Bizimle iletişim kur

Sinema

Kya’nın Şarkı Söylediği Yer Yorum Yazısı

Yayınlandı

Tarih

Behzat C Banner

2018 tarihli yazar Delia Owens in romanından aynı adla beyazperdeye uyarlanmış film 09.09.2022 tarihinde seyirci karşısına çıkacak. Biletinial’ın daveti ile erkenden izledik. 15 Temmuzda seyirci karşısına çıkması beklenirken neredeyse 2 ay ertelenen film sinemada yerini almaya artık hazır. Başrollerini Daisy Edgar-Jones, Taylor Jhon Smith ve Harris Dickinson paylaşıyor. American Drama olarak kategorilendirilen filmin yönetmen koltuğunda Olivia Newman oturuyor.

Biyografi olarak seyrettiğim film “Kya’nın Çocukluğunda ailesi tarafından terk edilip, Kuzey Carolia’daki Barkley Cove’da bir bataklık evinde hayata tutunmaya çalışırken ölü bulunan erkek arkadaşının baş süphelisi olarak görülmesini” konu alıyor.

Film Nasıldı?

Ben drama filmi sevmem ama haftalardır güzel film izleyememişken kendimi bu filme sarılmış bir halde buldum. Film eski yıllarda geçtiği için gereksiz nostalji yapmadan gayet uygun bir kostüm ve dekor kullanmışlar. Belgesel ve festival filmi gibi gözükse de gayet akışkan ve sürükleyici bir konusu olan film olmuş. Oyunculuklar, kamera açıları, senaryo asla sıkmıyor. Başrol oyuncuları rollerini iyi oynadıkları için genel olarak filmde karakter sırıtması görmüyorsunuz. Değinmeden geçemeyeceğim Daisy Edgar (Kya Clarke) rolünü oynarken hayatta kalmaya çalışan cesur ama bir o kadar dünyadan korkan bir karakteri çok güzel oynamış.

Film sonrası değerlendirme yaparken kitap ile asla farkının olmadığını zaman, mekan ve geçişler bile eş zamanlıymış. Ben filmi çok beğendim, keyif aldım. Aradan zaman geçtikten sonra bu filmi tekrar izleyeceklerim listesine ekledim. Film 09.09.2022 tarihinde vizyonda olacak. birkaç müstehcen sahne dışında aile ile izlemek için sorun olmayacağını düşünüyorum. Filmin Fragmanını da sizler için ekledim. İyi seyirler.

Devamını Okuyun
Reklam

Sinema

Ant-Man ve Wasp: Quantumania İlk Yorumlar Nasıl?

Yayınlandı

Tarih

Yazar

Behzat C Banner

Kısa bir aradan sonra Marvel, Ant-Man ve Wasp: Quantumania ile Beşinci Aşamasını başlatmak için sinemalara geri döndü. Resmi galaya hala bir haftadan biraz daha uzun bir süre var, ancak bazı eleştirmenler filmi erkenden izleme şansı buldular ve bu gece Marvel Sinematik Evrenindeki yeni faz hakkındaki izlenimlerini Twitter’dan paylaştılar mega franchise’ın geleceği için nasıl bir sürecin başladığına baktılar.

Karınca Adam ve Yaban Arısı: Quantumania, Scott Lang (Paul Rudd) ve Hope van Dyne’ı (Evangeline Lilly) başka bir maceraya taşıyor ve Kuantum Diyarına bir ziyaret daha yapıyor. Bu kez, Kang (Jonathan Majors) adlı tehlikeli bir kişinin tuzağa düştüğünü ve oradan çıkmak için ne gerekiyorsa yapacağını keşfederler ve bunu başarırsa, korkunç sonuçları olacaktır. Serinin yeniden rol alan oyuncuları arasında Michael Douglas, Michelle Pfeiffer, Kathryn Newton ve Corey Stoll yer alıyor.

Ant-Man ve Wasp Kazanmak İçin Beyazperdeye Geliyor

Bu, Marvel Studios’un en çok beklenen yapımlarından birisi, yalnızca stüdyodaki yeni film serisini başlattığı için değil, aynı zamanda gelecekte olacaklar için çıtayı belirleyecek ve bir mega kötüyü seriye dahil etmek gibi ikili bir görevi olduğu için. Kang, önümüzdeki birkaç yıl boyunca Thanos’a (Josh Brolin) eşdeğer olması gereken kişi olarak karşımıza çıkıyor. Ayrıca, önceki iki film, çoğunlukla pop corn filmler olarak görüldüğünden, kapsayıcı Marvel ve Avengers planıyla ilgili unsurları getiren ilk Ant-Man yapımı bu film olacak. Peki Karınca Adam bu sefer kendi gölgesinden kaçmayı başardı mı?

