Bizimle iletişim kur
Yazarlık Başvurusu

Sinema

Gözden Kaçırdığınız 5 Scarlet Johansson Filmi

Yayınlandı

Tarih

ScarlettJohansson.jpeg
Ayrıksı Kitap

Sizin için gerek güzelliği ile gerekse harika oyunculuğu sebebi ile dilimizden düşmeyen Scarlett Johansson’ın bir kere izleyince pişman olmayacağınız 5 filmini listeledik. 36 yaşındaki bu güzel 1984 Manathan, New York doğumludur. 3 kere evlenmiş olan Scarlet Johansson’ın ikinci evliliğinden bir çocuğu var. CGI teknolojisi ile hamile olduğunu gizleyen Scarlett Johansson, Avengers: Age Of Ultron filminde oyunculuğu ile harikalar çıkartmıştır.

Atlara fısıldayan adam filmi ile çıkış yapan Johansson günümüze kadar 54 yapımda yer aldı. 17 adet ödüle sahip olan Scarlett Johansson oldukça hareketli bir sinematografiye sahip. 2010 yılında ilk kez oynadığı Natasha Romanoff karakteri ile Marvel Evrenindeki önemli yerine sahip oldu. Marvel evreninde 7 filmde boy gösteren Johansson 8. ve evrenin son solo filmi olan Black Widow filminde oyunculuğunu konuşturdu. Oynadığı harika aksiyon sahneleri sebebi ile gölgede kalan diğer 5 filmini inceleyelim.

Rock That Body

2017 yapımı +18 olan komedi filmi; Evlenmeye karar veren Jess bekarlığa veda partisi için 4 üniversite arkadaşı ile neredeyse 10 yıl sonra bir araya gelir. Oldukça “vur patlasın, çal oynasın” şekilnde ilerleyen parti harika bir şekilde ilerliyordur.

Lakin Alice eve çağıdıkları erkek stiprizciyi yanlışlıkla öldürür. Bu 5 arkadaş cesetten nasıl kurtulacaklarını düşünürken yaşadıkları garip olaylar işlerin çığrından çıkmasına neden olacaktır. Ayrıca başrolünde Scarlett Johansson’ın olduğu filmin IMDb puanı 5.2 dir.

Perfect Score

2004 yapımı film birbirinden farklı 6 öğrenci hayatlarının sınavı olan Sat’ın cevaplarını çalmak için bir araya geliyorlar. Soygun için planlar yapılıyor fakat süre zarfında birbirlerini tanımaya başladıkları için bu soygunun gerçekten ne önemi olduğunu sorgulamaya başlıyorlar.

Bulmaya çalıştıkları cevaplar sınavın cevapları mı, yoksa kişisel problemleri mi? Johnasson’ın yanı sıra Chris Evans, Matthew Lillard ve Vanessa Angel gibi isimlerin bulunduğu filmin IMDb puanı ise 5.7’dir.

Nanny Diaries

2007 yılına ait film üniversite mezunu Annie ne iş yapacağını bilmemektedir. Manhattan’da bir parkta zengin bir ailenin çocuğunun hayatını kurtarınca aileden gelen dadılık teklifini kabul eder. Kendini işine adamış bir baba ve kafayı alışveriş yapmakla bozmuş bir annenin çocuğuna bakarak kendi hayatınıda kurtarabileceğini düşünür.

Fakat Annie yapmaması gereken bir şey yapar. Bakıcılık yaptığı binada yaşayan Harvard ile flörtleşir. Tek sorun ise, eski bakıcı birisiyle flörtleştiği için kovulmuştur. Bu sebepten Annie bir tercih yapmak zorunda kalacaktır. Ayrıca başrollerini Scarlett Jhonson İle Chris Evans paylaştığı filmin IMDb puanı 6.2’dir.

Don Jon

Kadınlara ve yetişkin filmlerine olan düşkünlüğü sebebi ile adı Don Juan olarak mimlenmiş Jon kadınları tavlamak konusunda oldukça iyidir. Bir gece kulübünde tanıştığı Barbara diğer kadınlara benzememektedir. Oldukça güzel fiziğine rağmen kendini gerçek aşkı bulmaya adamış olan Barbara son derece idealist bir kadındır. Bu sebeple Jon’un radarına takılmaktan kaçamaz.

Fakat Esther ile ilişkide olan Jon Barbarayı tavlamak için tüm hünerlerini sergileyecektir. 2013 yapımı filmin başrollerini Joshep Gordon, Scarlett Johansson ve Julianne Moore paylaşmaktadır. Scarlett Johanson ile yakınlaşmak isteyen Joshep Gordon film için 7.5 milyon dolar bütçe kullanmıştır.

Girl With A Pearl Earring

Scarlett Johansson’ın yer aldığı bu 1960’lar temasına ait filmde Hollandalı ressam Johannes Vermeer’in “İnci Küpeli Kız” tablosunun yaratılış sürecini Tracy Chevalier’in romanından uyarlanılarak anlatılır.

