Bizimle iletişim kur

Yaşam

Avrupa’nın En Büyük Kahve Mağazasını Türk Markası Espressolab Açtı 

Yayınlandı

Tarih

Behzat C Banner

Tamamen yerli ve milli bir marka olarak 3. nesil kahve akımının dünyadaki önemli temsilcilerinden biri haline gelen Espressolab, globalleşme hamleleriyle pazardaki konumunu daha da ileriye taşıyor. Marka yolculuğunu yeni nesil bir projeyle taçlandıran Espressolab, 50 milyon TL’lik yatırımla Avrupa’nın en büyük kahve deneyim merkezi Espressolab Roastery’i açtı.

Ersin_Kefeli_Espressolab_Pazarlama_Kurumsal_iletisim_Muduru
Ersin Kefeli

Yeni yatırımlarıyla markalaşma yolculuğunu global arenaya taşıyan yüzde 100 yerli kahve markası Espressolab, Avrupa’nın en büyük kahve deneyim merkezi Espressolab Roastery’i kahve severler ile buluşturuyor. İstanbul Merter’de, 6 bin metrekare genişliğindeki Türkiye’nin ilk karton fabrikasının dönüştürülmesiyle inşa edilen ve Espressolab’in Türkiye’deki 100. mağazası olan Espressolab Roastery’de, kahve kavurma merkezi, coffee shop, kokteyl bar, bakery, workshop station, konferans salonu, mini sera alanı, co-working çalışma odaları gibi birbirinden farklı konsepte alanlar yer alıyor. Açılış lansmanını 11 Eylül 2022 Pazar günü gerçekleştirerek ilk davetlilerini ağırlayan Espressolab Roastery, kahve deneyiminin geleceğine dair ilgi uyandıran bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. 

İlk etapta 200 kişiye istihdam yaratmayı hedefleyen merkez, klasik kahve mağazası hizmetinden ziyade, nitelikli kahve deneyimi, kahve ile ilgili teorik ve pratik bilgi, konser, workshop, sanat etkinlikleriyle birlikte Türkiye’de daha önce olmayan bir kahve deneyim ortamı sunuyor. 

Espressolab_Roastery_Accilisi_4

“Espressolab Roastery, Türkiye’deki kahve pazarının geldiği noktayı gösteriyor”

Espressolab Roastery’nin dünyanın dört bir yanından kahve severlerin ziyaret etmek isteyeceği bir kahve deneyim merkezi olacağını vurgulayan Espressolab Pazarlama ve Kurumsal İletişim Müdürü Ersin Kefeli, “Espressolab olarak kurulduğumuz ilk günden bu yana nitelikli kahveyi dünyadaki tüm kahve severlerle buluşturma amacıyla çok çalışıyoruz. Bu doğrultuda topraktan fincana kadar tüm süreçlerde bir kahve çekirdeğinin hikayesinde değer ortaya koymak, çekirdeği üreten çiftçiden kahveyi hazırlayan baristaya kadar tüm süreçlerde sürdürülebilir ve kaliteli kahve deneyimi yaşatmak en büyük hedefimiz. Espressolab Roastery ise bizim bu amaçlar doğrultusunda anlatmak istediğimiz hikayemizi daha fazla kişiye ulaştırma noktasında çok önemli bir proje olacak. Avrupa’nın en büyük kahve deneyim merkezini inşa ettik. Bu aynı zamanda Türkiye’deki büyüyen kahve pazarının geldiği noktayı görebilmek adına güzel bir fırsat” dedi.

Dünya barista şampiyonları eğitim verecek

Türkiye, Katar, Ürdün, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Fas, Almanya, Güney Afrika, Kıbrıs, Filistin ve Portekiz’deki mağazalarında, kendi kavurduğu kahvelerini misafirlerine sunan Espressolab’in yeni merkezinde kahve kavurma işlemlerinin izlenebileceği Roastery bölümü de misafirlere açık olacak. Workshop Station alanında ise uzman baristalar ve yurt dışından konuk olarak ağırlanacak dünya barista şampiyonlarının eğitim vereceği kahve workshopları düzenlenecek.  

Reklam

Ünlü şefler ile özel buluşmalar gerçekleştirilecek

Bakery bölümünde kahvenin eşlikçisi olarak belli periyotlarda farklı yeni lezzetler sunulacak ve alanında ünlü pastry şefler ile de özel buluşmalar gerçekleştirilecek. Mekanda, taze kahve seçenekleriyle Coffee Shop, alkolsüz ve kahveli kokteylleriyle Moctail Bar gibi müşterilerin keyifle dinlenebileceği alanlar öne çıkıyor.  Şirket içi ve farklı şirketlerin kullanımına açık olacak mini konferans salonuna da ev sahipliği yapan Espressolab Roastery, bu özelliğiyle iş toplantılarının gerçekleştirildiği, zihin açıcı hikayelerin paylaşıldığı bir düşünce alanı olarak konumlanıyor. 

