Bizimle iletişim kur
Yazarlık Başvurusu

Köşe Yazıları

Barış Akarsu “Merhaba” Film Yorumu

Yayınlandı

Tarih

Barış Akarsu Merhaba Gala
Ayrıksı Kitap

Yine aramızdan ayrılan bir isim için biyografi filmi yapıldı. Daha çok biyografi filmlerinde senaristlik yapan ve bir tane albüm çıkartmış isim Mert Dikmen bu sefer Barış Akarsu’nun hayatını anlatmak için önce kalemini kullandı sonra kamera karşısına geçti. Kısa bir süre içerisinde senaryosu hazırlanıp cast tamamlandıktan sonra çekimlerine başlanılan film yaklaşık 6 ay gibi bir süre zarfında seyirci karşısına çıkarıldı. İsmail Ege Şaşmaz’ın Barış Akarsu’yu canlandırdığı filmde sevgilisi Zeynep’i Almila Ada, yakın arkadaşı Nalan’ı da Şafak Pekdemir canlandırdı. Oyuncu kadrosunda Aslıhan Kapanşahin, Barış Satıbol, Hüseyin Avni Danyal ve Ebru Nil Aydın da bulunmaktadır.

Aytaç Medya yapımcılığında 18 Kasım’da vizyona girmeyi planlayan film 2007 yılında geçirdiği trafik kazası nedeniyle hayata veda eden Barış Akars’nun hayat hikayesini konu alıyor.

images (42)

Film Nasıldı?

Geçen gece Kanyon Avm’de düzenlenen galada filmi izledik. Öncelikle Cast ekibini çok tebrik ediyorum. Karakter benzerlikleri bakımından bu kadar iyi iş çıkartılması takdire şayan. Başrolümüz İsmail Ege Şaşmaz’ın bu kadar iyi iş çıkartması, sesinin bu kadar güzel olması bizi izlerken kendine çekmesi kendisinin başarılı bir oyuncu olduğunu gösterir. Neredeyse uzun zamandır oyunculuk yapmasına rağmen Almila Ada’nın oyunculuğu ve samimiyetsiz mimikleri filmi izlerken beni baydı. Film biyografi filmi olduğu için filmin sonu dahil çoğu şeyi bildiğimiz için senaryo basitti. Ama basitlikten ziyade dümdüzdü. Filmlerde inişler ve çıkışlar vardır, film önce kendini tanıtır sonra konuya girer, konu gelişir ve bir sonuca bağlanır bu film ise dümdüz bir yolda gider gibi hiçbir şey yapmadan dümdüz bir çizgide ilerledi. Bunların dışında eski televizyon ve telefonlar dışında sanki günümüzde geçen film tema ve dekor bakımından da sınıfta kaldı. Çevresinde kıyaslanacak bir sürü biyografi filmi olduğu için keşke aceleye gelmeseydi.

Barış Akarsu hepimizin sevdiği bir sanatçı oldu 3 yıllık müzik kariyerinde kendini bu kadar sevdiren sanatçımızı anıyoruz. Anısını yaşatan, onu benimseyen ve oldukça başarılı iş çıkartan İsmail Ege Şaşmazı tebrik ederiz. Filmde söylediği şarkılar ve Barış Akarsu’nun yarım kalan şarkısını tamamladığı ve seslendirdiği için de ayrıca tebrik ederiz. Film 18 Kasım’da sinemalarda, aile kategorisinde olan filmi kaçırmayın deriz.

Barış Akarsu’nun Babası
Devamını Okuyun
Reklam
Yorum gezintisi

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Köşe Yazıları

“Bones and All” Film Yorumu; Çıkışta Bir Bacak Yenir

Yayınlandı

Tarih

images-5
Ayrıksı Kitap

Türkçesiyle “Kemikler ve Her Şey” filmi 25 Kasım’da tüm sinemalarda vizyona girdi. Luca Guadagnino’nun filmografisine yedinci filmi olarak giren Bones and All, editörümüz Tolga Yiğit’in de dediği gibi sinema dünyasına “Yiyiciler” adlı farklı bir türü tanıtmıştır. Yönetmenin bize sunduğu bu türü doğa üstü bir unsuru barındırmayan, günümüzdeki en doğal haliyle bir çeşit vampire ya da akli bali olan bir zombiye benzetebiliriz.

