BBC, İngiliz Drama ve Doğa Tarihi serilerini daha fazla izleyiciyle buluşturmak için Türksat’ın KabloTV platformuyla Anlaştı!
BBC Studios bugün yaptığı açıklamada, dünyanın en büyük uydu operatörlerinden biri olan Türksat’a, 5 Kasım 2021’den itibaren premium kanalları BBC First ve BBC Earth’ün de katıldığını duyurdu. BBC First ve BBC Earth, halihazırda yayınlanan BBC World News ve BBC Entertainment ile birlikte izleyiciye geniş yelpazede seçkin içerikler sunacak.
İngiliz drama ve doğa tarihi kanalları BBC First ve BBC Earth, 5 Kasım 2021’de KabloTV’de yayımlanmaya başladı.
Türkiye’ye özgü prömiyerler arasında BBC First’te Doctor Who’nun 13. sezonu ve BBC Earth’te ise eşsiz çekim teknikleriyle “The Mating Game” doğa tarihi serisi yer alıyor. Anlaşma, KabloTV üzerinden Türksat abonelerine talep üzerine sunulan çeşitli drama ve belgeselden oluşan başlıkları ve kutu setlerinden oluşan bir seçkiyi içeriyor. BBC First, pek çok ödüllü ekran ve ekran dışı yetenekleri sergileyen en iyi, en cesur ve yaratıcı orijinal İngiliz dramalarına ev sahipliği yapıyor. Kanal, izleyicilere gerilim filmlerinden suç dramalarına, klasik ve modern edebi uyarlamalardan günlük hayatın ilgi çekici hikayelerine kadar unutulmaz senaryoları izleme şansı sunuyor.
Kanalın lansmanıyla birlikte Türksat aboneleri, popüler kara mizah dizisi “Guilt”in bölgesel prömiyerine erişebilecekler. Shetland ve Line of Duty’den Mark Bonnar ve Chernobyl’den Jamie Sives’in başrollerini paylaştığı bu seri, beklenmedik olay örgüleriyle çağdaş suç-gerilim dramasının en iyi örnekleri arasında yer alıyor.
İlk aylarda, “Doctor Who”nun 13. sezonu, egzotik suç draması “Death in Paradise”ın 11. sezonu ve Killing Eve’in yapımcılarından son derece komik bir gerilim filmi “The Canterville Ghost” ile “Ragdoll”un yeni uyarlaması gibi favori yapımlar da ekranlara gelecek.
Türksat’ın kanal portföyüne yeni eklenen BBC Earth ise, rahatlamanın ve dünyamızla bağlantı kurmanın her zamankinden daha önemli olduğu bu zamanlarda doğayı, bilimi, uzayı ve insan ırkını keşfeden premium içerikeri sunarak, izleyicileri evrenimizin harikalarıyla ilgilenmeye davet ediyor. BBC Earth, epik hikayelerden gündelik hayat olgularına kadar izleyicileri heyecanlandıran aksiyonlar, akıllara durgunluk veren fikirler ve evimiz dediğimiz bu muhteşem gezegenin bir parçası olmanın saf gerçeğiyle yüz yüze getiriyor.
BBC Earth ve BBC First kanallarında yer alan benzersiz bir dizi yapım Kablo TV’de izleyiciyle buluşacak. Bu seçkin yapımlarını yanı sıra, yıldız oyuncu kadrosuna sahip hit diziler de dahil olmak üzere kutu seti koleksiyonları da izleyicileri bekliyor: Richard Gere, Helen McCrory ve Billy Howle’ın yer aldığı “Mother Father Son”, Dominic West, David Oyelowo ve Lily Collins’in rol aldığı “Les Miserables”, Emily Mortimer’ın yönettiği, başrollerini Lily James ve Andrew Scott’ın paylaştığı “Pursuit of Love” ve çok daha fazlası da Türksat KabloTV üzerinden talep üzerine izlenebilecek.
BBC Stüdyoları MENA Kıdemli Başkan Yardımcısı Natasha Hussain yapılan anlaşma için şunları söyledi: “Türksat ile olan muazzam ortaklığımız adına çok mutluyum ve en yaratıcı cesur İngiliz dramalarından bazılarını ve vizyona yeni girecek en modern doğa tarihi programlarını izleyicilerimize sunmayı sabırsızlıkla bekliyorum. BBC Entertainment ve BBC World News’e katılan bu iki büyük kanal, Türksat izleyicilerine, piyasada tanınan yapımlar da dahil olmak üzere çok daha çeşitli türlere erişim sağlayacak”.
