Bizimle iletişim kur

Müzik

Savaşa İnat Dünyanın İlk İsrailli Ve Filistinli Erkek Grubu AS1ONE İlk Çıkışlarını Planlıyorlar

Yayınlandı

on

Grup, birlikte ilk albümlerini kaydetmeye başlamak için 6 Ekim’de Los Angeles’a indi. Artık kimliği sınanırken üyeleri de “insani” bir misyonu gerçekleştirmeye kararlı…

San Fernando Vadisi’ndeki Ventura Bulvarı’ndaki Chipotle’daki sahne ilk başta herhangi bir Cuma akşamına benziyordu. 20’li yaşlarının başındaki altı yakışıklı adam bir masanın etrafında oturmuş burrito yiyor, gülüyor ve birbirlerine şakalaşıyorlardı. 16 saatlik bir uçuşun ardından o sabah LAX’e inmişlerdi ama jet lag’lerine rağmen ortam canlıydı.

Sonra bir acil durum alarmı cep telefonlarından birini aydınlattı. Birkaç saniye sonra başka bir cihazda bir uyarı sesi duyuldu. Sonra bir tane daha, bir tane daha, bir tane daha ve bir tane daha. Tarih 6 Ekim’di, dünyanın öbür ucunda, İsrail’de 7 Ekim’di ve İsrailli ve Filistinli müzisyenlerden oluşan ilk erkek grubu as1one için işler gerçek olmaya başladı.

Grup, yakında çıkacak olan ilk albümleri için parçaları belirlemek üzere Tel Aviv, İsrail’den Los Angeles’a gelmişlerdi; bu, aylarca süren vize koordinasyonunun ardından ve grubun resmi olarak kurulmasından bu yana bir yıldan fazla bir süre sonra, Amerika Birleşik Devletleri’nde ilk kez ortaya çıktıktan sonra gerçekleştirildi. yıllar önce. Uzun süredir müzik yöneticiliği yapan Ken Levitan ve James Diener’in liderliğindeki as1one’un arkasındaki ekip, BTS’in Orta Doğu versiyonunu hayal etti ve bunu yaratma çabası içinde İsrailli ve Filistinli kast direktörleri, 2021’de İsrail’in büyük şehirlerinde ve küçük köylerinde seçmeler düzenledi. (Lojistik zorluklar nedeniyle seçmeler Batı Şeria’da veya Gazze’de yapılamadı.) Seçmelere bin genç erkek katıldı; Sherman Oaks Chipotle’da telefonlarına yapışık altı kişi içeri girmeyi başarmıştı.

İsrail’in Rahat şehrinden, keskin bakışları ve oyunculuk geçmişi olan 20 yaşındaki Filistinli Bedevi Müslüman Sadik Dogosh var. 22 yaşında olmasına rağmen daha genç görünen Yahudi İsrailli Neta Rozenblat, Tel Aviv’de büyüdü ve burada şarkı söylemeye başlamadan önce bilgisayar bilimi okudu ve bu, 2021’de The X Factor’un İsrail versiyonunda performans sergilemesine yol açtı. Hayfa’dan gelen 22 yaşındaki Filistinli Hıristiyan Aseel Farah, grubun rapçisi ve kendini içe dönük ilan eden biri. Yirmi üç yaşındaki İsrailli Yahudi Nadav Philips, Tel Aviv yakınlarında büyüdü, Mariah Carey’i putlaştırdı ve düğün şarkıcısı olarak sahneye çıktı. 22 yaşındaki Niv Lin, İsrail’in güneyindeki bir çöl kasabasında yaşayan Yahudi bir İsrailli ve şarkı söylemeye başlamadan önce profesyonel basketbol oynuyordu. (Ayrıca The X Factor’da da sahne aldı .) Ve yine 22 yaşında olan İsrailli Yahudi Ohad Attia, Tel Aviv’de şarkı söyleyerek ve gitar çalarak büyüdü; bu beceriyi grupta çok güzel bir şekilde geliştirdi.

Görünüşte, altı genç adam tüm olağan erkek grubu kutularını işaretliyorlar: Rüya gibi ve tapılası arasında gerekli dengeyi kuruyorlar ve kızlar, aşk ve “tüm dünya izliyormuş gibi dans etmek” hakkında yürek eriten armonilerle baladlar ve bangerlar söylüyorlar. şarkılarından birinin söylediği gibi. Ancak her biri, yalnızca Filistinlilerden ve İsraillilerden oluşan bir gruba katılarak sınırları zorlayan bir çabaya imza attıklarını biliyor olsa da, herhangi bir müzik yayınlamadan önce birlik mesajlarının bu kadar yoğun bir şekilde test edileceğini tahmin edemezlerdi.

