Bizimle iletişim kur

Yaşam

İklim Değişikliğinin Gıda Üzerindeki Etkileri Neler?

Yayınlandı

on

Radio Mood App

Geleceğe Hazırlar Podcast Serisinin yedinci bölümünde “İklim Değişikliğinin Gıda Üzerindeki Etkisi” konuşuldu…

TürkTraktör’ün “Geleceğe Hazırlar” podcast serisinin yedinci bölümü yayınlandı. Yeni bölümde tarım yazarı ve fütürist Mine Ataman ile iklim değişikliğinin gıda üzerindeki etkisi, gıda israfına çözüm önerileri ve gelecekte beslenme konusunda bizi nelerin beklediği gibi konular ele alındı.

Türkiye’nin otomotiv sektöründeki ilk üretici kuruluşu ve tarım mekanizasyonundaki lider firması TürkTraktör’ün, deneyimli gazeteci Aslı Şafak moderatörlüğünde gerçekleştirilen Geleceğe Hazırlar podcast serisinin yedinci bölümü platformlarda yerini aldı. TürkTraktör’ün tarımı ve şehirleri dönüştürüp geleceğe hazırlama amacını podcast dünyasına taşıyan serinin yeni bölümünde “İklim Değişikliğinin Gıda Üzerindeki Etkisi” konuşuldu.

İklim değişikliği, yenilikçi tarım uygulamaları, gıda israfı ve gıdanın geleceği üzerine çalışmalarda bulunan tarım yazarı ve fütürist Mine Ataman’ın konuk olduğu yayında; sofraları sadeleştirmek ve gıda israfını önlemek için atılacak küçük adımlarla geleceğe nasıl yatırım yapılabileceği üzerinde duruldu. Geleceğin tarımıyla ilgili görüşlerini de paylaşan Ataman ile keyifli bir yayın gerçekleştirildi.

Reklam

“Geleceğe Hazırlar” her yeni bölümde, birbirinden değerli konukların katılımıyla tarım teknolojisinden çevik dönüşüme, toprağın ekonomisinden ilham veren girişim hikayelerine, verimli tarım uygulamalarından sürdürülebilir şehirlere kadar ilgi çekici ve ufuk açan birçok konuyu dinleyicilerle buluşturuyor. “Geleceğe Hazırlar” podcast serisine Spotify, Apple Podcasts, Google Podcasts ve YouTube platformlarından erişilebiliyor.

Devamını Okuyun
Reklam
Yorum gezintisi

Yorum yazabilmek için giriş yapın Giriş

Yorum Yaz

Yaşam

Ayak Bileğinizde Bu Şikayetler Varsa Dikkat Edin!

Birkaç yıl önce tüm dünyayı kasıp kavuran Covid-19 pandemisi geride kalırken, ülkemizde bazı hastalıkların görülme sıklığını artırmasıyla kalıcı izler bıraktı. Bunlardan biri de ayak bileğinde kıkırdak sorunları oldu!

Yayınlandı

on

Yazan

Radio Mood App

Birkaç yıl önce tüm dünyayı kasıp kavuran Covid-19 pandemisi geride kalırken, ülkemizde bazı hastalıkların görülme sıklığını artırmasıyla kalıcı izler bıraktı. Bunlardan biri de ayak bileğinde kıkırdak sorunları oldu…

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanları; “Son yıllarda ayak bileğine yönelik şikayetlerin görülme sıklığında artış yaşanıyor. Bunda büyük ölçüde pandemi döneminde hareketsiz yaşam tarzı nedeniyle alınan kiloların da etkisi var. Ayak bileğinde kıkırdak sorunları artık sadece ileri yaşta değil, genç hastalarımızda da karşımıza çıkıyor. Sorun ötelendiğinde ise tedavisi çok güç bir hal alabiliyor” diyor. Uzmanlar, ayak bileği kıkırdak sorunlarının yol açtığı şikayetleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Tüm gün boyunca bedenimizin yükünü taşıyan, hareket etme, yürüme, koşma gibi önemli fonksiyonları yapmamızı sağlayan, ancak herhangi bir sağlık sorunu ortaya çıktığında doktora başvurmanın en çok ihmal edildiği organımız ayaklarımız… Son yıllarda sadece yaşlılarda değil gençlerde de ayak sağlığına yönelik sorunların artış gösterdiğini belirten uzmanlar, “Ayaklarımız 26 kemik, 33 eklem ve yüzü aşkın tendon, kas ve bağdan oluşan çok karmaşık ve bir o kadar da muhteşem bir mimari yapıdır. Yeryüzüyle ilişkimizi de aslında ayaklarımızla kurarız. Ancak ne yazık ki ayak sağlığına gereken önem ülkemizde de verilmiyor. Uygun olmayan ayakkabı seçimi, aktivite ve spor esnasında oluşan incinmeler, travma sonucu yaralanmalar, metabolik ve sistemik sorunlar gibi birçok etken ayak bileğimizin yapısını ve yürüme fonksiyonumuzu bozarak günlük yaşantımızı ızdıraplı bir hale getirebiliyor” diyor.