Sürdürülebilir kahveciliği ön planda tutuyor

Kırklareli’nin Vize ilçesinde 50 dönüm arazi üzerine kurulu çiftliğinde, tamamen doğal beslenen 600 üzeri büyük baş hayvanı sayesinde en doğal sütü misafirleriyle buluşturan Espressolab, Türkiye’de kendi çiftlik sütünü kullanan tek kahve markası olarak öne çıkıyor. Şirket, yerel çiftliklerde ve endüstriyel tarım yapılmamış arazilerde, kimyasal ürün kullanılmadan iyi tarım yöntemleriyle üretilen kahve çekirdeği kullanarak kahveye nitelikli bir bakış açısı getiriyor. Aynı zamanda Ruanda, Etiyopya, Endonezya, Guatemala, Kolombiya, Brezilya ve Kenya’daki yerel üreticileri destekleyen programlar geliştiren şirket, sürdürülebilir kahveciliği ön planda tutmaya devam ediyor. Kahve çuvallarını geri dönüştürerek ürettiği el yapımı çantaları mağazalarında satışa sunan şirket, çantaların geliri ile de Kenya, Etiyopya ve Ruanda’daki kadınların sosyo-ekonomik yönden güçlendirilmesine destek oluyor. 

Espressolab Roastery ile yatırımcı ilgisi artacak

Reklam

Türkiye ve yurt dışında franchise yatırımlarla büyümeye devam eden Espressolab, Espressolab Roastery ile yatırımcı ilgisini artırmayı hedefliyor. 2022’de yatırımlarına hız kesmeden devam eden şirket, dünya genelinde 165 mağazasıyla hizmet vermeye devam ediyor. Espressolab, Espressolab Roastery ile kahve kavurma kapasitesini aylık 35 tona çıkararak, dünya çapında 11 ülkede hizmet vermeye devam ediyor. Almanya merkezli FoodService Europe & Middle East dergisinin yaptığı araştırmada Avrupa’nın en hızlı büyüyen kahve markaları sıralamasında yüzde 29,3’lük bir büyümeyle altıncı sırada yer alan şirketin Türkiye dışında; Almanya, Kıbrıs, Portekiz, Mısır, Fas, Filistin, Irak, Dubai, Katar, Ürdün ve Güney Afrika’daki mağaza yatırımları devam ediyor. 

Devamını Okuyun
Reklam

Yaşam

Geçmiş Olsun ❤️‍🩹

Yayınlandı

Tarih

Yazar

Behzat C Banner

Geçmiş olsun güzel ülkem acımız çok büyük. 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremler sonrası yıkım olan illerimiz;

▪️

Kahramanmaraş

▪️

Osmaniye

▪️

Hatay

▪️

Gaziantep

▪️

Malatya

▪️

Adıyaman

▪️

Adana

▪️

Kilis

▪️

Diyarbakır

▪️

Şanlıurfa #deprem #TurkeyQuake #earthquake #AFAD #gecmisolsunturkiye

Devamını Okuyun

Yaşam

Crush Sendromu Nedir?

Yayınlandı

Tarih

Yazar

Deprem Enkazından Çıkarılan Kişilerde Görülen Crush Sendromu Nedir?

Behzat C Banner

Crush sendromu, vücut dokularının kısmen veya tamamen ezilmesi veya baskıya maruz kalması sonucunda oluşan ödem, şok, böbrek yetmezliği, kalp ve solunum yetmezliği gibi sonuçlara verilen isimdir.

Crush Sendromu İlk Ne Zaman Görüldü

İlk olarak 1909 yılındaki Messina depreminde tanımlanmış, depremden sağ kurtulan kişilerin halsizlik ve ödem gibi belirtiler gösterdikleri izlenmiştir.

Crush Sendromu Belirtileri Nedir?

Crush sendromu olan kişilerde kahverengi idrar, ödem, halsizlik, aritmi ve düşük tansiyon en fazla oluşan semptomlardır. Göçük altından kurtulan kişi başta sağlıklı gözükebilir. Ancak potasyum (K) ve ezilen doku proteinlerinin kana karışması; böbrek, kalp ve akciğer gibi organları etkilemesiyle bir süre sonra kan basıncında düşme, solunum yetmezliği ve vefat meydana gelebilir.

Crush Sendromu Tedavisi Nasıl Yapılır

Crush sendromu tedavisi için ilk başvurulan yöntem kandaki sıvı oranını arttırmaktır. Potasyum değerinin düşürülmesi ve fasiotomi de yaygın bir tedavi yöntemidir.  

Devamını Okuyun

Yaşam

Deprem Anında Yapılması Gerekenler

Yayınlandı

Tarih

Yazar

Deprem Önlemleri

DEPREM ANINDA BİNA İÇERİSİNDEYSENİZ

Behzat C Banner

-Sabitlenmemiş dolap, raf, pencere vb. eşyalardan uzak durulmalıdır.

-Varsa sağlam sandalyelerle desteklenmiş masa altına veya dolgun ve hacimli koltuk, kanepe, içi dolu sandık gibi koruma sağlayabilecek eşya yanına çömelerek hayat üçgeni oluşturulmalıdır. 

