Bizimle iletişim kur
Yazarlık Başvurusu

Sanat

Cem Sonel, “Bir ve Sıfır İki Eder” İsimli Kişisel Sergisiyle Anna Laudel’de

Yayınlandı

Tarih

6- Cem Sonel, İlk Temas_The First Contact, Led panel, mdf üzeri neon boya_Led, neon paint on Mdf, 80 x 220 x 10 cm, 2019
Ayrıksı Kitap

Anna Laudel, sanatçı Cem Sonel’in dijital tabanlı seri işleri ve graffitileri dahil olmak üzere farklı tekniklerde üretilmiş kapsamlı bir seçkiyi bir araya getiren “Bir ve Sıfır İki Eder” isimli kişisel sergisine 13 Ocak – 27 Şubat 2022 tarihleri arasında ev sahipliği yapıyor.

0’lar ve 1’ler Arasında Sorgulayıcı Bir Yolculuk

Cem Sonel, çalışmalarında “0” rakamının felsefede mevcut olmama durumu, mutlak anlamda yokluk ve hiçlik anlamına gelen ‘göreli hiçlik’ konuları üzerinde duruyor.

Bilgisayarlar, kullanıcının kendilerine iletmek istediği şeyleri kendi dillerinde 1’ler ve 0’lar şeklinde algılar. Bilgisayarımızın çalışmasını sağlayan mikro transistörlerin yani lambaların yandığı durum “1” söndüğü durum ise “0” ile ifade edilir. Gündelik hayatımızda kullandığımız sayı sistemindeki 0 ise bir niteliğin yokluğunu temsil eder.

Felsefi ve teknik olmayan günlük kullanım anlamında ‘hiç’ veya ‘yok’ kelimesi varlıktaki bir eksiği, mevcut olmama halini ifade eder. İkili sayı sisteminin tabanı ise 2’dir ve bu sistemde sadece “0” ve “1” rakamları kullanılmaktadır.

Reklam

Bu kavramlardan yola çıkarak bireysel sorgulamalarını gerçekleştiren sanatçı, sanatsal üretiminde sokaktan beslenerek hayat ve algoritmalar arasındaki bağı inceliyor.

3- Cem Sonel, Fetihin İlk Kızı_First Daughter of Conquest, Led Panel, Mdf üzeri neon boya_Led, Neon paint on Mdf, 124 x 96 x 10 cm, 2019, detay_detail

Ağırlıklı olarak tüketim kültürünü eleştiren graffiti tabanlı işler üreten Sonel’in ileri dönüşüm projelerinden murallerine ve ‘Code of Conquer’ başlığı altında bir araya gelen dijital tabanlı seri işlerine

kadar uzanan eserleri, varlık ve yokluk üzerindeki bireysel çatışmasını temsil ediyor. Sanatçının temsilinde varlık ve yokluk iki ayrı kavram olarak değil, birbirlerini var eden ve besleyen kavramlar olarak okunuyor. Sonel’in yaklaşımında lambaların varlığı, yanma durumundan ya da sönme durumundan daha değerli oluyor.

Yolculuğu süresince açık – kapalı, 1 – 0, olmak – olmamak ilişkileri üzerine odaklanan Sonel, yanıtını aradığı “0’ın hiçlik olarak kabul edildiği günümüz düşünce yapısında, 1 ve 0’ın aynı değerler olduklarını ileri sürmek sizce daha uzlaşmacı bir yaklaşım değil midir?” sorusunu bu defa ziyaretçilere yöneltiyor.

Sergi, 27 Şubat 2022 tarihine kadar Anna Laudel’in Kazancı Yokuşu, 45 adresinde yer alan yeni galeri mekanında ziyaret edilebilir.

11- Cem Sonel, Ne kadar dönersen dön götün hep arkanda kalır_No matter how far you turn, your ass is always behind you, Pizza kutusu üzerine akrilik_Acrylic on pizza box, 34,5 x 34,5 x 4,5 cm, 2020

*Bülteninin içeriği Ramazan Can tarafından sergi için yazılan metinden alınmıştır.
**Anna Laudel tarafından basılacak sergi kataloğu, galeriden temin
edilebilir.