Reklam

Bu şikayetlerde artış görülüyor!

Her eklem gibi ayak bileği eklemini oluşturan kemiklerin de kıkırdaklarla kaplı olduğunu belirten Prof. Dr. Öğüt, bazen travma ya da metabolizmal bozukluklar sonrası bazen de hiçbir nedeni olmadan kıkırdakların zarar görebildiğini, tedavide geç kalındığında ise medikal uygulamalarla iyileşme şansının yerini cerrahi gerekliliğe bırakabildiğini söylüyor. Özellikle tüm dünyayı kasıp kavuran Covid-19 pandemisi sürecinde eve kapanma zorunluluğunun aşırı kilo alımı, hareketsizlik ve doktora başvurmanın ötelenmesi gibi nedenlerle ayak bileği sorunlarını da büyük ölçüde artırdığını vurgulayan uzmanlae“Son dönemde sıklıkla ayak bileğinde ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığı gibi şikayetler nedeniyle başvurularda artış yaşanıyor” diyor.

Tedavide bu yöntem altın standart

Ayak bileği kıkırdak yaralanmalarında kireçlenmeden farklı olarak eklemin lokal bir alanında hasar izlenirken, bu duruma genellikle kıkırdak altında kalan kemik hasarı da eşlik ediyor. Bu yaralanmalar sıklıkla burkulma veya kırık gibi travmalar sonrasında oluşurken, basma bozuklukları ve genetik etkenlerin de kıkırdak yaralanmalarının oluşmasında rol oynadığını belirten uzmanlar, Öğüt tedavi sürecine yönelik şöyle konuşuyor: “Kıkırdak sorunlarında tedavi; hastanın şikayetleri, şikayetlerin başlangıç süresi ve lezyonun büyüklüğü gibi faktörler ışığında planlanır. Eklemin kısıtlı bir alanını ilgilendiren bu yaralanmaların cerrahisinde sıklıkla artroskopik yöntemler tercih edilmektedir. Lezyonun büyüklüğüne göre hasarlı alanı sadece temizlemek yeterli gelebildiği gibi, büyük ve derin lezyonlarda artroskopik olarak temizleme sonrası oluşan boşluğun doldurulup özel bir kapatıcı malzeme ile kapatılması tercih edilebilir. Bunun dışında cerrahi müdahale sonrasında uygulanacak kemik iliği aspirasyonu/kök hücre uygulamaları ile de oluşacak onarım kıkırdağın kalitesini artırabilir.”

Reklam
Devamını Okuyun

Yaşam

Bike Fest 15-26 Mayıs tarihlerinde Sakarya’da başlayacak

Bisiklet Şehri Sakarya, 15-26 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek Bike Fest ile dünya yıldızlarına bir kez daha ev sahipliği yapacak.

Sakarya’da Bisiklet Rüzgârı Esecek

Yayınlandı

on

Yazan

Radio Mood App

  • TRT Spor Yıldız’da canlı yayınlanacak olan 2024 Sakarya Bike Fest kapsamında yer alan MTB Dağ Bisikleti Eliminatör Dünya Kupası, MTB Cup, MTB Night Cup, Tour of Sakarya yol bisikleti yarışları ile bisikletin kalbi bir kez daha Sakarya’da atacak.
  • 2024 Sakarya Bike Fest’in en büyük organizasyonu ise 26 Mayıs’ta koşulacak MTB Dağ Bisikleti Eliminatör (XCE) Dünya Kupası olacak. MTB Cross-Country disiplininin dünyaca ünlü yıldızları Sakarya’da buluşacak. 
  • 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı coşkusu 2024 Sakarya Bike Fest ile kutlanacak. Akrobasi şovları ile motosiklet gösterisi yapan Türkiye Akrobasi Şampiyonu Birkan Polat, şarkıları milyonlarca beğeni alan Ayaz Erdoğan konseri Sakarya Ayçiçek Bisiklet Vadisini gençlik şölenine dönüştürecek…

