Bizimle iletişim kur

Sinema

WOMAN KING Yorum Yazısı

Yayınlandı

on

Radio Mood App

18. yüzyılın en güçlü kadın birliğini görmeye hazır mısınız? Old Guard filminin yönetmeni Gina Prince-Bythewood bu sefer 18. yüzyılın askeri birğini size göstermek için yönetmen koltuğuna oturdu. Başrolünü Viola Davis’in üstlendiği Kadın Kral filminde Sheila Atim, Thuso Mbedu ve Captain Marvel ve Doctor Strange: Multiverse Of Madness filmlerinden tanıdığımız Maria Rambeau karakterine hayat veren Lashana Lynhc de oyuncu kadrosunda yer alıyor. Aksiyon/Dram kategorisindeki film 1823 yılının Batı Afrikasını ele alıyor.

2 saat 15 dk süren bu aksiyon dolu macera 18. yüzyılda Batı Afrika’nın en güçlü devletlerinden biri haline gelmiş Dahomey Krallığında neredeyse hepsi kadınlardan oluşan, kendilerine Agojie diye hitap eden kadın askeri birliğinin hikayesini konu ediyor. General Nanisca krallığını korumak ve çömezleri krallık için hayatlarını ortaya koyan bir ekibi yönetmek için uğraşır.

Film Nasıldı?

Öncelikle biz filmi 11 Ekim tarihinde yani dünya kız çocukları gününde izlediğimiz için çok güzel bir denk geliş oldu. Yaşadığımız dünya ben varım diyen tüm kadınları ve gelecek için kendini var etmeye çalışan tüm kız çocuklarını, kendilerini köle olarak kullanmak isteyen ataerkil topluma karşı çıkardığı/çıkaracağı direniş için tebrik ederim. Artık izlediğim filmlerdeki oyunculuklardan Türk filmleri olmadığı sürece bahsetmeyeceğim. Bunun sebebi fikir yürüterek, hayal dünyalarını tüm emeklerini ortaya koyarak bir şeyler yapmaya çalışan yabancı oyuncu sektörü yüzünden. Oyuncuların neredeyse hepsi yıllardır başka filmlerde gördüğümüz kaliteli oyuncular zaten. İşlerini yapmak için değil en iyisini yapmak için uğraşıyorlar. En kötü senaryoyu bile oyunculukların ayakta tuttuğu filmler de gördüm. Bunun dışında filmin süresi çok uzundu, çok fazla diyalog vardı. Filmi izlerken salonda uyuyanlar bile oldu. Güzel bir konusu var fakat konu basit bir konu bu kadar uzatmak aşırı yordu izlerken. Bunun üstüne film 18. yüzyılda geçse bile kabile hayatı yaşamak konusunu ele almak baydı. Zaten kabile hayatını tema eden bir sürü film var. Black Panther filminin bir sürü ödül almasının sebeplerinden biri de günümüz teknolojisini kullanarak savaşmalarıydı. Değinmek istediğim bir konu var film aksiyon filmiydi fantastik değil. Agojielere tüfek ile saldırıyorlar onlar mızrak ve bıçak görünümlü palalarla karşılık veriyor, mermileri falan sektiriyorlar. Ve hiç kimse isabet alamıyor. Bakın bu olaylar Black Panther filminde olsa kimse rahatsız olmaz çünkü filmin kategorisi fantastik ama Kadın Kral filminin kategorisi aksiyon yani gerçeğe dayanmalı. Bu sebepten ben filmi asla ciddiye almadım.

Konusunun kadın savaşçıları olduğu filme ekstra gerçek olaylara dayansın diye tecavüze uğramaktan, eziyetten bahsetmişler. Ne güzel konulara değinmişler dedim sonra evlatlık verilen çocuklar ile kavuşma sahnesini çıkarttılar. Bazen senarist acaba Türk dizisi falan mı izledi de filmi öyle kaleme aldı diye düşünmeden edemedim. Genel olarak kan ve vahşet dışında hiç +18 sahneleri olmadığını söyleyebilirim. Üzgünüm ama konusu güzel de olsa hiçbir önermesi hatta seyir zevki olmadığı için ben filmden keyif almadım. Her zaman dediğim gibi burada yazılanlar öznel düşünce olduğu için izlerken sizin düşünceleriniz farklılık gösterebilir. Film 14 Ekim 2022 tarihinde gösterime giriyor. Filmin fragmanını sizler için bıraktım şimdiden iyi seyirler.