Kaynak: Billboard.

Devamını Okuyun
Reklam
Yorum gezintisi

Yorum yazabilmek için giriş yapın Giriş

Yorum Yaz

Müzik

Lady Gaga, Neden Bir Sörfçü Firması İle Mahkemelik Oldu?

Yayınlandı

on

Yazan

Lady Gaga, yeni albümü için doğrudan logolarını kopyaladığını iddia eden bir sörf markası tarafından mahkemeye verildi…

Lost International, “Mayhem” albümü nedeniyle Lady Gaga’ya karşı marka ihlali davası açtı. Şirket, “Mayhem” teriminin kendi ikonik logosunda yer aldığını ve bu nedenle haklarının kendilerine ait olduğunu, Gaga’nın kullanımının ise neredeyse birebir aynı olduğunu savunuyor.

Dava dosyasında Lost, on yılı aşkın süredir sörf tahtaları ve ürünlerinde stilize edilmiş bir “Mayhem” logosu kullandıklarını ve Gaga’nın son albümü için bu tasarımı izinsiz şekilde kopyaladığını belirtiyor.

Şirket, kendi ürünlerindeki “Mayhem” logosu ile Lady Gaga’nın kullandığı logo arasındaki benzerlikleri gösteren bir karşılaştırma da sundu.

Lost’a göre, Lady Gaga 2015 yılından beri kendilerine ait olan “Mayhem” markasını izinsiz bir şekilde kullanıyor.

Sörf şirketi, Gaga’nın logoyu kullanmasını engellemek için yasal yollara başvururken, ayrıca tazminat talep ediyor ve sanatçının “Mayhem” logosunu kullanarak elde ettiği kârın da kendilerine ödenmesini istiyor.

Lost, daha önce Lady Gaga’ya endişelerini ilettiklerini ancak sanatçının bu kullanımı durdurmadığını belirterek dava açtıklarını söylüyor.

Kaynak: TMZ Sport.

Devamını Okuyun

Müzik

Caz Efsanesi “Dee Dee Bridgewater” Nerede Sahne Alacak?

Yayınlandı

on

Yazan

Grammy ve Tony ödüllü caz efsanesi Dee Dee Bridgewater, büyüleyici sesi ve sahne enerjisiyle CSO Ada Ankara ve Atatürk Kültür Merkezi (AKM) sahnelerinde izleyicileriyle buluşacak…

Kırk yılı aşan kariyeri boyunca caz müziğinin en saygın isimlerinden biri haline gelen Bridgewater, klasiklere kattığı özgün dokunuşlarla ve zamansız yorumlarıyla tanınıyor. Dee Dee Bridgewater, Big Band, Quartet ve Grammy ödüllü piyanist Bill Charlap ile gerçekleştirdiği özel performanslarla dünya çapında turnelerine devam ederken, CSO Ada Ankara ve AKM sahnelerinde unutulmaz bir konser vermeye hazırlanıyor. Dee Dee Bridgewater’a sahnede; Miki Hayama (Piyano), Rosa Brunello (Bass) ve Shirazette Tinnin (Davul) eşlik edecek. Kendi diskografisinden en sevilen parçaları, caz klasiklerine getirdiği benzersiz yorumları ve etkileyici sahne enerjisiyle müzikseverlere unutulmaz bir gece sunacak.

Dee Dee Bridgewater hakkında

Üç Grammy ödülü sahibi sanatçı en son Eleanora Fagan (1915-1959): To Billie With Love From Dee Dee albümüyle En İyi Caz Vokal Albümü dalında Grammy kazandı. Profesyonel kariyerine efsanevi Thad Jones/Mel Lewis Big Band ile adım atan Bridgewater, 70’li yıllarda Max Roach, Sonny Rollins, Dexter Gordon ve Dizzy Gillespie gibi caz devleriyle aynı sahneyi paylaştı. 1980’lerde pop müziğe yöneldikten sonra Paris’e taşınarak cazın köklerine dönüş yaptı ve çıkardığı albümlerle büyük yankı uyandırdı. Ella Fitzgerald’a adadığı iki Grammy ödüllü Dear Ella albümü sanatçının en beğenilen çalışmalarından biri oldu.

Cazın yanı sıra müzikal tiyatrodaki başarısıyla da dikkat çeken Bridgewater, 1975 yılında Broadway’in kült yapımı The Wiz müzikalindeki “Glinda” rolüyle Tony Ödülü kazandı. Off-Broadway’de sahne aldığı Lady Day müzikalinde Billie Holiday’i canlandırarak Laurence Olivier En İyi Müzikal Kadın Oyuncu Ödülü’ne aday gösterildi.

