e yanımda oldukları için çok teşekkür ediyorum.”

Cem Bölükbaşı’nın Formula 2 yolculuğu

Cem Bölükbaşı, Formula 2 Dünya Şampiyonası’nın altıncı ayağında 10- 12 Haziran tarihleri arasında Bakü’de cadde pistinde yarıştı. Yoğun ilgiyle karşılanan Bölükbaşı, her iki yarışa da geriden başlayıp üst sıralara kadar çıktı. Milli pilot yaşanan kazalar nedeniyle yarışları tamamlayamadı ama 11 Haziran Cumartesi sprint yarışında kaza öncesinde sıralamada 10’uncu sıraya kadar yükselip, ilk Formula 2 puanına yaklaşmıştı. Formula 2’nin beşinci ayağı olan Monaco Grand Prix’sinde kariyerinin en iyi derecesine imza atan Cem; Sprint yarışını 12. sırada, ana yarışı ise 11. sırada bitirmişti. Milli pilot, Formula 2’nin yedinci ayağında 1-3 Temmuz tarihleri arasında İngiltere, Silverstone pistinde yarışacak.

Devamını Okuyun
Reklam

Yaşam

İstanbul Kitap Fuarı “Kaldığı Yerden Devam” Ediyor

Yayınlandı

Tarih

Yazar

İstanbul Kitap Fuarı 2022
Ayrıksı Kitap

Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı 39. kez kapılarını açtı…

Kitapseverlerin tüm yayınevlerini bir arada buldukları, indirimli kitap alabildikleri ve sevdikleri yazarlarla tanışma fırsatı yakalayabildikleri, kentin en önemli kültürel etkinliklerinden Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’na özlem Aralık ayında bitiyor. Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliği ile düzenlenen fuar, Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde 3-11 Aralık tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

Kitapseverlerin Özlemi Sona Erdi

Tüyap Fuarlar Yapım A.Ş. Genel Müdürü İlhan Ersözlü, “Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nın kapılarını 3 Aralık’ta açmak için çok heyecanlı olduğumuzu belirtmek isterim. 2019’da kaldığımız yerden devam ediyoruz, aynı büyüklükte fuarımızı açmak için tüm gücümüzle hazırlanıyoruz. ‘Kitabın Büyülü Dünyası’ temasıyla gerçekleşecek fuarımızda 1000’e yakın yayınevi, marka, kamu kurumu ve sivil toplum kuruluşu yer alacak, 750 binin üzerinde ziyaretçinin yoğun ilgisini bekliyoruz. Onur yazarımız Nazlı Eray’ın yanı sıra çok sevilen yazarlar ve çizerler çeşitli etkinliklerle ziyaretçilerimizle buluşacak. Böylesine ilgi gören fuarımıza kavuşmaktan dolayı çok mutluyuz. Bu bağlamda iş birlikçimiz Türkiye Yayıncılar Birliği’ne ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyor, fuarımızın başarıyla geçmesini diliyorum” dedi.

350 Binden Fazla Kitap Çeşidi Olacak

Reklam

Basın toplantısında sunumu gerçekleştiren Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Kenan Kocatürk şunları paylaştı: “İki yıl aradan sonra Kitap Fuarı’nın şehre geri dönüyor olması yaşanan ağır ekonomik koşullara rağmen faaliyetini sürdürme çabasını hiç elden bırakmayan bağımsız yayıncılığımızın tüm bileşenlerini sevindirmekte. İstanbul Kitap Fuarı, yayınlanmış ve mevcudu bulunan yaklaşık 350 binden fazla kitap çeşidimizin en az 200 bine yakın adediyle kültürel çeşitliliğimizin sergilendiği ve okurla kitaplarımızın buluştuğu en önemli alanlarımızdan birisi olma özelliğindedir. Ancak zor zamanlarda büyük bir dayanışma örneği gösteren okurlarımızı, kültürel çeşitliliğimize sahip çıkmak ve yayıncılarla dayanışma için fuara davet ediyoruz.”

Kitabın Büyülü Dünyasına Yolculuk

En son 2019’da gerçekleşen fuarın bu yılki sloganı, iki yıl aradan sonraki bu büyük kavuşmayı çağrıştıracak şekilde “Kitap şehre geri dönüyor” olarak belirlendi. “Kitabın Büyülü Dünyası” temasıyla gerçekleşecek fuarda fantastik edebiyata, bilim kurguya ve büyülü gerçekçilik akımına odaklanılacak. Fuarın bu yılki onur yazarı ise Türk edebiyatının önemli ve üretken yazarlarından Nazlı Eray olacak. Fuar kapsamında; Eray’ın katılımıyla söyleşi, panel ve etkinlikler yapılacak, ayrıca yazarın yaşamına ve eserlerine odaklanan bir anı kitabı da okurlarla buluşacak.