Reklam

Sinema

İç Savaş Filminin Konusu Nedir? Oyuncuları Tanıyalım | Civil War Altyazılı Fragmanı İzle

Yayınlandı

on

Yazan

Radio Mood App

Federal hükûmete karşı ayaklanan 19 eyaletin Amerika’yı iç savaşa sürüklediği ve yakın bir gelecekte geçen Civil War / İç Savaş filminden yeni fragman yayınlandı. Geçtiğimiz aylarda Teksas’ın Cumhuriyetçi valisi Greg Abbott ile federal hükümet arasında göçmenler konusunda tırmanan gerilim, filmin geleceğin bir fragmanı mı olduğu hakkında spekülasyonlara yol açmış ve merakı artırmıştı. İç Savaş’ın yazar ve yönetmeni Alex Garland ve başrol oyuncusu deneyimli oyuncu Kirsten Dunst vizyon öncesi film hakkında açıklamalarda bulundu. Radikal düzeyde yeni bir Amerikan savaş filmi olan ve kışkırtıcı bir önsezi işlevi gören aksiyon gerilim filmi “İç Savaş”, 19 Nisan’da ülkemizde vizyona girecek.

İç savaşa karışmış ve birden fazla gruba bölünmüş yakın gelecekteki bir Amerika’da geçen İç Savaş filminden yeni fragman yayınlandı. Günümüzde Amerikan hükümeti ve eyaletler arasında yaşanan olaylar sebebi ile öngörüsel bir programlama yani halkı olacaklara hazırlayan bir film olduğu konusunda tartışma yaratan filmin yazar-yönetmeni ile birlikte başrol oyuncusu dikkat çeken açıklamalarda bulundu. 

Bu bir distopya değil!

28 Gün Sonra, Ex Machina ve Yok Oluş gibi kült filmlerin senaristliğini yapan İç Savaş filminin yazarı ve yönetmeni Alex Garland, filmin ortak ulus fikrinin kaybının insani sonuçlarını hem ayakları yere basan bir samimiyetle hem de zaman zaman dehşet verici boyutlarla yansıttığını ifade ederken, “Amerika’da, toplumun dokusu parçalandığında, geriye sadece bireysel, acımasız hayatta kalma dürtüsü kalır” diyor.

İnsanlar savaşta sivil zayiatlardan bahseder, evet savaşta siviller öldürülür” diyen Garland, söyle devam ediyor: “İster iç savaş isterse komşuyla savaş olsun, çatışmaya giren her ulus için savaş sonucu budur. Meşhur sözdür, tarihi unutanlar, onu tekrar etmeye mahkûmdur. Kimsenin muafiyeti olmadığını anlamak önemlidir. Hiçbir ülke bundan muaf değildir. Çünkü bunun ülkelerle bir ilgisi yok, insanlarla ilgisi var.” 

Reklam

Nedenleri ne olursa olsun, çatışmanın kendisi, savaşın eyaletlere ve ülkeye yayılmasıyla filmin geniş kapsamı, şaşırtıcı derecede gerçeklik duygusu yarattığını söyleyen Garland, “Bu bir distopya değil, savaşın gerçek görüntü ve seslerinin içgüdüsel ve cesur bir tasviri. Bu tehlikelerin soyut olduğunu düşünmüyorum. Bence gerçekler” diyor.

Filmde savaş muhabirini canlandıran ünlü oyuncu Kristen Dunst, “Bu film bana insanlar birbirleriyle iletişim kurmadığında neler olabileceğine dair uyarıcı bir masal gibi geliyor” yorumunda bulunuyor ve “Kimse birbirini dinlemediğinde, gazetecileri susturduğunuzda, ortak bir gerçeği kaybettiğimizde” yaşanacakları gösteriyor” diyor.

Lee’nin muhabir ortağı Joel’u canlandıran Wagner Moura ise, “Senaryoyu okurken zihnimde bir karmaşa meydana geldi. Uzaklarda ve televizyonda görmeye alışık olduğumuz görüntülerin Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleşmesi çılgınca ve korkutucu” ifadesini kullanıyor.

İç Savaş Filminin Konusu Nedir?