Adres: Kazancı Yokuşu 45, Gümüşsuyu, Beyoğlu / İstanbul

Reklam

annalaudel.gallery | Facebook | Instagram | Twitter

1- Cem Sonel, Breathe in. Breathe out, Led panel, mönitör camı üzeri gold boya_Led, Gold paint on monitor glass, 49 x 29 x 4 cm, 2020

Cem Sonel
Cem Sonel, 1985 yılında Ankara’da doğdu. 2004 yılında lisans eğitimini Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarım bölümünde onur derecesi ile tamamladı. Çocuk yaşta başlayan sokak sanatı merakını 2009 yılında kurucularından olduğu sokak sanatı kolektifi (KÜF Project) ile hayata geçirmeyi başardı. 2014 yılında Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Heykel Yüksek Lisans Bölümüne kabul edildi. 2008-2013 yılları arasında tasarım ajanslarında grafik tasarımcı ve sanat yönetmeni olarak görev aldı. 2013 yılında hobi olarak ilgilendiği iç mekan tasarımını profesyonel olarak devam ettirme kararı aldı ve pek çok mekan tasarladı. Sokak sanatı üzerine workshoplar düzenledi, oturumlar yönetti, karma sergilerde yer aldı. 2017 yılında atölyesini taşıdığı İzmir Darağaç’ta hem bireysel hem de mahallenin sanat kolektifi ile beraber çalışmalarına devam etti. 2020 yılından itibaren Ankara’daki atölyesinde sanat ve tasarım alanlarındaki üretimlerine devam etmektedir.

Anna Laudel

Eylül 2021 tarihi itibariyle Gümüşsuyu’ndaki yeni binasında sanatseverlerle buluşan Anna Laudel, yerli ve yabancı sanatçıların eserlerini sergilediği kapsamlı sergilere ev sahipliği yapmaya ve sanatçılarını uluslararası fuarlarda temsil etmeye devam etmektedir. Aynı anda birden fazla sergi ve etkinlik düzenlemeye olanak sağlayan ve yaklaşık 1000 metrekarelik alana yayılan galeri, İstanbul’un önde gelen dinamik güncel sanat merkezlerinden biri haline gelmenin yanı sıra, temsil ettiği sanatçılarla birlikte büyüyerek daha fazla sanatsevere ulaşmayı amaçlamaktadır.

Anna Laudel, 2019’da Almanya’nın Düsseldorf kentinde açtığı ikinci galeri mekanıyla bu alanda yürüttüğü çalışmalarını uluslararası bir boyuta taşıdı. Galeri, Düsseldorf’taki mekanında da Türkiye ve yurt dışından sanatçıların karma ve kişisel sergilerine yer vermektedir.

Anna Laudel’in Istanbul ve Düsseldorf’taki galerilerinde yer verdiği güncel sergiler, fuar takvimi ve etkinlik programlarını internet sitesinden ve sosyal medya kanallarından takip edebilirsiniz.

Reklam
Devamını Okuyun
Reklam

Sanat

Türkiye’nin İlk ‘Kelime Müzesi’ Kapılarını Açtı

Yayınlandı

Tarih

Yazar

Kelimeler Müzesi
Ayrıksı Kitap

Yazar Şermin Yaşar tarafından, Türkçe kelimelerin, atasözlerinin ve deyimlerin anlamını çocuklara ve gençlere öğretmek amacıyla kurulan Türkiye’nin ilk Kelime Müzesi kapılarını ziyaretçilere açtı…

Ankara Kalesi’ndeki Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nin karşısında yer alan, geçmiş yıllarda zahire ve tiftik ambarı olarak kullanılan dört katlı yapı, restorasyonla müze haline getirildi.

Müzenin açılış programı, Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde yapıldı.