2003 yılına ait filmde 17 yaşındaki Griet babası kör olur. Griet, Ailesine bakmak için bir ressamın evinde hizmetçi olarak çalışmaya başlar. Griet, ressamın dikkatini çeker. Vermeer, Griet’in sosyal statüsü, eğitim düzeyi ve yetiştirme tarzındaki farklılıklara rağmen ışığı ve renkleri algılama yeteneğini farkeder. Onu resimlerinin içine çeker. Fakat bu ortak yönlerinden dolayı aralarındaki hizmetçi-efendi ilişkisi yerini yakınlaşmaya bırakır. Ayrıca filmin IMDb puanı ise 6.9’dur.

IMDb puanlarına bakmadan da bir filmin güzel olacağının kanıtı olan bu filmleri biz izlerken keyif aldık. Umarım sizlerde beğenirsiniz. Şimdiden hepinize iyi seyirler

Devamını Okuyun
Reklam

Sinema

Amsterdam Filmi İncelemesi Tolga Yiğit Yazdı

Yayınlandı

Tarih

Yazar

AMSTERDAM_yatay
Ayrıksı Kitap

Geçen yıl bu tarihlerde Örümcek Adam Eve Dönüş Yok filmini izlemiştim. O filmden sonra yaklaşık bir yıldır seyrettiğim en iyi film Amsterdam oldu. Birisi Marvel çizgi roman kahramanı ve bir Blockbuster filmi iken bu film bambaşka bir tarza sahip.

Tabi ki yukarıda yazdığımı kıyaslama için yazmadım. Yani Örümcek Adam ile karşılaştırma yapmayacağım. Siz de yapmayın 🙂

Amsterdam Neden İyi

Filmdeki iki isimle ilgili olumsuzlukları daha aşağıdaki paragrafa bakarak iyilerle başlayalım. Öncelikle benim gibi 40 yılı aşkın süredir film izleyen birisiyseniz yaşınız itibariyle Laurel ve Hardy komedi filmlerini hatırlarsınız. O filmler siyah beyaz ve repliksiz olarak tanıştığımız hikayelere sahiplerdi. Bu filmde de yönetmen David O. Russell oyuncuları Christian Bale ve John David Washington ile bize farklı ve diyaloglu bir Laurel ve Hardy hikayesi izletiyor. Bu komedi ikilisinin filmlerinde olduğu gibi Amsterdam filminde de başroldeki isimlere güzel bir kız Valeri yani Margot Robbie eşlik ediyor.

Amsterdam Film Yorumu

Tıpkı Laurel ve Hardy filmlerinde olduğu gibi bir tanışma hikayesi var. Filmin başında savaşta tanışan ve birbirlerinin hayatını kurtararak can yoldaşı olan ikiliye hemşire deli dolu Valerie’de eklenince savaş sonrası Amsterdam’da ayrılmaz üçlü olarak geçirdikleri güzel günleri izliyoruz. Ama güzel günler uzun sürmüyor. Önce yolları ayılan 3 arkadaştan Burt (Bale) ve Harold (Washington) 10 yıl boyunca Valeri’yi görmeden yaşamlarını memleketleri Amerikada sürdürüyorlar. Ta ki cepheden komutanları olan General’in şüpheli ölümü ve onu araştırmaya giriştikleri sırada yaşanan bir cinayetin üzerlerine komplo ile yıkılana kadar. Bu dakikadan itibaren kendilerini kurtarmak için bu olayı çözmeye odaklanan ikili özellikle ilk 30 dakikada benim ve benim gibi orta yaşlı izleyicinin güldüğü esprilere imza atarak bizi polisiye bir hikayenin içine sürüklüyorlar. Burt’ün (Bale) eşine muazzam tutkusu var. Aşk mı ihtiyaç mı ona siz izlediğinizde karar verin. Bu tutkuya rağmen eşinin tavrı ise bize sanki bir Kemal Sunal filminde Şaban’a kötü davranan zengin aileye sahip kadın karakteri izliyormuşuz izlenimi veriyor. (Yoksa ben bir de filmi bu Şaban faktörü yüzünden mi sevdim 🙂

Amsterdam’ın Artıları

Oyuncu kadrosunun zenginliği +benim hiç sıkılmadan tüm diyalogları ile filmin tamamını akıcı bulup izlemem ve yapımın içinde polisiye unsurunun olması, dostluk, dürüstlük ve Laurel ve Hardy vari iyimser çözümlemelerle tamamlanan bir film izledim. Bu beni hem mutlu etti hem de eğlendirdi. Filmin bir bölümündeki hikaye gerçek olaylardan alınmış. Emekli bir General’e 5’li bir oluşum illegal bir teklifte bulunuyor. Bu teklif Amerikada gerçekten yaşanmışken kalan olaylar hayal gücünün eseri olarak hikayede yer alıyor. Filmde bir de anlatıcı var ve o rolü de (bence) Doktor Burt Berendsen rolü ile iyi bir performans ortaya koyan Christian Bale üstlenmiş. Margot Robbie’yi Harley Quinn makyajıyla görmeden izlemek iyiydi. Ve ben bu deli dolu kadını sevdim. Anya Taylor Joy süper sinir bozucu bir kadını iyi canlandırken, vefalı iyi dost rolünde John David Washington’da iyi. Robert De Niro, Rami Malek ve diğer oyuncuların dozunda oyunculukları ile film izlenir bir film.