Sakarya Büyükşehir Belediyesi, dünya yıldızlarını ve bisiklet tutkunlarını Sakarya’nın kalbinde buluşturan bisiklet festivaline ev sahipliği yapmaya devam ediyor. T.C. Cumhurbaşkanlığı Himayelerinde T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın ve Türkiye Bisiklet Federasyonu’nun destekleriyle 2018 yılından bu yana düzenlenen Sakarya Bike Fest, “Gelecek için Pedal Çevir” mottosu ile 15-26 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek.  

2024 Sakarya Bike Fest kapsamında; dağ bisikletinde dünyanın en önemli yarışı MTB Dağ Bisikleti Eliminatör Dünya Kupası, 2024 MTB Cup, Sakarya MTB Night Cup ve Tour of Sakarya yol bisikleti yarışları ile Sakarya, büyük bir heyecana tanıklık edecek. 

Dünyanın gözü bisikletin şehri Sakarya’da olacak

Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, şehrin bu alanda bir kez daha dünya sahnesine çıkacağını ifade ederek, “Sakarya’mız tüm özellikleriyle bisiklet sporuna uygun, doğasıyla ve tabiat güzellikleriyle eşsiz bir şehirdir. Dağ maratonu, yol bisikleti ve BMX Dünya Kupası serilerine ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyuyoruz. Cumhurbaşkanlığımızın himayelerinde, Avrupa’nın en donanımlı tesisinde organizasyonlara en iyi şekilde ev sahipliği yapacağız. Dünyanın dört bir yanından şampiyon sporcuları ağırlayacağımız festivalimize tüm vatandaşlarımızı davet ediyoruz. Bu heyecanı birlikte yaşayalım” ifadelerini kullandı.

2024 Sakarya Bike Fest Açılış Seremonisi 15 Mayıs’ta

Sakarya’da, Büyükşehir Belediyesi’nin girişimleriyle bir bisiklet merkezine dönüştürülen Ayçiçeği Bisiklet Vadisi’nde her yıl olduğu gibi büyük bir coşku ile düzenlenecek olan festival, 15 Mayıs’ta Ayçiçeği Bisiklet Vadisi’nde yapılacak açılış seremonisiyle başlayacak. 

Reklam

TRT Spor Yıldız tarafından canlı yayınlanacak 2024 Sakarya Bike Fest için 15 Mayıs’ta Basın Toplantısı düzenlenecek. 

Sakarya’dan Karasu’ya 4 gün, 4 Etapta 513,4 km parkurda Tour Of Sakarya heyecanı

16 Mayıs’ta Prolog Yarışı ile Sakarya Ayçiçeği Bisiklet Vadisi’nden start alacak olan “Tour Of Sakarya” yol bisikleti yarışı büyük heyecana sahne olacak. Vatandaşların merakla beklediği ve 4 gün, 4 Etapta 513,4 km olarak gerçekleştirilecek yarış, Sakarya’dan Karasu’ya doğal güzelliklerin içinden geçen görsel bir şölene dönüşecek. 

UCI 2.2 kategorisinde düzenlenecek yarışın parkuru şu şekilde olacak:

1. Etap 16 Mayıs Prolog Etabı / Sakarya-Sakarya 

Reklam

2. Etap 17 Mayıs Sakarya-Akmeşe Camili–Bisiklet Vadisi

3. Etap 18 Mayıs Sakarya-Kaynarca

4. Etap 19 Mayıs Sakarya-Kaynarca-Karasu 

MTB Eliminator yarışlarında dünyanın en büyük yarışı Sakarya’nın kalbinde

2024 Sakarya Bike Fest Dağ bisikleti yarışı Sakarya MTB Cup 16 Mayıs’ta, gece yarışı ise 18 Mayıs’ta vadi içindeki parkurda koşulacak. 