Bir yıl önce ziyaret ettiği Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nin bahçesinde otururken, bugün müze olarak açtığı yapının satılık ve kiralık olduğunu öğrendiğini anlatan Yaşar, binanın çok eski olduğunu ve yeniden onarıldığını ifade etti.

Müzeyi oluşturmak için bir yıl emek verdiklerini söyleyen Yaşar, “Kelime Müzesi hep hayalimdi. Çocuklarımız 12 yıl Türkçe dersi görüyorlar ve hiçbir zaman kelimelerle haşır neşir olmuyorlar. Bu müzede kelimelerin anlamlarını düşünme fırsatı bulacaklar” dedi.

Reklam

Türkiye’nin her ilinde kelime müzesi açılmasını istediklerini belirten Yaşar, “Bugün Dil Bayramı, bugün (27 Eylül) Türkiye’nin ilk Kelime Müzesinin açılmasını çok istedim. Bayramın kutlu olsun Türkçemiz” diye konuştu.

Programda sunuculuğu, oyuncu ve sunucu Ceyda Düvenci üstlendi.

Kaynak: NLife.

Devamını Okuyun

Sanat

Gülşah Elikbank Yeni Albümünün Dinleti Ve Söyleşisini Gerçekleştirecek

Yayınlandı

Tarih

Yazar

Gülşah Elikbank Aşıklar Gece Ölür
Ayrıksı Kitap

Yazar Gülşah Elikbank’ın “Âşıklar Gece Ölür” romanı, müzik ve edebiyatı buluşturan novel soundtrack çalışmasına esin kaynağı olurken; aynı adla müzikseverlerle buluşan albümdeki sanatçıların da katılacağı dinleti ve söyleşi etkinliği, 4 Ekim Salı günü Ataşehir’deki Mustafa Saffet Kültür Merkezi (MSKM)’nde gerçekleşecek.

Ana karakterlerinden biri, ilham olduğu novel soundtrack çalışmasındaki gibi bir rockyıldızı olan “Âşıklar Gece Ölür”; 4 Ekim Salı günü, saat 20’de bir kez daha müzik ve edebiyat dünyasını buluşturacak. Ataşehir’deki Mustafa Saffet Kültür Merkezi (MSKM)’nde düzenlenecek etkinlikte “Âşıklar Gece Ölür” romanına hayat veren yazar Gülşah Elikbank ve sunumu Rising Tides tarafından gerçekleştirilecek dinleti kapsamında müzisyenler Ali Başarır, Alişan Özaydın, Deniss, Efe Dikmen ve Ufuk Sağın yer alacak.

Müzisyenlere İlham Olan Bölümler Dile Gelecek

Aşka, müziğe ve edebiyata dokunan satırlarıyla okurlarının büyük beğenisini toplayan “Âşıklar Gece Ölür”, albüm çalışmasıyla da dikkat çekiyor. Gülşah Elikbank’ın kaleminden edebiyatseverlerle buluşan roman, müzisyenlerin dünyasına yer vermesiyle de sanatsal açıdan özel bir yere sahipken; gerçekleşecek dinletide müzisyenler, albümde yer alan şarkıları seslendirecek. Etkinlikte yazar Gülşah Elikbank ise “Âşıklar Gece Ölür”de müzisyenlerin şarkı sözlerine ilham olan bölümlerden okumalar yapacak.

Albümde Yedi Besteciden Sekiz Şarkı Yer Alıyor

Reklam

“Âşıklar Gece Ölür”den hareketle hazırlanan albümde yedi besteciden sekiz şarkı yer alıyor. On Air Music etiketiyle yayınlanan “Âşıklar Gece Ölür” albümünde; Efe Dikmen’in “Gönüllü Delilik”, Alişan Özaydın’ın “O Son Gülüşün”, Ufuk Sağın’ın “Aşklar Mezarlığı”, Ferit Tunçer’in “Düşman Oldum Hayata”, Ali Başarır’ın “Lovers Die at Night”, Samet Serhat’ın “Âşıklar Gece Ölür” ve Erinç’in “Aynı Geceden” eserleri bulunuyor.