-Baş iki el arasına alınarak veya bir koruyucu (yastık, kitap vb) malzeme ile korunmalıdır. Sarsıntı geçene kadar bu pozisyonda beklenmelidir. 

-Güvenli bir yer bulup, diz üstü ÇÖK, Başını ve enseni koruyacak şekilde KAPAN, Düşmemek için sabit bir yere TUTUN

Merdivenlere ya da çıkışlara doğru koşulmamalıdır. 

Reklam

-Balkona çıkılmamalıdır. 

-Balkonlardan ya da pencerelerden aşağıya atlanmamalıdır. 

-Kesinlikle asansör kullanılmamalıdır. 

-Telefonlar acil durum ve yangınları bildirmek dışında kullanılmamalıdır. 

-Kibrit, çakmak yakılmamalı, elektrik düğmelerine dokunulmamalıdır. 

Reklam

-Tekerlekli sandalyede isek tekerlekler kilitlenerek baş ve boyun korumaya alınmalıdır. 

-Mutfak, imalathane, laboratuvar gibi iş aletlerinin bulunduğu yerlerde; ocak, fırın ve bu gibi cihazlar kapatılmalı, dökülebilecek malzeme ve maddelerden uzaklaşılmalıdır. 

-Sarsıntı geçtikten sonra elektrik, gaz ve su vanalarını kapatılmalı, soba ve ısıtıcılar söndürülmelidir. 

-Diğer güvenlik önlemleri alınarak gerekli olan eşya ve malzemeler alınarak bina daha önce tespit edilen yoldan derhal terk edilip toplanma bölgesine gidilmelidir. 

-Okulda sınıfta ya da büroda ise sağlam sıra, masa altlarında veya yanında; koridorda ise duvarın yanına hayat üçgeni oluşturacak şekilde ÇÖK-KAPAN-TUTUN hareketi ile baş ve boyun korunmalıdır. 

Reklam

-Pencerelerden ve camdan yapılmış eşyalardan uzak durulmalıdır.   

DEPREM ANINDA AÇIK ALANDAYSANIZ

Enerji hatları ve direklerinden, ağaçlardan, diğer binalardan ve duvar diplerinden uzaklaşılmalıdır. Açık arazide çömelerek etraftan gelen tehlikelere karşı hazırlıklı olunmalıdır. 

Toprak kayması olabilecek, taş veya kaya düşebilecek yamaç altlarında bulunulmamalıdır. Böyle bir ortamda bulunuluyorsa seri şekilde güvenli bir ortama geçilmelidir. 

-Binalardan düşebilecek baca, cam kırıkları ve sıvalara karşı tedbirli olunmalıdır. 

Reklam

-Toprak altındaki kanalizasyon, elektrik ve gaz hatlarından gelecek tehlikelere karşı dikkatli olunmalıdır. 

-Deniz kıyısından uzaklaşılmalıdır. 

DEPREM ANINDA ARAÇ KULLANIYORSANIZ

Sarsıntı sırasında karayolunda seyir halindeyseniz;
– Bulunduğunuz yer güvenli ise; yolu kapatmadan sağa yanaşıp durulmalıdır. Kontak anahtarı yerinde bırakılıp, pencereler kapalı olarak araç içerisinde beklenmelidir. Sarsıntı durduktan sonra açık alanlara gidilmelidir.
– Araç meskun mahallerde ya da güvenli bir yerde değilse (ağaç ya da enerji hatları veya direklerinin yanında, köprü üstünde vb.); durdurulmalı, kontak anahtarı üzerinde bırakılarak terk edilmeli ve trafikten uzak açık alanlara gidilmelidir. 

Sarsıntı sırasında bir tünelin içindeyseniz ve çıkışa yakın değilseniz; 

Reklam

Araç durdurulup aşağıya inilmeli ve yanına yan yatarak ayaklar karına çekilip, ellerle baş ve boyun korunmalıdır. (ÇÖK-KAPAN-TUTUN) 

Kapalı bir otoparkta iseniz; araç dışına çıkılıp, yanına yan yatarak, ellerle baş ve boyun korunmalıdır. Yukarıdan düşebilecek tavan, tünel gibi büyük kitleler aracı belki ezecek ama yok etmeyecektir. Araç içinde olduğunuz takdirde, aracın üzerine düşen bir parça ile aracın içinde ezilebilirsiniz. 

METRODA VEYA DİĞER TOPLU TAŞIMA ARAÇLARINDAYSANIZ

Gerekmedikçe, kesinlikle metro ve trenden inilmemelidir. Elektriğe kapılabilirsiniz veya diğer hattan gelen başka bir metro yada tren size çarpabilir. 

-Sarsıntı bitinceye kadar metro ya da trenin içinde, sıkıca tutturulmuş askı, korkuluk veya herhangi bir yere tutunmalı, metro veya tren personeli tarafından verilen talimatlara uyulmalıdır. 

Reklam

Kaynak : AFAD

Devamını Okuyun

Popüler