Reklam

En büyük organizasyon ise 26 Mayıs’ta koşulacak MTB Dağ Bisikleti Eliminatör (XCE) Dünya Kupası olacak. Nefes kesen rekabete sahne olacak MTB Dünya Kupası teknik becerinin üzerinde dayanıklılığı vurgulayan ve en uzun 24 saat sürede tamamlanan MTB Dağ Bisiketi Eliminatör Dünya Kupası ile Sakarya, dünya MTB yıldızlarına ev sahipliği yapacak. 2024 Sakarya Bike Fest, Dünya Kupası töreni sonrası yapılacak kapanış seremonisi ile son bulacak. 

Sakarya Bike Fest Sponsorlar ve Destekçilerle Büyüyor

T.C. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın destekleriyle Türkiye Bisiklet Federasyonu tarafından gerçekleştirilen Sakarya Bike Fest, Sakarya Büyükşehir Belediyesi ve Turizm Geliştirme Ajansı’ndan (TGA) güç alıyor.

Bisiklet Dostu Şehir Sakarya…

Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) tarafından “Bisiklet Dostu Şehir” unvanına layık görülen Sakarya’da bisiklet kullanımının yaygınlaştırılması için çalışmalar yürütülüyor. Dünyanın en modern tesislerinden olan Ayçiçeği Bisiklet Vadisi, UCI Dağ Bisikleti Eliminator Dünya Kupası, Dağ Bisikleti Maraton Serisi, MTB Cup, BMX Supercross Dünya Kupası gibi birçok uluslararası yarışlara ev sahipliği yapıyor. BMX ve dağ bisikleti gibi birçok parkurun bulunduğu tesiste, seyirci alanları ve sosyal tesisler de yer alıyor. 

Reklam

Devamını Okuyun

Yaşam

Modern Çağda Sağlığı Etkileyen Hatalar Nelerdir?

Günlük işlerimizin telaşında, bir yandan teknolojideki baş döndürücü gelişmelerin nimetlerinden faydalanırken, diğer yandan modern yaşamın olumsuzluklarına maruz kalabiliyoruz…

Yayınlandı

on

Yazan

Radio Mood App

Günlük işlerimizin telaşında, bir yandan teknolojideki baş döndürücü gelişmelerin nimetlerinden faydalanırken, diğer yandan modern yaşamın olumsuzluklarına maruz kalabiliyoruz. Çoğumuz hasta olmadan doktora gitmiyor, düzenli sağlık kontrollerini de yaptırmıyoruz! Fonksiyonel Tıp çalışmaları yürüten uzmanlar, hastalıklara yol açan temel nedenlerin arasında; yaşam tarzı, beslenme, egzersiz, uyku ve toksin maruziyetlerinin önemli bir yer tuttuğunu vurgulayarak “Son yüzyılda beslenmenin değişmesi, hareketsizlik, toksin maruziyetlerinin artması kronik enflamatuar hastalıkların artmasına neden olmuştur” diyor. Uzmanlar, modern çağda sağlığı etkileyen 13 hatayı anlattı; önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Sağlıksız beslenme

Hazır, katkı maddeli, paketli, sağlıklı liflerden ve yağlardan fakir beslenme vücudun işleyişi için gerekli besin öğelerinin vücuda alınmasını engelleyerek vücudun işleyişini bozuyor. Yapılan bilimsel araştırmalar; uzun süren vitamin- mineral gibi mikrobesinler eksikliğinin ruh-zihin-beden ilişkisini bozarak hastalıkları davet ettiğini gösteriyor. Uzmanlar; liften zengin mevsim sebze ve meyvelerin, Omega 3, zeytinyağı gibi sağlıklı yağların, yoğurt, turşu ve sirke gibi fermente gıdaların beslenmeye dahil edilmesinin önemini vurguluyor.

Reklam

Yetersiz su tüketimi

Vücut sağlığı için gerekli günlük sıvı tüketimi herkes için aynı değil. Kişi kilosunu 30-40 ml ile çarparak günde alması gereken sıvı miktarını hesaplayabilir. Her gün yeterli sıvı alımının sağlanmasına ve bunun çoğunun su ile karşılanmasına özen göstermek çok önemli. Zira yeterli su tüketimi hücrelerin işleyişi ve toksinlerin atılabilmesi için de şart. Şekerli içecekler su yerine geçmeyip aksine vücuda zarar veriyor.

