Bizimle iletişim kur
Yazarlık Başvurusu

Teknoloji

James Webb Uzay Teleskobu’ndan Çekilen Fotoğrafların Anlamı Nedir?

Yayınlandı

Tarih

James Webb Uzay Teleskobu Görüntüleri
Ayrıksı Kitap

NASA, James Webb Uzay Teleskobu’ndan gelen görüntüleri büyük bir etkinlikle paylaşmıştı. “Webb’in İlk Derin Alanı” olarak adlandırılan bu görüntüler bizlere ne anlatıyor?

NASA, uzun yıllar süren bekleyişin ardından James Webb Uzay Teleskobu’nu geçtiğimiz yıl uzaya fırlatmıştı. Uzayın hiç keşfedilmemiş yanlarını bizlere göstermek için görevine başlayan teleskoptan ilk görüntüler geçtiğimiz günlerde gelmişti. Uzay teleskobunun çektiği ilk renkli fotoğraf, ABD Başkanı Joe Biden’ın katılımıyla gerçekleştirilen bir etkinlikte NASA tarafından paylaşılmıştı.

Bu etkinlik ve tüm dünyanın merakla beklediği görüntülerden sonra süper güçlü optik alet olarak adlandırılan James Webb Uzay Teleskobu’ndan (JWST) daha fazla görüntü geleceğine kesin gözüyle bakılıyor. İlk gelen beş görüntü, büyük bir başarıyı ve insanlığın uzaya daha da ayrıntılı şekilde bakabilmesini sağlamak için 26 yıllık bir sürecin doruk noktası olarak kabul ediliyor. Bu beş görüntünün evren hakkında bizlere ne anlatmak istediğine bir göz atalım.

James Webb Uzay Teleskobu Görüntüleri Bizlere Neler Anlatıyor?

Reklam

Yalnızca Samanyolu’nda 5.000’den fazla onaylanmış ötegezegen ya da Güneş dışında bir yıldızın yörüngesinde dönen gezegenler olduğu biliniyor. Bu kadar çok ötegezegenin varlığı “Evrende yalnız değil miyiz?” sorusunu gündeme getiriyor. JWST’nin bizlerle paylaştığı görüntüdeki ötegezegen WASP-96 b, 1.150 ışıkyılı uzaklıkta bulunuyor. Bu ötegezegen, kütlesi Jüpiter’in iki katından daha küçük, ancak çapı 1,2 kat daha büyük olan bir gaz devi, NASA’nın deyimiyle “kabarık gezegen” olarak kabul ediliyor.

Yıldızının etrafında kısa bir yörünge periyoduna sahip olan ve yakındaki nesnelerin ışıkları yüzünden kirlenmemiş olan kabarık gezegen, JWST’nin optik gücü için ana hedef haline gelmiştir. Ancak bu görüntü, bir ötegezegenin atmosferinin değil, iletim çeşitliliğinin bir görüntüsü. JWST’nin paylaştığı görüntülere göre ötegezegende su işaretleri hatta bulutların varlığına dair izler mevcut.

JWST ayrıca resmi olarak NGC 3132 veya “Güney Halka Bulutsusu” olarak adlandırılan bir gezegenimsi bulutsuyu da inceledi. Bu incelemenin sonunda yıldızların öldükten sonra geride ne bıraktığına dair ipuçları da verdi. Bize yaklaşık 2.500 ışıkyılı uzaklıktaki bu bulutsu, daha önce Hubble Uzay Teleskobu tarafından da görüntülenmişti ancak NASA, JWST’den alınan bu güncellenmiş görüntünün, ikili yıldız sistemini çevreleyen zarif yapılar hakkında daha fazla ayrıntı sunduğunu açıkladı.

Görüntüdeki iki yıldızdan, sol altta daha sönük, ölmekte olan bir yıldız ve daha genç olan daha parlak bir yıldız yer alıyor. Görüntülerde ayrıca NASA’nın yıldızları çevreleyen “kabuklar” olarak adlandırdığı, her biri sönük, ölmekte olan yıldızın (sağdaki resimdeki sol altta yer alan beyaz cüce) kütlesinin bir kısmını kaybettiği bir dönem olduğunu da işaret ediyor. Yani yıldızlar yaşlandıkça, gücünü yitirdikçe evrene gaz ve toz kabukları salıyor.