Türksat Genel Müdür Yardımcısı Abdulkadir Şener ise şu açıklamayı yaptı: “Kendi alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden Türksat ile BBC Studios arasındaki işbirliğinden büyük gurur duyuyoruz. Abonelerine çok çeşitli yerli ve yabancı filmler, rekorlar kıran diziler ve kaliteli belgesel içerikler sunan bir şirket olarak, hem BBC First hem de BBC Earth’ün başarılı ve popüler yapımlarına ev sahipliği yapmaktan ve abonelerimizin beğenisine sunmaktan mutluluk duyuyoruz.”
”Boykot” terimi, 19. yüzyılın sonlarında İrlanda’da yaşanan olaylarla ortaya çıkmıştır. Kelimenin kökeni, 1880 yılında İrlanda’nın County Mayo bölgesinde Lord Erne’nin topraklarını yöneten İngiliz toprak yöneticisi Kaptan Charles Cunningham Boycott’a dayanır. O dönemde İrlanda’daki toprak sahipleri, yüksek kiralar ve adaletsiz uygulamalar nedeniyle kiracılarla sık sık anlaşmazlıklar yaşıyordu. Kaptan Boycott, kiracılardan yüksek kiralar talep etmiş ve ödeme yapamayanları tahliye etmeye başlamıştır.
Bu duruma tepki olarak, İrlanda Ulusal Toprak Ligi’nin üyeleri ve yerel halk, Boycott’a karşı organize bir protesto başlattı. Bu protesto kapsamında, Boycott’un çalışanları işlerini bıraktı, yerel esnaf ona hizmet vermeyi reddetti ve komşuları onunla iletişimi kesti. Bu toplu tecrit, Boycott’un işlerini yürütememesine ve sonunda bölgeden ayrılmasına neden oldu.
“Boykot” kelimesi, bu olayların ardından hızla yayıldı ve 1880’lerin sonlarında İngilizceye yeni bir terim olarak girdi. James Redpath adlı bir gazeteci, 12 Ekim 1880’de Inter-Ocean gazetesinde bu terimi ilk kez basılı olarak kullandı. Kısa süre içinde, kelime diğer dillere de geçti ve günümüzde dünya genelinde, haksız veya adaletsiz uygulamalara karşı toplu protesto anlamında kullanılmaktadır.
Volkan Konak’tan gelen acı haber sonrası; Volkan Konak neden öldü, hastalığı neydi? sorusu çok sorulmaya başladı. Sahnede fenalaşan ‘Kuzeyin Oğlu’ lakaplı Volkan Konak’ın ölümü sonrası vasiyeti de ortaya çıktı. Konak’ın cenaze programı sonrası gömüleceği yer belli oldu.
Ünlü sanatçısı Volkan Konak, 58 yaşında hayatını kaybetti. Volkan Konak’ın ölüm nedeni ve hastalığı araştırılırken Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Sağlık Bakanlığı, sanatçının KKTC’deki konseri sırasında rahatsızlanarak hastaneye kaldırılmasının ardından açıklama yaptı.
VOLKAN KONAK NEDEN ÖLDÜ?
Bakanlık, Konak’ın durumu hakkında yaptığı yazılı açıklamada, şunları belirtti:
“Bu gece aniden rahatsızlanması nedeniyle 00.17’de Mağusa Devlet Hastanesi’ne müracaat ettirilen sanatçı Volkan Konak, 00.42’de tüm müdahalelere rağmen maalesef hayatını kaybetmiştir. Detaylı açıklama Mağusa Devlet Hastanesi Başhekimliği tarafından yazılı olarak yapılacaktır.”
Polat Yağcı ise, Volkan Konak için “Sahnede fenalaşmış. İlk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı. Beyin kanamasından şüpheleniliyor” açıklamasında bulundu.
Lady Gaga, yeni albümü için doğrudan logolarını kopyaladığını iddia eden bir sörf markası tarafından mahkemeye verildi…
Lost International, “Mayhem” albümü nedeniyle Lady Gaga’ya karşı marka ihlali davası açtı. Şirket, “Mayhem” teriminin kendi ikonik logosunda yer aldığını ve bu nedenle haklarının kendilerine ait olduğunu, Gaga’nın kullanımının ise neredeyse birebir aynı olduğunu savunuyor.