Pet şişeden su içmeyin

Fonksiyonel Tıp çalışmaları yürüten uzmanlar “Hormon bozucu içeren plastik şişelerden su içilmesi uzun vadede adet düzensizliklerine, erken ergenliğe, erkeklerde jinekomastiye (meme büyümesi) sebep olabileceğinden cam şişeden su içilmeli, plastikten kaçınılmalıdır. Özellikle yaz aylarında sıcak ortamda plastiklerden daha çok xenestrogen salınımı artar. Strech filmlerin sıcak yemeklerin üstüne kapatılmamasına dikkat edilmelidir” diyor.

Hareketsiz yaşam

Reklam

Yapılan araştırmalar egzersizin; doku oksijenizasyonunu sağlayarak, sinir sistemini desteklediğini, endojen ve endorfin seviyesini olumlu etkileyerek strese ve depresyona karşı koruduğunu, kaslarda enerji üretiminden sorumlu mitokondri sayısını artırdığını gösteriyor. Bu nedenle günlük en az 30-60 dakika tempolu yürümek, haftada 2-3 gün kas çalıştıracak şekilde fitness yapmak ve kas esnekliği için yoga- platesten faydanlanmak önemli.

Aşırı çay-kahve içilmesi

Çay ve kahveyi günlük bir-iki fincandan fazla tüketmemeye özen gösterin. Aşırı tüketim, kafeinin uyarıcı etkisi nedeniyle stresin artmasına neden olurken, diüretik etki nedeniyle idrara sık çıkılmasına, bu sırada da fazlaca magnezyum atılımına neden oluyor. Bu da bedenin işleyişini olumsuz etkiliyor.

Gün ışığından faydalanmamak

Gün ışığı vücudumuzda mutluluk ve uykuyu düzenleyen serotonin ve melatonin hormonunun salınımını destekliyor. Öğlen dik ışıkta UVB ışınlarının hakim olduğu saatlerde kısa süreli güneşlenmek D vitamini yapımına katkı sağlıyor.

Reklam

Stresi yönetememek

Yapılan bilimsel çalışmalar; aşırı stresin vücudun biyokimyasal ve hormonal işleyişini bozarak kronik hastalık gelişmesine neden olduğunu ortaya koyuyor. Fonksiyonel Tıp çalışmaları yürüten uzmanlar “Stresi yok edemeyiz, üstelik az miktarda ve yönetilebilen stresin faydaları da vardır. Ancak aşırısından kaçınmak, gerekirse stresi yönetmek için uzman desteği almak gereklidir. Stresi yönetmede nefes egzersizleri, doğada yürüyüş, yoga, meditasyon gibi parasempatik sinir sistemini destekleyecek uygulamalar önemli rol oynamaktadır” diyor.

Yetersiz ve kalitesiz uyku

Geç saatlere kadar televizyon karşısında uyanık kalmak, gürültülü ve sesli ortamda uyumak melatonin ve büyüme hormonu salınımını olumsuz etkiliyor. Melatonin en güçlü antioksidan hormonu olduğundan kaliteli ve yeterli uykuya çok önem vermek, mutlaka en geç 23.00’da yatakta olmak ve en az 8 saat deliksiz uyumak büyük fayda sağlıyor.

Toksin maruziyetleri

Reklam

Dr. Ketene “Pestisidler, xenoöstrojen denilen hormon bozucular (plastik şişeler, kozmetik ürünler) radyasyon, egzos, hava kirliliği, sigara, alkol, içme sularındaki klor ve ağır metaller, yüzme havuzları toksin kaynakları arasında sayılabilir. Toksinlerden uzaklaşmak için gerekli önlemler alınmalıdır. Detoksifikasyondan sorumlu karaciğer fonksiyonları desteklenmeli, kabızlık önlenmeli, yeterli su tüketimine dikkat edilmeli, temiz havada yürüyüş yapılmalıdır” diyor.

Bağırsak flora sağlığının desteklenmemesi

Bağırsak flora sağlığı bozuk olduğunda gıdaların sindirim ve emiliminde sorunlar yaşandığını vurgulayan Dr. Ketene sözlerine şöyle devam ediyor: “Hücrelere düzgün çalışabilmesi için yeterli besin ulaştırılamaz. Uzun süreli besin eksiklikleri psikolojik ve fizyolojik sağlık problemlerine yol açar. Bağırsaklar ve beyin enterik sinir sistemi yoluyla sürekli iletişim halindedir. Mutluluk hormonu serotonin de büyük kısmı bağırsaklarda üretilir. Bu nedenle yararlı bağırsak bakterilerimizi desteklemek için lif oranı zengin bol sebze tüketmek, turşu, yoğurt, sirke gibi fermente gıdaları sofralarımızdan eksik etmemek gerekiyor.”