İlk olarak Fransız gökbilimci Édouard Stephan tarafından 1877’de gözlemlenen Stephan Beşlisi, beş galaksinin tuhaf etkileşimini daha önce hiç görülmediği kadar ayrıntılı şekilde gösteriyor. JWST’nin paylaştığı bu son görüntü, bugüne kadarki en net ve büyük görüntü oldu.

Reklam

Biraz yanıltıcı olan bu görüntüde, en solda yer alan gökada aslında ön planda ve bizden yaklaşık 40 milyon ışıkyılı uzaklıkta yer alıyor. Geriye kadar dört gökada sistemi ise bize yaklaşık 290 milyon ışıkyılı uzaklıkta. Bu dört gökada birbirine o kadar yakın kümelenmiştir ki, aslında birbirleriyle etkileşirler. Görüntünün en dikkat çeken noktalarından biri ise en üstteki galaksinin merkezinde yer alan ve güneşin kütlesinin kabaca 24 milyon katı olan süper kütleli bir kara deliğin bile net bir şekilde görüntülenebilmiş olmasıdır.

Samanyolu’nun yaklaşık 7.600 ışıkyılı uzaklıktaki bir bölgesi olan Karina Bulutsusu, JWST sayesinde daha net bir şekilde görüntülendi. Bulutsuda yüzlerce yeni yıldız oluştuğu gözlemlendi. JWST sayesinde yıldızların oluşumunun sakin bir olay olmadığı, ancak bazı yönlerden üretken olduğu kadar yıkıcı olabilen oldukça istikrarsız süreçlerle karakterize edilen bir olay olduğu ortaya çıktı.

Görüntünün alt kısmında akan kehribar rengi manzara, bulutsunun büyük, kaotik yıldız oluşturan bölgesini bizlere sunuyor. Bu bölge o kadar büyük ki, NASA “Kozmik Uçurumlar” olarak adlandırıyor ve bu kehribar bandındaki en yüksek noktalar yaklaşık yedi ışık yılı yüksekliğinde.

JWST’den elde edilen verilerin, bilim insanlarına yıldız oluşum süreci hakkında daha fazla bilgi vermesi ve belirli bölgelerde neden belirli sayıda yıldızın oluştuğunu ve yıldızların sahip oldukları kütle ile nasıl sonuçlandığını belirlemeye yardımcı olması bekleniyor.

Kaynak: Webtekno.

Reklam

Devamını Okuyun
Reklam
Yorum gezintisi

Yorum yazabilmek için giriş yapın Giriş

Yorum Yaz

Teknoloji

Youtube’a Beklenen Özellik Geldi Ama Hangi Üyelere?

Yayınlandı

Tarih

Yazar

Youtube Zoom
Ayrıksı Kitap

YouTube’a sonunda zoom özelliği geldi…

Şimdilik sadece “Premium” üyelerine sunulan bu özelliği kullanmak için ayarlar kısmından aktif hale getirmeniz gerekiyor.

Dünyanın en büyük video paylaşım platformu olan YouTube, bugün pek çok kişinin en çok kullandığı video izleme aracı haline gelmiş durumda. Ancak buna rağmen uygulamada çok önemli bir video özelliği bugüne kadar bulunmuyordu. Bu özellik de videolara zoom yapabilme özelliğiydi. Yıllardır internet kullanıcılarının Google’dan talep ettiği bu özellik sonunda uygulamaya ekleniyor. Ancak, şimdilik bu özelliği sadece “Premium” üyeleri kullanabiliyor.

Google bu özelliğe “pinch to zoom” diyor. Türkiye’de ise, bu özelliği “yakınlaştırmak için sıkıştırın” adıyla sunuyor. Ekrana koyduğunuz iki parmağınızı cimcikleme hareketi yapar gibi birbirine yaklaştırdığınızda videolara zoom yapabiliyorsunuz. Sonra istediğiniz yöne kaydırarak videonun farklı bölgelerine zoom yapmış halde bakabiliyorsunuz.