Gülşah Elikbank’ın Efe Dikmen ile beraber seslendirdikleri “Seni Sana Rağmen Seviyorum” şarkısı ise Elikbank’ın yazım çalışmaları devam eden romanından izler taşırken; “Âşıklar Gece Ölür” ve “Seni Sana Rağmen Seviyorum” şarkıları, Gülşah Elikbank’ı şarkı yazarı olarak da müzikseverlerin karşısına çıkarıyor.

Devamını Okuyun

Sanat

CARMEN Operası Atatürk Kültür Merkezi’nde Ne Zaman Sahnelenecek?

Yayınlandı

Tarih

Yazar

Carmen_opera_1
Ayrıksı Kitap

CARMEN Operası, 15 yıl Sonra Yeniden Atatürk Kültür Merkezi’nde Sahneleniyor

İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin sahneleyeceği Carmen Operası, Beyoğlu Kültür Yolu Festivali kapsamında, 1 Ekim 2022 Cumartesi akşamı, Atatürk Kültür Merkezi – Türk Telekom Opera Salonu’nda sanatseverlerle buluşacak.

Dünyanın en seçkin opera eserlerinden olan ve dünya genelinde en çok sahnelenen  operaların   başında gelen, bestesi  Fransız besteci Georges Bizet’ye ait olan “Carmen”in librettosu Prosper Mérimée’nin aynı isimli kısa romanından yola çıkılarak Ludovic Halévy ve Henri Meilhac tarafından kaleme alınmıştır. İlk kez 1875 yılında Paris’de sahnelendiğinde sert eleştirilere maruz kalan Carmen operası, ne yazık ki Bizet’nin  ölümünden sonra, muhteşem başarısını yakalamış ve dünya çapında ün kazanmıştır.

Carmen_opera_4

İtalyan rejisör Vincenzo Grisostomi Travaglini’nin sahneye koyduğu Carmen operasında orkestrayı Zdravko Lazarov yönetecek. Dekor tasarımı Zeki Sarayoğlu’na, kostüm tasarımı Ayşegül Alev ve Gizem Betil’e, koreografisi Ayşem Sunal Savaşkurt’a, ışık tasarımı Giovanni Pirandello’ya ve dramaturjisi Ravivaddhana Monipong Sisowath’a ait olan eserin koro şefliğini Paolo Villa, çocuk korosu şefliğini ise Sercan Gazeroğlu üstleniyor.

Operanın hikâyesi; 1830 civarlarında İspanya’nın Sevilla şehrinde geçer. Eserin baş kahramanı  güzel , ateşli ve herkesin aklını kolayca başından alan ve bir tütün fabrikasında işçi olarak çalışan çingene genç kız Carmen’dir. Carmen, asker Don José’den çok etkilenir ve onu cezbederek ait olduğu saygın hayattan koparıp kendisiyle beraber dağlarda yaşamaya ikna eder. Ancak bir süre sonra Carmen’in aşkı bitmiştir ve hayatına yeni biri girmiştir. Don José’nin ise onun için bunca sıkıntıyı göze aldığı kadını kolayca bırakmaya hiç niyeti yoktur…

            Nesrin Gönüldağ’ın “Carmen” rolü ile sahnede olacağı gecede “Don José’ rolüne Ali Murat Erengül,” Escamillo” rolüne ise Caner Akgün hayat verecek. Ayrıca Micaëla rolünde Ayten Telek,  Zuniga rolünde Mithat Karakelle; Moralès rolünde Şahin Dedemen, Frasquita rolünde Sevim Ateş ; Mercédès rolünde Ceren Şahin ; Le Dancaïre rolünde Alp Köksal, Le   Remendado rolünde  Çağrı Köktekin sahnede olacak.  

Reklam

Konser biletleri www.biletinial.com ve İstanbul Devlet Opera ve Balesi gişelerinden alınabilir.

Devamını Okuyun

Popüler