Dava dosyasında Lost, on yılı aşkın süredir sörf tahtaları ve ürünlerinde stilize edilmiş bir “Mayhem” logosu kullandıklarını ve Gaga’nın son albümü için bu tasarımı izinsiz şekilde kopyaladığını belirtiyor.
Şirket, kendi ürünlerindeki “Mayhem” logosu ile Lady Gaga’nın kullandığı logo arasındaki benzerlikleri gösteren bir karşılaştırma da sundu.
Lost’a göre, Lady Gaga 2015 yılından beri kendilerine ait olan “Mayhem” markasını izinsiz bir şekilde kullanıyor.
Sörf şirketi, Gaga’nın logoyu kullanmasını engellemek için yasal yollara başvururken, ayrıca tazminat talep ediyor ve sanatçının “Mayhem” logosunu kullanarak elde ettiği kârın da kendilerine ödenmesini istiyor.
Lost, daha önce Lady Gaga’ya endişelerini ilettiklerini ancak sanatçının bu kullanımı durdurmadığını belirterek dava açtıklarını söylüyor.
Güler Sabancı, 2004 yılından bu yana aralıksız olarak sürdürdüğü Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini, 27 Mart 2025 tarihi itibarıyla bırakıyor…
Merhum Sakıp Sabancı’nın vefatının ardından Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı devralan, 21 yıllık süreçte Holding’in stratejik yapılanması ve dünya ölçeğindeki büyük başarılarına liderlik eden Güler Sabancı, 27 Mart’taki Genel Kurul’da son kez Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı unvanıyla hissedarlarla bir araya gelecek.
Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanlığı, Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanlığı ve Sakıp Sabancı Müzesi Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerine devam edecek Güler Sabancı, filantropi, eğitim ve sanat alanında yapacağı öncü çalışmalarla, Türkiye’nin çağdaşlaşma yolculuğuna ve toplumsal kalkınmasına destek olmayı sürdürecek.
“BİRÇOK GÖREVİ BAŞARI İLE TAMAMLAMIŞ OLMANIN VERDİĞİ İÇ HUZURU İLE YÖNETİM KURULU BAŞKANLIĞI GÖREVİNİ BIRAKIYORUM”
Güler Sabancı, konuyla ilgili yayımladığı mesajında şu ifadeleri kullandı: “Bugün Topluluğumuz, güçlü finansal yapısı, yeniliğe ve teknolojiye açık kültürü, üstün insan kaynakları, kurumsallaşmada öncü yönetim sistemleri ve örnek iş ahlâkı; dolayısıyla yüksek itibarı ile yeni bir döneme hazırdır. Başta Sakıp Bey olmak üzere Sabancı Kardeşler ile başlayan 47 yıllık çalışma hayatım için, miras bırakan, hayatta olan ve olmayan tüm büyüklerimi minnet ve şükranla anıyorum. 21 yılı Yönetim Kurulu Başkanı olarak, Yönetim Kurulu Üyelerimiz, yönetim ekibimiz ve Sabancılı çalışma arkadaşlarımla, hep beraber Topluluğumuzu ülkemizde ve yurt dışında önemli bir seviyeye getirmiş; birçok görevi başarıyla tamamlamış ve Topluluğumuzun itibarını hak ettiği şekilde temsil etmiş olmanın verdiği iç huzuru ile Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini bırakıyorum.”
BAŞKANLIK GÖREVİNE, YÖNETİM KURULU ÜYESİ HAYRİ ÇULHACI ÖNERİLECEK
Sabancı Holding’in yeni Yönetim Kurulu, 27 Mart 2025 tarihinde düzenlenecek Genel Kurul’da seçilecek. Yeni Yönetim Kurulu’nun görev dağılımı kapsamında, Başkanlık görevine, halen Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapan Hayri Çulhacı’nın önerilmesi planlanmaktadır. Hayri Çulhacı 35 yıldır Sabancı Topluluğu’nda bulunmakta olup, Sabancı Holding’de Yürütme Kurulu Üyeliği, Akbank Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği ile Sabancı Holding ve İştiraklerinde Yönetim Kurulu Üyelikleri yapmıştır.