Yüzlerce Kültür Etkinliği, Binlerce İmza Günü

Dokuz gün sürecek olan Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı boyunca panel, söyleşi, şiir dinletisi ve çocuk atölyelerinden oluşan yüzlerce kültür etkinliği ve binlerce imza günü yapılacak.
Fuar, panel, söyleşi, atölye çalışmaları ve çocuk etkinliklerinden oluşan 300’e yakın kültür etkinliğine ev sahipliği yapacak; dokuz gün boyunca düzenlenecek etkinlikler ve imza günlerinde 2000’e yakın yazar, okurlarıyla buluşma fırsatı bulabilecek.

Reklam

Fuarın temasına uygun olarak, Türkiye’de Bilim Kurgu Yazmak, Yeraltından Gerçeküstüne İstanbul: Tuhaf Kurgular, Fantastik Sular, Mitolojiden Edebiyata, Edebiyattan Mitolojiye konu başlıklarında düzenlenecek ilgi çekici etkinliklerle okuyucular keyifli zaman geçirecekler.

Yoğun Ziyaretçi İlgisi Bekleniyor

Girişin öğrenci, öğretmen, çocuk, emekli ve engellilere ücretsiz olduğu fuar, hafta içi 10.00-19.00, hafta sonu 10.00-20.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek. Fuar, son günü olan 11 Aralık Pazar akşamı 19.00’da sona erecek.

Devamını Okuyun

Yaşam

Hazal Subaşı’dan “Sıcak Kafa” Yorumu

Yayınlandı

Tarih

Yazar

Hazal Subaşı Sıcak Kafa
Ayrıksı Kitap

İlk bölümü 2 Aralık tarihinde Netflix’te yayımlanan distopik macera türündeki “Sıcak Kafa”yla, TV’den sonra dijital platformda da sevenleriyle buluşan Kasaba Doktoru dizisinin Leyla’sı Hazal Subaşı MAG Aralık sayısının kapağı oldu…

“TRT1’de yayımlanan Kasaba Doktoru’ndaki Leyla gibi ben de eğer kendime inanıyorsam; ne olursa olsun, kim ne derse desin yaptıklarımın sorumluluğunu alır ve bildiğim yolda ilerlerim.”

“2 Aralık’ta Netflix’te yayımlanmaya başlayan Sıcak Kafa’daki distopik dünyada olmak, bambaşka bir dünyadaki karakteri canlandırmak farklı ve benzersiz bir tecrübeydi.”

“Set ortamında olmazsa olmazım, sette yavaş yavaş oluşturduğum rutinler. Sabah sete geldiğimde yaptıklarım hep aynı sırayla ilerliyor.”

“Başarı benim için mutluluk ve gurur.”

Reklam

“Yeni yıldan beklentim öncelikle hepimiz adına sağlık, huzur ve kaygısız bir gelecek hayali.”

Adını Sen Koy, Çukur ve daha birçok yapımda rol alan, 2015 yılında katıldığı Miss Turkey’de derecesi bulunan güzel oyuncu Hazal Subaşı hem usta yönetmenler ve oyuncularla çalışmış olmanın verdiği heyecanı hem de Sıcak Kafa dizisinde başrolü canlandırmanın gururunu MAG Okurlarıyla paylaştı. “Sıcak Kafa; distopik ve macera türünde bir dizi” diyen güzel oyuncu “Bu projede olduğum için, Şule karakterini canlandırdığım için çok mutluyum ve çok heyecanlıyım. Şule cesaretli, kararlı, inandıkları uğruna her şeyi yapabilecek, her savaşı verebilecek bir kız. Öğrendiğim çok şey oldu ondan. Benim için de distopik bir dünyada olmak, bambaşka bir dünyadaki karakteri canlandırmak farklı ve benzersiz bir tecrübeydi. İyi ki diyorum. Büyük emek verilmiş, en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş, tasarlanmış bir iş Sıcak Kafa. Ekip olarak hepimizin çok inandığı bir iş oldu. Umarım beğenilir ve takdir edilir” açıklamasında bulundu.

Sizin için başarı nedir sorusunu da samimiyetle yanıtlayan oyuncu “Başarı benim için mutluluk ve gurur. Kendimi mutlu hissettiğim ve gururlu olduğum an, yaptıklarım içime sindiği an başarılıyım demek gibi. Kendimizle gurur duymayı unutuyoruz çoğu zaman. Hayatın telaşında, akışında başarmak için çaba gösterdiklerimiz gerçekleştiğinde hemen unutuyoruz bu uğurda neler yaptığımızı. Mesela Sıcak Kafa, kendimle de gurur duyduğum bir iş. Çok iyi hissettirdi beni. Hedeflerime yaklaştığımı düşündürttü, yaptığım işi neden sevdiğimi hatırlattı, nasıl işler yapmam gerektiği konusunda rehber oldu ve filtrelerimi netleştirdi” dedi.

