Bizimle iletişim kur
Yazarlık Başvurusu

Köşe Yazıları

Müstakbel Damat Yorumları : Alışılmış Senaryo Matematiğinin İçinde Bir Film

Yayınlandı

Tarih

mustakbel_damat_filmi_11_kasimda_vizyona_girecek_h46942_4cd03
Ayrıksı Kitap

Pandeminin beraberinde getirdiği sorunlarla birlikte gecikmeye uğrayan filmin Galası dün akşam Maslak TİM Show Center da yapıldı. Sizler için RadioMood ekibi olarak yol demeden, uz demeden gidip vizyon öncesi filmi izleyip değerlendirdik.

Doğukan-Samet-Batuhan-Meriç

İlker Ayrık’ın yönetmen koltuğunda oturduğu ve de başrolünde olduğu, Serdar Fırat ve Serhat Sarı’nın senaryosunu yazdığı filmde Erdal Özyağcılar, Hande Soral, Nilgün Kasapbaşoğlu ve Ayça Erturan gibi önemli isimler yer alıyor.

Filmin Konusu

Ani bir evlilik kararı alan Hasan ile Sema çiftinin, kız tarafına bu evliliği duyurmak için gittikleri Kıbrıs’ta yaşadıklarını anlatıyor. Kıbrıslı bir ailenin kızını istemek için İstanbul’dan yola çıkan bir damat adayı, huzur dolu ada hayatını bir anda alt üst eder. Kıbrıs’a gelen Müstakbel Damat yüzünden; son derece sakin bir hayatı olan ailenin başına gelenler, pişmiş tavuğun başına gelmemiştir.

Yazarın Yorumu

Müstakbel Damat klasik Türk komedisinin dışına çıkamamış, Şahan Gökbakar, Gülse Birsel ve Gupse Özay gibi isimlerin de kullandığı diğer hikayelerin senaryo matematiğine uygun bir şekilde yazılmış hikayeye sahip bir filmdir. Filmdeki bir tek sahne özgün bir hikayeye sahiplik ediyor o da (Burası spolier); Sema karakterinin Babası (Erdal Özyağcılar), pilot olmasında ki isteğin küçük yaşlarda Kıbrıs olaylarına dayandığı trajik hikayesine odaklanmasıdır.

RadioMood Ekibi Gala Sonu İlker Ayrık ile…

Şahsen sadece o hikayeyi izlemek isterdim ki filmde dikkatimi çeken, odağımı verebildiğim tek yer filmdeki Flashback (Geçmişi gösteren sahne.) sahnesi oldu. Bunun haricinde aileler çocuklarını, günü geçirmek isteyen arkadaşlar da filmi izlemek için 11 Kasım’da sinemaya gidebilirler. İyi seyirler dilerim.

Sinemayla Kalın…

Devamını Okuyun
Reklam
Yorum gezintisi

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Köşe Yazıları

“Bones and All” Film Yorumu; Çıkışta Bir Bacak Yenir

Yayınlandı

Tarih

images-5
Ayrıksı Kitap

Türkçesiyle “Kemikler ve Her Şey” filmi 25 Kasım’da tüm sinemalarda vizyona girdi. Luca Guadagnino’nun filmografisine yedinci filmi olarak giren Bones and All, editörümüz Tolga Yiğit’in de dediği gibi sinema dünyasına “Yiyiciler” adlı farklı bir türü tanıtmıştır. Yönetmenin bize sunduğu bu türü doğa üstü bir unsuru barındırmayan, günümüzdeki en doğal haliyle bir çeşit vampire ya da akli bali olan bir zombiye benzetebiliriz.

images-4-1

İlk prömiyerinden beri denildiği gibi bolca kanla bezenmiş sahnelere sahip bir uzun metraj izliyoruz. Evet, bu anlattıklarıma rağmen film, ilk başta ailevi sorunları olan genç bir kızın toplum içerisindeki sosyal mücadelesini ve bu sorunların üstesinden gelmeyi hedefleyen bir hikayeyi anlatacak gibi açılış yaparak, seyirciye ters köşe yapıyor. Her ne kadar sahneler arası geçişlerde boş, açık hava sekansları araya girse de, filmin kurgusunu çok sevdim. Özellikle yönetmenin bazı sahnelerde arka planda yaşanan aksiyonu bizlere göstermeyip seyirciyi başka bir yere baktırıp sadece sese odaklanmamızı istemesi, hoşuma giden yanlarından oldu. Bu tür sahneleri izlediğimiz de yönetmenin kurgu masasında oturduğunu hissedebiliriz.