Collider’dan Steve Weintraub, filmi 5. Faz için “güçlü bir başlangıç” olarak övdü ve filmin sonunda iki sürpriz sahnenin beklemeye değer olduğunu söyledi. Ek olarak, filmin adının film içinde daha belirgin hale geldiğinin altını çizdi.

Tahmin edebileceğimiz gibi, Paul Rudd’u izlemesi bir kez daha eğlenceli, özellikle de Marvel, Scott Lang’ı kendi otobiyografisi Look Out For The Little Guy’ın yazarı yaparak Scott Lang’a fazladan incelikli bir komedi katmanı verdiği için. Kaptan Amerika ve Demir Adam gibi büyük Avengerlar’a kendi katkısını övüyor. BD Davis gibi bazı eleştirmenler, Rudd ve Jonathan Majors’ın “birlikte ne kadar büyük bir yoğunluk” oluşturduklarını vurguladılar.

Reklam

Majors’ın “Kang” olarak yeniden tanıtılması da hayranların izlemekten heyecan duyduğu bir unsur ve eleştirmenler, tıpkı Loki Sezon 1’de olduğu gibi, oyuncunun hayal kırıklığına uğratmadığını söylüyor. Shaurya Chawla gibi eleştirmenler onu “müthiş bir kötü adam” ve “umarım bu filmlerde uzun, çok uzun süre tutmayı başaracağımızı umduğum çok karmaşık ve tehditkar bir karakter” olarak tanımlıyor. Hunter Radesi gibi diğer eleştirmenler, bunun artık Major’ın film serisi olduğunu ilan ediyor – Fico da dahil olmak üzere bir dizi eleştirmen tarafından paylaşılıyor gibi görünen bir duygu.

Ancak Karınca Adam ve Yaban Arısı: Quantumania eleştirilerden de yoksun değil. Laura Sirikul, film hakkında büyük ölçüde olumluydu, ancak “biraz ezici” olduğunu kabul etti. Eric Goldman da benzer şekilde filmden keyif aldı ancak sonunu oldukça sinir bozucu bulduğunu açıkladı.

Devamını Okuyun

Sinema

Pegasus’tan Ücretsiz Deprem Bölgesi Uçuşları Açıklaması #Buradayız

Yayınlandı

Tarih

Yazar

Devamını Okuyun

Köşe Yazıları

Dünyayı Mı Kurtarmak İstiyorsun? O Zaman “Kulübeye Tıklat” (Film Yorumu)

Yayınlandı

Tarih

GİRİŞ

Behzat C Banner

M.Night Shyamalan’ın yeni filmi “Kulübeye Tıklat” (Knock At The Cabin) 3 Şubat’da vizyona girdi. Son filmi “Zamanda Tutsak” (Old) ile adından çok ta iyi bahsetmeselerde o hâlâ M.Night Shyamalan.

FİLMİN KONUSU

Yeni filminin konusundan kısaca bahsetmek gerekirse New Hampshire kırsallarında, bir kulübede tatilde oldukları Eric ve Andrew çiftiyle evlatlık kızları Wen’in, dört yabancının bir anda kapılarında belirmesi ve sonrasında gelişen olayları anlatıyor.

YAZARIN KULÜBEYE TIKLAT YORUMU

Shyamalan’nın bizlere anlattığı bu yeni hikâyesinde (Kulübeye Tıklat), neden-sonuç unsuru ön planda tutuluyor. Hızlı bir şekilde başlayıp “neden” soruları kafamızda döndükten sonra “sonuçlarını” da çok geçmeden bizlere anlatıyor.

Hikaye ve filmin senaryosu yetersiz olsa da bu hikâyeyi yönetmenin gözünden izlemek keyif verdiğini söyleyebilirim. Shyamalan’nın 2021’den önce çıkardığı filmlerine nazaran baya altında bir yapım olmasına rağmen dünyanın sonuyla ilgili derdi olanlar bu filme gidebilir. Ya da benim gibi “dünyanın sonu şu anda gelse umrumda olmaz” diyenlerdenseniz filme gitmemenizi şiddetle tavsiye ediyorum.

SİNEMAYLA KALIN.

Devamını Okuyun

Popüler