Uzun süreli mide koruyucu ilaç kullanmak

Sık kullanılan ve mide koruyucu olarak adlandırılan ilaçların uzun süreli kullanımı; mide asit düzeyini azaltıp gıdaların sindirim ve emilimini bozarak vücutta mikro ve makrobesin eksikliklerine yol açıyor. Beslenme tarzı düzeltildiğinde ise bu ilaçlara ihtiyaç azalıyor.

Reklam

Sağlık kontrollerini ihmal etmek

“Hastalıklar ortaya çıkmadan gerekli önlemleri almak, hastalıkları tedavi etmekten daha kolaydır” diyen uzmanlar, özellikle kadınların yıllık jinekolojik muayene, smear ve meme kontrollerini ihmal etmemeleri gerektiğini vurguluyor.

Sosyal hayattan kopmak

Uzmanlar, özellikle toplumumuzda ilerleyen yaş ile birlikte işitsel sorunlar ve kronik hastalıklar derken sosyal hayattan uzaklaşmanın çok sık görüldüğünü belirterek, anti-sosyal yaşam tarzının psikolojik ve fiziksel sağlığı olumsuz etkilediğini söylüyor. Dr. Ketene “Evrimsel sürece baktığımızda insanoğlu tek başına yaşamamıştır ve sosyal hayattan ayrı kalmayı tolere edemez. Bunun vücutta oluşturacağı kronik stres bedenin biyokimyasal ve hormonal işleyişini bozarak psikosomatik denilen hastalıklara yol açabilir. Bu nedenle her zaman sosyal hayatın içerisinde olmaya önem vermek psikolojik ve fiziksel sağlığımızı da olumlu etkileyecektir” diyor.

Reklam
Devamını Okuyun

Yaşam

Ünlü Şef Refika Birgül, Gıda İsrafına Dikkat Çekmek İçin Çöp Konteynerine Girdi

Mutfaklarda üstün performanslı ürünleriyle sunduğu temizlik kadar tasarrufa da odaklanan Türkiye’nin bir numaralı bulaşık deterjanı markası Fairy’nin desteğiyle yayınlanan videolarda Refika Birgül, günlük hayatımızda gıdanın nasıl israf edildiğine, bunun önüne nasıl geçilebileceğine ve bereketin önemine dikkat çekiyor.

Yayınlandı

on

Yazan

Radio Mood App

Mutfaklarda üstün performanslı ürünleriyle sunduğu temizlik kadar tasarrufa da odaklanan Türkiye’nin bir numaralı bulaşık deterjanı markası Fairy’nin desteğiyle yayınlanan videolarda Refika Birgül, günlük hayatımızda gıdanın nasıl israf edildiğine, bunun önüne nasıl geçilebileceğine ve bereketin önemine dikkat çekiyor. Youtube’da yayınlanan bu Bereket serisinde izleyicilere önerilerde bulunarak mutfaklara bereket katacak yöntemler sunuyor. Ülkemizde boşa harcanarak israf edilen gıdaları tespit etmek amacıyla çöp konteynerlerine girerek araştıran Refika Birgül, meyve sebzeden yeşilliğe, ekmekten simit ve keke hala kullanılabilir durumdaki yiyeceklerin atıldığını görünce, “Boşa Harcama” diyerek farkındalık yaratmak amacıyla Bereket video serisini hazırlamaya karar verdi.

Gıda atığı konusunda farkındalık yaratmak ve israfı engellemek amacıyla Fairy’nin 5 yıl önce Gıda Kurtarma Derneği iş birliğinde başlattığı Boşa Harcama projesinin elçilerinden biri olarak hazırladığı özel içeriklerle takipçilerini bilgilendiren Yemek yazarı ve Şef Refika Birgül, şimdi de çektiği videolarla boşa harcanarak çöpe atılan gıdalara dikkat çekiyor. Türkiye’de evlerin en çok tercih edilen 1 numaralı bulaşık deterjanı markası olarak ürünleri ile sunduğu değeri, yarattığı sosyal faydalarla daha da artıran Fairy’nin desteğiyle “Refika’nın Mutfağı” isimli Youtube kanalından yayınlamaya başlayan yayınlanan video serisi, sunduğu önerilerle mutfaklarda bereket katmanın yollarını da anlatıyor.