Genel anlamda alt metin gençlerin sorunları, istekleri, kişinin arzuları, kurallar ve nefsin kontrolü gibi unsurlar yatsa da, senaryo olarak daha farklı bir işleyiş ile daha farklı bir film izleyebilirdik. Açıkçası işin içinde kendini yıllarca tutmayı başarabilen bir “yiyici” olan dedektif veya bir FBI ajanının hikayenin içerisinde olmasını isterdim. Bones and All, Suspira ya da Call Me By Your Name (Beni Adınla Çağır) filmlerinin önüne geçemese de, kendini izlettirebilen bir yapım olmayı başarıyor. İyi seyirler dilerim.

Reklam

SİNEMAYLA KALIN.

Devamını Okuyun

Köşe Yazıları

“Poker Face” Film Yorumu: Film Nasıldı?

Yayınlandı

Tarih

images-2-1
Ayrıksı Kitap

Bir kaç gün önce RadioMoodTv ve bidolusinema ekibi olarak filmi izledik. Ve evet ekipçe filmi beğenmedik. Bizlere ilk başta bol entrikalı, bolca akıl oyunları ve de bolca hilenin olduğu, masadaki kartların tekrar tekrar dağıtılacağı ve hikayeyi bunun üzerine kuracağı bir film havası yaratıyor. Lakin sonlara doğru böyle bir gidişatın olmadığını seyirciye belli ediyor.

images-4

Böylelikle her şeyi olabildiğince sade ve etkisiz kılmayı başaran bir son ortaya çıkıyor. Yapımcılar da bunu Russel Crow hatırına sinemaya gidip, üstelik şu zamanda şu pahalılıkta para verip filmi izlememizi istiyor. Böyle işlerin dünyaca ünlü oyunculara bel bağlanarak yazılan senaryolarına ve çekilen filmlerine bir son verilmesi dileğiyle,

SİNEMAYLA KALIN.

Devamını Okuyun

Köşe Yazıları

Acı Bir Parodi: Bir Kitap Kurdundan Mektup (3)

Yayınlandı

Tarih

Yazar

Bir Kitap Kurdundan Mektup Esaretin Bedeli
Ayrıksı Kitap

Az önce okuduğum kitap buradaydı yani içimde. Hem buradaydım hem başka bir yerde. Hayallerime dokundum. Düşüncelerim bir oraya bir buraya savruldu. Zaman oldu önümdeki okyanus ortadan ikiye ayrıldı sanki. Berrak bir gökyüzü beni yuttu. Bir kırlangıç kondu omuzuma. Bir dev benim arkama saklanmaya kalktı. Bir yaprağın dans ederek yere düşüşünü saniye saniye içimde hissettim. Bir çocuk doğdu. Karanlığa renk sıktılar çocuklar. Bir fidan diktiler. O fidan büyüdü, ağaç oldu, o ağacın altında saklambaç oynadılar. Beni de çağırdılar. Bir balinanın peşine takılan bir kaptanın peşine düştüm ben de. Âşık oldum, bana âşık oldular.

Kitap okumanın ve edebiyatın güzelliği budur işte, onu sizden almaya çalışırlar ama alamazlar. Hiç böyle şeyler hissetmemiş miydiniz? Unutmamak için edebiyata ihtiyacınız var, unutmamak için sizin olan bir şeyi… Umut… Umut iyi bir şeydir, belki de en iyisi ve iyiler asla ölmez. Umudumuzu kaybetmemek için kitap okumalıyız. Kitap okudukça göreceksiniz ki yalnız değilsiniz. 

Devamını Okuyun

Popüler