Devamını Okuyun

Yaşam

Avrupa’nın En Büyük Fitoterapi Markası “Arkopharma” Saç Ürünleriyle Türkiye’de

Yayınlandı

Tarih

Yazar

Arkopharma Saç Ürünü
Ayrıksı Kitap

Güney Fransa’da kurulan ve şimdi tüm dünyada fitoterapide lider konuma gelen Arkopharma artık Türkiye’de…

Sürdürülebilir üretimle desteklenen yüzde 100 organik ve şifalı bitkisel içerikli ürünleriyle saç, cilt, zayıflama, hafıza, sindirim, bağışıklık, enerji, detox ve genel sağlık ürünleriyle Arkopharma, doğanın bilgeliğini doğal ve etkili çözümlere dönüştürüyor.

1982 yılında ilk bitki özlü kapsülü geliştiren, tüm dünyada 32.700 satış noktası ile Avrupa ve Fransa’da besin takviyesinde sektör lideri konumunda olan Arkopharma öncelikli olarak tüm dünyada hit olan saç ürünleri Forcapil ile giriş yapıyor.

İnsanlar her zaman kendileri için bir besin kaynağı olan yenilebilir bitkilere ve aynı zamanda hastalıkları iyileştirme aracı tıbbi bitkilere ilgi duymuşlardır. Bu nedenle fitoterapinin geçmişi kadim kültürlere kadar uzanır. Tarihin ilk zamanlarından 18. yüzyıla kadar şifalı bitkiler en önemli tedavi aracıydı. Birçok uygarlıkta bitki farmakopeleri ampirizm (deneyimden elde edilen bilgi) yoluyla geliştirildi ve zenginleştirildi. Ancak Arkopharma’nın kuruluşuna kadar hem tıbbi hem de farmakolojik bilginin sınırları vardı.

Şifalı bitkileri canlı fizyolojiye entegre eden yaklaşım

Reklam

40 yılı aşkın bir süredir Arkopharma Laboratuvarları araştırmacıları, doğanın bilgeliğini doğal çözümlere dönüştürmek için çalışıyorlar. AR-GE’ye yapılan güçlü yatırımlarla Arkopharma, “green teknoloji” yöntemiyle tüm bitkisel ürünlerini aktive ediyor ve tüm dünyada yüzlerce ödül alıyor. Doğallık, güvenlik, verimlilik patentleri, 100’den fazla klinik çalışma ve onlarca bilimsel makalesi bulunan marka, biyoçeşitliliğe verdiği önem ile Avrupa’nın en büyük fitoterapi merkezi konumunda bulunuyor.

Bitki fizyolojisinden bitki nörobiyolojisine

Arkopharma’nın Türkiye’ye ilk gelecek serisi olan Forcapil Anti-Hair Loss* serisi. Seri, stresin, geçici yorgunluğun, hormonal değişikliklerin, mevsimsel değişikliklerin bir sonucu olan saç dökülmesini önleme gücü ile saç uzmanlarının da en sevdiği ürünler arasında.

Yeni saç büyümesini ivmelendiren, saçın direncini artıran seri, bir dizi aktif bileşeni bir araya getiriyor.

*Bir klinik araştırmaya (2008) katılan gönüllülerin yüzde 98’i, Forcapil Hair & Nails kullanarak 3 ay sonra saçlarının genel durumundaki iyileşmeden memnun kaldı.

Reklam

Arkopharma; Doğayı sağlığın hizmetine sunmak

Arkopharma, günlük rahatsızlıkların çoğunun doğal çözümlerle giderilebileceğini biliyor. 1980 yılında Alpes Maritimes’de şifalı bitkilere duyulan tutku sayesinde kurulan laboratuvarları, bitkilerin faydalarını olabildiğince çok insanla paylaşmayı amaçlıyor.

Markanın yolculuğu, 1980’lerin başında, fitoterapi meraklısı Doctor Max Rombi’nin kendisini tamamen tutkusuna; şifalı bitkilere adamaya karar vermesiyle başlıyor.

Çünkü marka başından beri doğanın olağanüstü bir zekaya sahip olduğuna ve bunun modern bilimle birleştirildiğinde daha da geliştirilebileceğine inanıyor. Farmasötik laboratuvarı ve yüzlerce araştırmacı, kuruluşundan bu yana bilimi, yaratıcılığı ve mükemmel güvenliği birleştirerek, bitkilerin zekasını sağlık için doğal çözümlere dönüştürüyor. Şimdi gelinen noktada Arkopharma, fitoterapide 40 yıllık uzmanlık, bitkisel takviyelerde Avrupa liderliği, iş gücünün yüzde 9’u inovasyona ve Ar-Ge’ye adanmış 7 yan kuruluş ile 50’den fazla ülkede varlık gösteriyor.

Reklam
Devamını Okuyun

Popüler