Reklam

Kaynak: Donanım Günlüğü.

Devamını Okuyun

Teknoloji

iPhone 14’ün Piyasaya Çıkmadan Fiyatı Mı Arttı?

Yayınlandı

Tarih

Yazar

iPhone 14 Fiyatı
Ayrıksı Kitap

Yok artık! iPhone 14 fiyatı piyasaya çıkmadan güncellendi…

iPhone, dünyanın gelmiş geçmiş en ünlü akıllı telefonu olabilir. Lüks, statü, kalite ve zenginlik gibi pek çok farklı değerle özdeşleştirilen bu telefon, uzun bir süre daha akıllı telefon kullanıcılarının bir numaralı tercihi olmaya devam edecek gibi görünüyor. Ancak iPhone bile olsanız, ekonomik sıkıntıların baş gösterdiği dönemlerde fiyat politikanızı iyi kurgulamanız gerekiyor.

Apple’a yakın kaynaklar tarafından geçtiğimiz haftalarda ortaya atılan iddialarda, Amerikalı teknoloji devinin bu yıl satışa sunacağı tüm iPhone modelleri için 100 dolarlık bir zam planladığı söyleniyordu. Bunun anlamı, 2021 yılında 799 dolardan satışa sunulan iPhone 13’den sonra, bu yıl satışa sunulacak olan iPhone 14, 899 dolarlık fiyat etiketine sahip olacaktı. Ancak, yeni bilgiler Apple’ın bu planından kısmen vazgeçtiğini gösteriyor.

Apple, iPhone 14’ün fiyatına dokunmayacak ve bu telefon yine 799 dolardan satışa sunulacak. Amerikalı teknoloji devi, zaten iPhone 13’de kullanılan başta yonga seti olmak üzere pek çok teknolojinin iPhone 14’e de hayat vereceğini hesaba katarak, maliyet artışlarını bu şekilde erittiğini düşünmüş ve bu modele yapacağı zamdan vazgeçmiş.

Reklam

Eğer iddialar doğruysa, iPhone 14 Pro ve iPhone 14 Pro Max modelleri için zam kaçınılmaz demektir çünkü Apple bu cihazlarda tamamen yeni teknolojilere yer verecek ve bu da şirkete büyük bir ek maliyet getirecek.

Kaynak: Donanım Günlüğü.

Devamını Okuyun

Teknoloji

OPPO Reno 7 Modelini Tanıttı Sınırsız Portre Özelliği Dikkat Çekti

Yayınlandı

Tarih

Yazar

OPPO Reno 7
Ayrıksı Kitap

OPPO’nun sınırsız portre özellikleriyle dikkatleri üzerine çeken, 64MP yapay zeka kamera, ColorOS 12 işletim sistemi, uzun ömürlü 4.500 mAh pil ve 33W SUPERVOOC hızlı şarj teknolojisi gibi gelişmiş donanımlara sahip Reno7 modeli Türkiye’de tüketicilerle buluştu…

Dünyanın önde gelen lider akıllı ürün markası OPPO, Reno serisinin en yeni üyesi Reno7’yi Türkiye pazarında tüketicilerle buluşturdu. Sony ile birlikte geliştirilen IMX709 sensörlü Ultra Algılamalı Selfie, Mikrolens ve Bokeh Parlak Portre ile desteklenen OPPO Reno7, fotoğrafçılık performansında büyük bir yeniliğe işaret ediyor. ColorOS 12 işletim sistemi, uzun ömürlü 4.500 mAh pil ve 33W SUPERVOOC hızlı şarj teknolojisi gibi gelişmiş donanımlara sahip OPPO Reno7, son derece akıcı bir günlük kullanım sunuyor. Ultra ince retro Reno7 modeli, fiberglas deri tasarım ve ikonik OPPO Glow olmak üzere iki çarpıcı seçenekle kullanıcılarıyla buluşuyor.