images-4-1

İlk prömiyerinden beri denildiği gibi bolca kanla bezenmiş sahnelere sahip bir uzun metraj izliyoruz. Evet, bu anlattıklarıma rağmen film, ilk başta ailevi sorunları olan genç bir kızın toplum içerisindeki sosyal mücadelesini ve bu sorunların üstesinden gelmeyi hedefleyen bir hikayeyi anlatacak gibi açılış yaparak, seyirciye ters köşe yapıyor. Her ne kadar sahneler arası geçişlerde boş, açık hava sekansları araya girse de, filmin kurgusunu çok sevdim. Özellikle yönetmenin bazı sahnelerde arka planda yaşanan aksiyonu bizlere göstermeyip seyirciyi başka bir yere baktırıp sadece sese odaklanmamızı istemesi, hoşuma giden yanlarından oldu. Bu tür sahneleri izlediğimiz de yönetmenin kurgu masasında oturduğunu hissedebiliriz.

Genel anlamda alt metin gençlerin sorunları, istekleri, kişinin arzuları, kurallar ve nefsin kontrolü gibi unsurlar yatsa da, senaryo olarak daha farklı bir işleyiş ile daha farklı bir film izleyebilirdik. Açıkçası işin içinde kendini yıllarca tutmayı başarabilen bir “yiyici” olan dedektif veya bir FBI ajanının hikayenin içerisinde olmasını isterdim. Bones and All, Suspira ya da Call Me By Your Name (Beni Adınla Çağır) filmlerinin önüne geçemese de, kendini izlettirebilen bir yapım olmayı başarıyor. İyi seyirler dilerim.

Reklam

SİNEMAYLA KALIN.

Devamını Okuyun

Köşe Yazıları

“Poker Face” Film Yorumu: Film Nasıldı?

Yayınlandı

Tarih

images-2-1
Ayrıksı Kitap

Bir kaç gün önce RadioMoodTv ve bidolusinema ekibi olarak filmi izledik. Ve evet ekipçe filmi beğenmedik. Bizlere ilk başta bol entrikalı, bolca akıl oyunları ve de bolca hilenin olduğu, masadaki kartların tekrar tekrar dağıtılacağı ve hikayeyi bunun üzerine kuracağı bir film havası yaratıyor. Lakin sonlara doğru böyle bir gidişatın olmadığını seyirciye belli ediyor.

images-4

Böylelikle her şeyi olabildiğince sade ve etkisiz kılmayı başaran bir son ortaya çıkıyor. Yapımcılar da bunu Russel Crow hatırına sinemaya gidip, üstelik şu zamanda şu pahalılıkta para verip filmi izlememizi istiyor. Böyle işlerin dünyaca ünlü oyunculara bel bağlanarak yazılan senaryolarına ve çekilen filmlerine bir son verilmesi dileğiyle,

SİNEMAYLA KALIN.

Devamını Okuyun

Köşe Yazıları

Acı Bir Parodi: Bir Kitap Kurdundan Mektup (3)

Yayınlandı

Tarih

Yazar

Bir Kitap Kurdundan Mektup Esaretin Bedeli
Ayrıksı Kitap

Az önce okuduğum kitap buradaydı yani içimde. Hem buradaydım hem başka bir yerde. Hayallerime dokundum. Düşüncelerim bir oraya bir buraya savruldu. Zaman oldu önümdeki okyanus ortadan ikiye ayrıldı sanki. Berrak bir gökyüzü beni yuttu. Bir kırlangıç kondu omuzuma. Bir dev benim arkama saklanmaya kalktı. Bir yaprağın dans ederek yere düşüşünü saniye saniye içimde hissettim. Bir çocuk doğdu. Karanlığa renk sıktılar çocuklar. Bir fidan diktiler. O fidan büyüdü, ağaç oldu, o ağacın altında saklambaç oynadılar. Beni de çağırdılar. Bir balinanın peşine takılan bir kaptanın peşine düştüm ben de. Âşık oldum, bana âşık oldular.

Kitap okumanın ve edebiyatın güzelliği budur işte, onu sizden almaya çalışırlar ama alamazlar. Hiç böyle şeyler hissetmemiş miydiniz? Unutmamak için edebiyata ihtiyacınız var, unutmamak için sizin olan bir şeyi… Umut… Umut iyi bir şeydir, belki de en iyisi ve iyiler asla ölmez. Umudumuzu kaybetmemek için kitap okumalıyız. Kitap okudukça göreceksiniz ki yalnız değilsiniz. 

Devamını Okuyun

Popüler