Üretilen sebze-meyvenin sadece yüzde 24,5’ini tüketiyoruz

Reklam

İstanbul’da yaşadığı Kuzguncuk semtinde evine giderken çöp konteynerindeki gıdaların fazlalığını görünce, video kaydı alarak kentlerde yaşanan gıda israfına dikkat çekmek istediğini belirten Yemek yazarı ve şef Refika Birgül, “ Bereket toplumumuzun asırlardır hayatında olan bir kavram. Aslında bugün sürdürülebilirlik diye konuştuğumuz kavramın özü ve bence daha büyük anlamda karşılığı bizim Bereket kavramımız. Eskiden dededen, neneden, toruna geçen bilgiler gıdayı nasıl kullanmamız, nasıl dönüştürmemiz gerektiğine dair çok güzel bilgilerdi. Bugün artık evler küçüldüğü, mesafeler uzadığı, artık insanlar daha geç yaşlarda çocuk yaptıkları için, dedelerin, nenelerin bunları anlatabilecek zaman ve takatları olmama ihtimali de arttığı için görev bize düştü ve bu bilgileri tekrar hatırlamak ve gençlere akjtarmak için bu videoları hazırlamaya başladık.

Tahminimizin de üzerinde gördük ki meyve sebzeden yeşilliğe, ekmekten simit ve keke hala tüketilebilir durumdaki yiyeceklerin çöpe atılıyor, pazarlarda yerlere dökülüyor. Beş yıl önce Boşa Harcama projesiyle birlikte yol almaya başladığımız ve mutfaklardaki temizlik kadar tasarrufa da büyük önem veren Fairy’nin desteğiyle projemizi hayata geçirdik. Ülkemiz ne yazık ki kişi başına en çok gıda israfının yapıldığı 10 ülke arasında 3. sırada yer alıyor. Satın aldığımız ekmeğin %34’ü, kök sebzelerin %20’si, deniz ürünlerinin %12,5’i, kuru baklagilin %32’si, kırmızı-beyaz etin %17’si, süt ve süt ürünlerinin %41’inin çöpe gittiği belirtiliyor. Ülkemizde günlük israf edilen ekmek sayısı ise 4,9 milyon. Gıda Kurtarma Derneği’nin rakamlarına göre de tarladan tezgâha gelene kadar meyve sebzenin yüzde 50’si israf oluyor. Kalanın yine yarısını da biz ya buzdolabında ya da yemeyerek israf ediyoruz. Yani tarladan, bahçeden çıkan sebze-meyvenin sadece yüzde 24,5’ini tüketiyoruz. Sadece bu gıdalarda değil ekmekte, süt ve süt ürünleri ile ette de bunu görüyoruz. Amacımız, bunu yerinde görmek ve çöp konteynerlerinin içine girerek atılanların ne kadarının gıda ne kadarının başka malzeme olduğunu göstermekti” dedi.

Tüketilebilir durumdaki gıdalar israf ediliyor

Video çekimlerinde hala tüketilebilecek durumdayken israf edilen birçok gıda ile karşılaştıklarını vurgulayan Birgül, “Çöpten kasayla bağ bağ rokalar çıktı. Tamamen kullanmak yerine rokanın sapını kesip atmışlar. Maydanoz bağları arasında sararan kısımlar olunca, olduğu gibi atılmış. Soğanın dış kabuğunu soymak zahmetli diye birkaç katman birden soyularak atılmış. Atılan kısım bir küçük soğan eder. Patates de derin soyularak ziyan edilmiş. Oysa kabuğunu soymaya gerek bile yok. Lif ile dışı temizlendikten sonra kullanılabilir. Domateslerin, salatalıkların kabuğu üstelik de derin bir şekilde soyulmuş. Oysa kabuğun da birçok faydası var. İyice yıkanarak tüketilebilir. Domates kabukları yenebilir ya da sos ve çorba yapımında kullanılabilir. Hala taze olduğu halde çöpe atılan ekmek, simit ve kekle bile karşılaştık. Bunlar daha sonra ısıtılarak yenmek üzere dondurucuda saklanabilir” diye konuştu.