İç Savaş filmi ne anlatıyor

Bir iç savaşa karışmış birden fazla gruba bölünmüş yakın gelecekteki bir Amerika’da geçen filmde, federal hükûmete karşı ayaklanan eyaletlerin oluşturduğu silahlı bir ittifak olan Batı Güçleri’nin başkente saldırmasına günler kalmıştır. Başkanla (Nick Offerman) son bir röportaj yapma umuduyla, dünyanın dört bir yanındaki vahşeti ve istikrarsızlığı görüntülemiş, tecrübeli bir savaş fotoğrafçısı olan Lee (Kirsten Dunst), aralarında isteksizce akıl hocalığı yapmaya başladığı Jessie (Cailee Spaeny) adında genç ve hevesli bir fotoğrafçının da bulunduğu küçük bir gazeteci grubuyla Beyaz Saray’a gider. 

Garland’ın 2002 yapımı, türü yeniden tanımlayan zombi filmi 28 Gün Sonra’nın senaryosundaki Londra’nın ürkütücü derecede boş sokakları gibi, New York sokaklarından ülkenin başkentine kadar tanıdık ve simgesel imgeler de heyecanlı aksiyonla birlikte radikal bir şekilde yeniden keşfedildiği filmde, şiddetin keskinliğiyle yan yana duran huzurlu Amerikan manzarası, bir anda gerçeküstü ve şaşırtıcı derecede gerçeklik hissettiriyor.

İç Savaş Filminin Oyuncu Kadrosu

İç Savaş’ın kadrosunda Kirsten Dunst dışında Jesse PlemonsNick OffermanWagner MouraStephen McKinley Henderson, Cailee Spaeny, Karl GlusmanSonoya MizunoJonica T. Gibbs ve Jess Matney gibi isimler yer alıyor.

Reklam

İç Savaş Filmi Ne Zaman Vizyonda?

“İç Savaş”, 19 Nisan’da vizyonda olacak.

Devamını Okuyun

Sinema

“Faruk” Filmi Berlin Film Festivali’nden Ödülle Döndü

Yayınlandı

on

Yazan

Radio Mood App

Berlin Film Festivali’nin Panorama Bölümü’nde yaptığı dünya prömiyerinin ardından seyirci ve sinema yazarları tarafından büyük beğeni toplayan Aslı Özge’nin yeni filmi Faruk, Uluslararası Film Eleştirmenleri Birliği tarafından verilen FIPRESCI ödülüne layık görüldü…

Aslı Özge’nin yeni filmi Faruk Uluslararası Film Eleştirmenleri Birliği tarafından verilen FIPRESCI ödülünü kazandı. Türkiye’den festivale katılan tek uzun metrajlı film olan ‘Faruk’ tüm gösterimlerinde seyircinin büyük beğenisini toplarken, sinema yazarlarından da tam not aldı.

Panorama seçkisine katılan filmler arasından Joyce Yang, Ron Fogel Barbara Lorey de Lacharriere’den oluşan FIPRESCI jürisi tarafından ‘Faruk’a verilen ödülün gerekçesi şöyle açıklandı: “Son derece derinlikli bir film olan Faruk, bir baba ve kızının evlerine ve ilişkilerine dair zamanla değişen bakış açılarını özgün ve incelikle tasvir ederek ve yaşlanma sürecinde hala ayakta kalan canlılık ve sevinçleri somutlaştırarak klişelere meydan okuyor. Yaşlanma ve soylulaştırma gibi küresel temaları kişisel bir hikaye aracılığıyla derinlemesine ve otantik bir şekilde işleyerek, sanatsal mükemmeliyet ve toplumsal iç görü elde etmeyi başarıyor. Bu etkileyici ve güçlü filmiyle övgüyü hak ediyor.”

Beşinci filmi Faruk ile başarılı bir çıkış yaptığı ilk filmi ‘Köprüdekiler’in izinden giden Özge, gerçek mekânlarda çekilen, gerçek karakterlerden ve olaylardan esinlenen yeni filminde, sadece kentsel dönüşümün etkilerini değil, aynı zamanda bir baba-kız ilişkisinin karmaşıklıklarını da göstererek, İstanbul kalabalığının içinde ayakta kalmaya çalışan yaşlı bir adamın hayatına benzersiz ve samimi bir bakış sunuyor.