Müziğin yanı sıra sosyal sorumluluk projeleriyle de aktif bir rol üstlenen sanatçı, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) İyi Niyet Elçisi olarak dünya çapında açlıkla mücadeleye destek veriyor. 2017’de Kennedy Center’da NEA Jazz Masters Fellows Ödülü’ne layık görülen Bridgewater, caz dünyasındaki eşsiz mirasını sürdürmeye devam ediyor.

Dee Dee Bridgewater; 6 Nisan 2025 Pazar günü saat 20.00’de AKM Türk Telekom Opera Salonu ve 7 Nisan 2025 saat 20.00’de CSO Ada Ankara Ziraat Bankası Ana Salon’da.

Devamını Okuyun

Müzik

Oliver Heldens ve Robin Schulz Türkiye’ye Ne Zaman Gelecekler?

Yayınlandı

on

Yazan

10 yıl aradan sonra Mayıs’ta İstanbul’dalar…

Elektronik müziğin global sahnesine yön veren iki dev isim, Oliver Heldens ve Robin Schulz, Bayhan Müzik organizasyonuyla 30 Mayıs 2025 Cuma akşamı İstanbul KüçükÇiftlik Park sahnesinde müzikseverlerle buluşuyor!

Efsaneler aynı sahnede – Yazın ilk partisine hazır olun!

Dünyaca ünlü DJ ve prodüktör Oliver Heldens, kendine özgü future house tarzıyla milyonları peşinden sürüklediği müziği, Alman DJ Robin Schulz ise melodik house soundu ve hit parçalarıyla sahnede olacak. Enerji dolu setleri ve etkileyici sahne şovlarıyla müzikseverlere eşsiz bir deneyim yaşatacak EDM’in efsaneleri, İstanbul’da festival tadında bir yaz gecesine imza atacak.

Enerjisi yüksek, kaçırılmayacak bu performansın biletleri satışta…

Devamını Okuyun

Müzik

Gipsy Kings by Andre Reyes’dan Türkiye Turnesi Ne Zaman Gerçekleşecek?

Yayınlandı

on

Yazan

Albümleriyle 60 milyonluk satış başarısı yakalayan ve sahnede 30 yılı aşkın bir süredir Latin müziğinin en sevilen temsilcilerinden biri olan Grammy Ödüllü Gipsy Kings, Andre Reyes öncülüğünde yeniden Türkiye’de! Eylül ayında İzmir, Bursa, İstanbul, Samsun, Ankara ve Antalya’da sahne alacak olan grup, Türkiye turnesine bu yıl daha da büyüyerek devam ediyor.

Müzik, tiyatro, opera, müzikal, dans ve sahne şovları gibi farklı disiplinlerde prestijli prodüksiyonlarıyla tanınan Piu Entertainment, dünyaca ünlü yapımları Türkiye’de sanatseverlerle buluşturmaya devam ediyor. Geçtiğimiz yıl Andre Reyes öncülüğündeki Gipsy Kings’i İzmir, İstanbul, Ankara, Adana Antalya’da ağırlayan Piu Entertainment, bu yıl sahne heyecanını Bursa ve Samsun’a da taşıyor!

Latin Müziğinin Ruhunu Yerinde Hissedin!

Flamenko, Rumba, Pop ve Latin müziğini ustalıkla harmanlayan Gipsy Kings by Andre Reyes, “Bamboleo”, “Djobi Djoba”, “Baila Baila”, “Volare” gibi dünya çapında hit olmuş parçalarla izleyicilerini dansa ve unutulmaz anlara davet ediyor!

Tutkunun, ritmin ve müziğin buluştuğu bu benzersiz gecelerde, Akdeniz’in büyüsüne kapılın! Hayatınıza Flamenko’nun ateşi, Rumba’nın coşkusu ve Gipsy Kings’in efsanevi enerjisiyle renk katmak isteyenler biletlere Biletinial, Biletix, Bubilet ve Passo platfomlarından ulaşabiliyor.

26 Eylül 2025, Cuma- İzmir Kültürpark Açık Hava Tiyatrosu

27 Eylül 2025, Cumartesi- Bursa Kültürpark Açık Hava Tiyatrosu

28 Eylül 2025, Pazar İstanbul Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu

30 Eylül 2025, Salı – Samsun Doğu Park Amfi Tiyatro

1 Ekim 2025, Çarşamba Ankara ATO Congresium

3 Ekim 2025, Cuma Antalya Açık Hava Tiyatrosu

Devamını Okuyun
Reklam

En Çok Okunanlar