Her Anı Yakalayan Görüntüleme Gücü

OPPO Reno7’de 64MP yapay zeka kamera, 2MP Bokeh kamerası ve görüntülerin boyutunu 15x veya 30x büyüten 2MP Mikrolens bulunuyor. Akıllı telefondaki Mikrolens etrafında, kullanıcıların mikro dünyaları keşfetmeleri için bir dolgu ışığı görevi gören Yörünge Işığı da yer alıyor. Bu ışık ayrıca, lens kullanımdayken, bir mesaj geldiğinde, oyun oynarken veya akıllı telefon şarj olurken hafifçe parlıyor ve bildirim ışığı görevi de görüyor.

Reklam

Akıllı telefonun 32MP selfie kamerası, OPPO ve Sony’nin birlikte geliştirdiği amiral gemisi RGBW IMX709 sensörden güç alıyor ve dünyada ilk kez Reno7 modeliyle kullanıcılara sunuluyor. IMX709, tamamen yeni bir RGBW piksel dizilimine ve OPPO’nun kendi geliştirdiği Quadra Binning algoritmasına sahip. Sensör, bu algoritma sayesinde standart RGGB sensörlerinden %60 daha fazla ışık yakalıyor, grenli görünümü %35’e kadar azaltıyor ve düşük ışık koşullarında daha net ve parlak görüntüler sunuyor.

Amiral gemisi seviyesinde donanımlara sahip OPPO Reno7, etkileyici görüntüleme özellikleriyle öne çıkıyor. Kullanıcılar, Bokeh Parlak Portre, Selfie HDR, Yapay Zeka Güzelleştirme Modu, Yapay Zeka Renk Paleti, Ultra Net 108MP Görüntü Özelliği, Yapay Zeka Sahne Geliştirme, Görüntü Netlik Motoru ve diğerler özellikler sayesinde, etraflarında olanları yakalayabiliyor, şaşırtıcı derecede profesyonel portreler çekebiliyor.

Şaşırtıcı Ultra İnce Tasarım Ve Göz Alıcı Stil

Ultra ince retro tasarımıyla Reno Serisinin ikonik tasarımını sürdüren Reno7, Günbatımı Turuncusu ve Kozmik Siyah olmak üzere iki farklı renk seçeneği ile birlikte geliyor. Sektörün ilk fiberglas deri tasarımına sahip Günbatımı Turuncusu rengindeki OPPO Reno7 modeli, canlı bir turuncu renk ve birinci sınıf deri hissiyle geliyor. Telefonun orta çerçevesiyle kusursuz bir şekilde bütünleşen arka kapağın, üstün kalitede bir dokuyla kaplandığı dikkatlerden kaçmıyor. OPPO Glow özelliğine sahip Kozmik Siyah seçeneği de evren gibi sonsuz ve büyüleyici bir görünüm veriyor.

Yaklaşık 175 gr olan yeni ultra ince retro tasarımıyla OPPO Reno7, Günbatımı Turuncusu seçeneğinde 7,54 mm, Kozmik Siyah seçeneğindeyse 7,49 mm kalınlığa sahip. Düz kenarlı orta çerçeve tasarımı, akıllı telefona şık ve minimalist bir stil kazandırıyor.

Reklam

Yepyeni ColorOS 12

ColorOS 12 ile yüklü gelen ilk akıllı telefon modellerinden biri olan Reno7, kullanıcılara daha rahat ve sorunsuz bir işletim sistemine anında erişim sunuyor. ColorOS 12’deki sürükleyici tasarım ve 3 boyutlu simgeler, kullanıcılara daha sezgisel ve daha kolay bir deneyim yaşatıyor. Yapay Zeka Sistem Hızlandırıcı özelliğine sahip ColorOS 12, OPPO Reno7’nin daha sorunsuz ve daha hızlı çalışması için kaynak tahsisini optimize ediyor ve bellek bölünmelerini azaltıyor. Hızlı Başlangıç, Oyun Odak Modu, Yapay Zeka Kare Hızı Sabitleyici ve Ultra Dokunma Tepkisi özellikleri, eğlence odaklı kullanıcılara sorunsuz bir şekilde uyum sağlıyor.

Devamını Okuyun

Popüler