Reklam

Türkiye-Almanya-Fransa ortak yapımı olan filmin yapımcılığını EEE Films, FC Istanbul, Parallel 45 ve The Post Republic üstleniyor. Faruk Özge, Fikret Özge, Derya Erkenci, Gönül Gezer, Alibey Güner, Nurdan Çakmak, Begüm Güzeldoğu ve Semih Arslanoğlu’nun rol aldığı filmin görüntü yönetmenliğini Emre Erkmen yapıyor.

‘Faruk’ Berlin Film Festivali’ndeki dünya prömiyerinin ardından 2024’ün ilkbaharında Türkiye’de sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.

Kaynak: NTV.

Reklam
Devamını Okuyun

Sinema

Scarlett Johansson Yönetmen Olacak

Yayınlandı

on

Yazan

Radio Mood App

Başarılı yapımlarla tanınan ABD’li oyuncu Scarlett Johansson ilk kez yönetmen koltuğunda oturmaya hazırlanıyor…

Kariyeri boyunca akıllara kazınan pek çok karaktere hayat veren Hollywood yıldızı Scarlett Johansson ilk kez yönetmen olacak.

ABD’li oyuncu Eleanor the Great adlı filmin yönetmenliğini üstlenecek. Filmin kadrosunda ise June Squibb, Chiwetel Ejiofor, Jessica Hecht gibi isimler yer alacak.

Daha önce “Eleanor, Invisible” adını taşıyan projenin başrolünde Eleanor Morgenstein rolüyle Squibb yer alacak.

Reklam

Filmin konusu ise şöyle: 90 yaşındaki Eleanor, en yakın arkadaşının ölümünün ardından hayatına devam etmeye çalışır ve yıllarca Florida’da yaşadıktan sonra New York’a taşınır.

TriStar Pictures ve Sony Pictures Classics’in ilk kez birlikte çalışacağı filmin ne zaman izleyiciyle buluşacağı bilinmiyor. Johansson aynı zamanda filmin yapımcılığını da üstleniyor.

Kaynak: NTV.

Reklam
Devamını Okuyun

Sinema

Güneşi Söndürmem Gerek Filmi Ne Zaman Vizyonda? Oyuncuları Kim?

Yayınlandı

on

Yazan

Radio Mood App

EMRE GÜL’ÜN ÇOK SATANLAR LİSTELERİNDE YER ALAN GENÇLİK ROMANI ‘GÜNEŞİ SÖNDÜRMEM GEREK’ BEYAZPERDEYE TAŞINIYOR!

Emre Gül’ün uzun süre çok satanlar listelerinde yer alan gençlik romanı ‘Güneşi Söndürmem Gerek’ Sky Films ve ASC Films ortak yapımı olarak beyazperdeye uyarlanıyor. 29 Mart’ta vizyona girecek filmin afişi yayınlandı. 

Emre Gül’ün aynı adlı çok satan gençlik romanı serisinden sinemaya uyarlanan ‘Güneşi Söndürmem Gerek’ filmi için geri sayım başladı. Hikayesiyle gençleri sarıp sarmalayan romanın merakla beklenen filminin afişi yayınlandı.

Güneşi Söndürmem Gerek Oyuncu Kadrosu

29 Mart’ta sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanan, senaryosunu Doğukan Cantimur’un kaleme aldığı, Hande Türkel’in yönetmen koltuğunda oturduğu, Sky Films ve ASC Films ortak yapımı olan filmin kadrosunda başarılı genç oyuncular Serra Arıtürk, Samet Kaan Kuyucu, Gürberk Polat, Ezgi Gör, Lal Ensari, Bayram Bazarov, Derin Beşikçioğlu, Serdar Bileke ve Burak Can ile usta oyuncu Osman Alkaş yer alıyor. 

Reklam

Ağustos ayında Kıbrıs’ta çekimleri gerçekleşen film, hayatındaki en değerli varlığı sevgilisi Anıl’ı kaybeden Umut’un, hayatına kaldığı yerden devam etmeye çabalarken hiç beklemediği bir gerçekle karşı karşıya kalıp yüzleşmesini konu alıyor.

29 MART’TA VİZYONA GİRECEK FİLMİN AFİŞİ YAYINLANDI

Devamını Okuyun

En Çok Okunanlar