Reklam

Amsterdam Filminin Eksileri

Yönetmen David O. Russell filmlerinde mutlaka oyuncuları ile tartışmalar hatta kavgalar yaşamış olaylı yani vukuatlı bir yönetmen. Son dönemde akrabaları içinden birisine cinsel saldırıda bulunduğuna dair bazı bilgiler de kendisini tartşmaların odağına koyduğu gibi sicilini kabartıyor. Başrol oyuncularından Christian Bale ise Kara Şövalye serisi ile gönlümüzde taht kurmuşken The Promise filmi ile biz Türkleri kötü gösteren bir projeye imza atıp kötü sicile sahip oldu.

Gelelim Oscar meselesine; Yönetmen David O. Russell filmleri ve o filmlerin oyuncuları genelde Oscar adaylığı konusunda hep şanslı oluyor. peki bu kez şansları ne olur? Özellikle yönetmenin sicilinin bu denli karışık olması setlerde oyuncularıyla kavgalar ve tartışmalar yaşamasına rağmen yine de muazzam kadroları filmine toplayabilmesi tezat bir durum. Acaba bu oyunculardan bazıları Oscar heykelciğinin ışıltısı yüzünden mi nobranlığı ile bilinen yönetmen ile çalışmayı göze alıyorlar. Ne de olsa onun filmlerinde şansları yüksek oluyor. Ama bu kez işleri seyircinin yönetmene tepkisi yüzünden zor olabilir.

Filmin isminin neden Amsterdam olduğunu film içinde somut ifade eden bir olay ve diyalog yok. Baş karakterlerin şehirde geçen hikayeleri de uzun değil. Geriye tek kalan o şehri ve geçirdikleri güzel günleri filmin sonuna kadar yad edip durmaları yüzünden filme ismi verilmiş olabilir.

Bir diğer konu da ben filmi beğendim ama birlikte izlediğim eleştirmenlerden bir bölümü ya filmi beğenmedi ya da bazı sahnelerdeki diyalogların yersiz ve filmi gereksiz uzatan diyaloglar olduğunu söyledi. Filmin süresi 2 saat 14 dakika olunca bu tarz diyalogları keyif alarak izleyemezseniz bazı bölümler sizi de sıkabilir. Bu durumda filmi benim kadar sevmezsiniz. Ama yine de eli yüzü düzgün bir film olarak aklınızda kalacaktır.

Amsterdam Filmi Son Yorum

Reklam

Yönetmen ve Christian Bale’in sicillerini bir kenara bıraksak. Sadece ortadaki esere bakarsak ben filmi beğendim. Laurel ve Hardy + Şaban vari hikaye, Polisiye, dostluk, dürüstlük, komedi, iyilik ve hayatlarının sadece bir döneminde bile olsa güzel geçen günlerin bizim de burnumuzda tütüyor olması yüzünden filmden keyif aldım.

Ama onların sicilini göz önünde bulundurursak belki de filmi protesto etmek bile gerekebilir.

Sinema Dolu Günler

Devamını Okuyun

Sinema

Berlin’in Dizisi Geliyor! Tanıtımı İzle I La Casa De Papel’den Spin-Of

Yayınlandı

Tarih

Yazar

berlin dizisi tanııtım
Ayrıksı Kitap

Aşkı ve soygunu karıştırmak her zaman kötü bir fikir değildir. La Casa De Papel’in yan ürünü ‘Berlin’ 2023’te geliyor. Aşk ve soygunu karıştırmak her zaman kötü bir fikir değildir. ‘La Casa De Papel’in yan ürünü ‘Berlin’ 2023’te geliyor. #BerlinNetflix*

Devamını Okuyun

Sinema

Black Panther: Wakanda Forever Yeni Fragman Yayınlandı – İzleyin

Yayınlandı

Tarih

Yazar

Black Panther Wakanda Forever
Ayrıksı Kitap

Kral T’Challa’nın ölümünün ardından uluslarını, onlara müdahale etmek isteyen dünya güçlerinden korumak için savaşmaya hazırlardır. Wakanda halkı, hayatlarının bir sonraki bölümünü kucaklamak için çabalarken kahramanlar, War Dog Nakia (Lupita Nyong’o) ve Everett Ross’un (Martin Freeman) yardımıyla bir araya gelecek ve Wakanda krallığı için yeni bir yol çizeceklerdir. Gizli bir denizaltı ulusunun kralı Namor olarak karşımıza çıkan Tenoch Huerta ile birlikte filmde Dominique Thorne, Michaela Coel, Mabel Cadena ve Alex Livanalli de yer alıyor.

Film; 11 Kasım 2022’de Sinemalarda!

Devamını Okuyun

Popüler