Gıda israfına yönelik farkındalık çalışmalarının yapılmasının gerektiğini ifade eden Refika Birgül, “Boşa harcadığımız her gıda ile bereketi de engelliyoruz. Bizim çok güzel bir lafımız vardır “Evimizin bereketi kaçmasın” diye, bunu tekrar hatırlayıp kendi hayatımıza uygulamalı ülkemizin de bereketine vesile olmalıyız. Sana verilmiş bir şeyin kıymetini bilmezsen sana niye daha fazlası gelsin? Oysa biz gıda israf etmemeyi, bereketi büyüklerimizden ve bu topraklardan öğrendik. Arada birazcık unutmuş olabiliriz ama inanıyoruz ki boşa harcamamak mümkün ve bu resmi değiştirebiliriz. İşte videoları yapma nedenimiz de bu. Ülkemizde neredeyse her eve giren, hayatımıza kolaylık ve güç katan Fairy, bu video serisine destek oluyor. Bu güç birliği ile farkındalık yaratmaya devam ederek hayal ettiğimiz değişimi beraber gerçekleştireceğiz. Fairy, GKTD iş birliğinde başlattığı ve 5 yılda 55 milyon öğün kurtararak ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasını sağladığı Boşa Harcama projesi ile de gıda israfına dur diyor. Proje kapsamında son olarak Ramazan ayında Türkiye’nin ilk gezici gıda bankası da devreye alındı ve böylece aylık ulaşılan kişi sayısı 1.2 milyona ulaştı” bilgisini verdi.

Reklam

Mutfağın bereketini artıracak öneriler:

Dünyada her 3 gıdadan 1’i israf edildiğini hatırlatan Refika Birgül, “İsraf edilen her gıdayla mutfaklarımızın bereketi azalıyor. Ülkemizde ise yalnızca evlerde kişi başına yılda 93 kilogram gıda israf ediliyor. Tedarik zincirindeki kayıplar ve atıklar da dahil edildiğinde, ülkemizde 26 milyon ton gıda boşa gidiyor. Bu ciddi bir su ve elektrik israfı anlamına da geliyor. Örnek vermek gerekirse Türkiye’de çöpe giden ekmeğin su israfı karşılığı, İstanbul’un bir yılda barajlarından çekilen su miktarına eşit. Oysa kurtardığımız her bir milyon kilogram gıda için 74 milyon litre su yani 40 Olimpik yüzme havuzunu doldurmaya yetecek kadar su kurtarıyoruz. Aynı şekilde 6 milyon kilojul enerji yani bir televizyonu 1.200 yıldan fazla açık bırakmaya eşdeğer enerji tasarruf ediyoruz. Bununla da kalmıyor, 6 milyon kilogram sera gazı emisyonunu engelliyoruz” dedi.

Alışkanlıklarda yapılacak ufak değişikliklerle bu sorunun önüne hep birlikte geçebileceğimizi vurgulayan Birgül, gıdaların boşa harcanmasının önüne geçerek mutfakların bereketini artıracak önlemleri şöyle sıraladı:

Tüketilecek kadar gıda alışverişi yapılmalı
Sebze meyvelerin sadece bozulmuş kısımları atılıp sağlam kısımları değerlendirilmeli
Her meyve sebze mevsiminde mümkünse kabuğu ile tüketilmeli
Fazla gelen ekmekler sonra ısıtılıp tüketilmek üzere dondurucuda saklanmalı ya da başka bir yemeğin yapımında değerlendirilmeli
Sebze meyve gibi organik atıklar imkân varsa dikilmeli ya da kompost haline getirilip toprağa geri verilmeli
Çay-kahve telveleri çöpe değil kompost olarak toprağa atılmalı
Artan yemekler çöpe değil sokak hayvanları için uygun yerlere bırakılmalı
Son kullanma tarihi geçen irmik, bulgur, buğday gibi kuru gıdalar kuşlar için toprağa ya da cam önlerine serpilmeli
Gıdalar ve geri dönüştürülebilir çöpler geri dönüşüm için ayrı atılmalı

Reklam
Devamını Okuyun
Reklam

En Çok Okunanlar